{"id":"2758","kuran_ayet_no":"1587","sure_no":"11","ayet_no":"116","ayet_arapca":"1587|11|116|فَلَوْلَا كَانَ مِنَ ٱلْقُرُونِ مِن قَبْلِكُمْ أُو۟لُوا۟ بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْفَسَادِ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّنْ أَنجَيْنَا مِنْهُمْ وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَآ أُتْرِفُوا۟ فِيهِ وَكَانُوا۟ مُجْرِمِينَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki keşke olsaydı sizlerden önceki kuşaklardan bir bakiye<sup>*</sup> sahipleri (ki) menederler fesattan<sup>265</sup> yerde<sup>**</sup>; dışındadır az bir kimseden<sup>***</sup> (ki) kurtardık onlardan; ve tabi oldu zulmetmiş<sup>257</sup> kimseler içinde verildikleri lükse/bolluğa<sup>****</sup>; ve oldular mücrimler<sup>674</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Pisliklerden temizlendikten sonra bakiye/geride kalan saf, tertemiz halislik.<sup>**</sup>Yeryüzünde.<sup>***</sup>Bakiye sahibi az bir kimse vardır. <sup>****</sup>Kendilerine verilen bolluğu şirk koşmada kullandılar.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"1587|11|116|فَلَوْلَا كَانَ مِنَ ٱلْقُرُونِ مِن قَبْلِكُمْ أُو۟لُوا۟ بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْفَسَادِ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّنْ أَنجَيْنَا مِنْهُمْ وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَآ أُتْرِفُوا۟ فِيهِ وَكَانُوا۟ مُجْرِمِينَ","latin_literal":"116. Fe lev lâ kâne minel kurûni min kablikum ûlû bakıyyetin yenhevne anil fesâdi fil ardı illâ kalîlen mimmen enceynâ minhum, vettebeallezîne zalemû mâ utrifû fîhi ve kânû mucrimîn(mucrimîne).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}