{"id":"2217","kuran_ayet_no":"1416","sure_no":"10","ayet_no":"54","ayet_arapca":"1416|10|54|وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِى ٱلْأَرْضِ لَٱفْتَدَتْ بِهِۦ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","ayet_ie":"<p>Ve şayet ki zulmetmiş<sup>257</sup> her bir nefis<sup>201</sup>&nbsp;(ki) yerdekini<sup>*</sup> mutlak ki onu<sup>***</sup> fidyeleştirirdi<sup>789</sup><sub>**</sub>; ve sırlaştırırlardı nedametlerini/pişmanlıklarını ne zaman ki gördüler azabı; ve tamamlandı araları eşitlikle<sup>230</sup> ve onlar zulmedilmezler<sup>257</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Yeryüzündeki her şeyi.<sup>**</sup>Nefis yeryüzündeki şeyi fidye olarak verirdi.<sup>***</sup>Yerdekini.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"1416|10|54|وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِى ٱلْأَرْضِ لَٱفْتَدَتْ بِهِۦ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","latin_literal":"54. Ve lev enne li kulli nefsin zalemet mâ fîl ardı leftedet bih(bihi), ve eserrun nedâmete lemmâ reevul azâb(azâbe), ve kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}