{"id":"3564","kuran_ayet_no":"2297","sure_no":"19","ayet_no":"49","ayet_arapca":"2297|19|49|فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا","ayet_ie":"<p>Öyle ki ne zaman uzak kaldı<sup>*</sup> onlara ve Allah’ın astından çağırdıklarına<sup>219</sup>&nbsp;bahşettik<sup>**</sup> ona<sup>***</sup> İshâk'ı<sup>1084</sup> ve Ya'kûb'u<sup>1085</sup>; ve her birini yaptık bir nebi<sup>132</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Nebi ve resûl İbrahim.<sup>**</sup>Çok önemli bir işaret görürüz. Rabbimiz müşriklerden ve onların çağırdıklarından uzaklaştığımız zaman çağrılarımızı/dualarımızı kabul eder. Demek ki duanın/çağrının kabul edilmesinin ilk şartı zerre kadar da olsa şirkle birlikte olmamasıdır. <sup>***</sup>Nebi ve resûl İbrahim'e.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"2297|19|49|فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا","latin_literal":"49. Fe lemmâ’tezelehum ve mâ ya’budûne min dûnillâhi vehebnâ lehû ishâka ve ya’kûb(ya’kûbe) ve kullen cealnâ nebiyyâ(nebiyyen).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}