{"id":"2543","kuran_ayet_no":"1385","sure_no":"10","ayet_no":"23","ayet_arapca":"1385|10|23|فَلَمَّآ أَنجَىٰهُمْ إِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُم مَّتَٰعَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki gelince kurtardığı<sup>*</sup> zamana onları; onlar taşarlar/sınır aşarlar yerde<sup>**</sup> olmaksızın hak/gerçek; ey insanlar! Ancak ki taşkınlığınız kendi nefislerinize<sup>201</sup> karşıdır; metadır<sup>54</sup> dünya hayatı; sonra bizedir dönüş yeriniz; öyle ki haber veririz sizlere yaparlar olduğunuzu.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'ın.<sup>**</sup>Yeryüzünde.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"1385|10|23|فَلَمَّآ أَنجَىٰهُمْ إِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُم مَّتَٰعَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ","latin_literal":"23. Fe lemmâ encâhum izâ hum yebgûne fîl ardı bi gayril hakk(hakkı), yâ eyyuhen nâsu innemâ bagyukum alâ enfusikum metâal hayâtid dunyâ summe ileynâ merciukum fe nunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}