{"id":"3681","kuran_ayet_no":"2417","sure_no":"20","ayet_no":"71","ayet_arapca":"2417|20|71|قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ","ayet_ie":"<p>Dedi<sup>*</sup>: \"İman<sup>47</sup> mı ettiniz ona<sup>**</sup> önceden ki izin veririm sizlere? Doğrusu o<sup>***</sup> mutlak büyüğünüz kimsedir (ki) öğretti sizlere sihri<sup>283</sup>; öyle ki mutlak keserim ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazdan<sup>****</sup>; ve mutlak asarım sizleri hurma dallarına<sup>****</sup>; ve mutlak bilirsiniz hangimiz daha şiddetlidir bir azaba ve daha bakidir.\"</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Firavun.<sup>**</sup>Mûsâ'ya.<sup>***</sup>Mûsâ.<sup>****</sup>Firavun döneminde uygulanan bir ceza yöntemi. İsrâîloğullarına da uygulandığını biliyoruz.&nbsp; Bak. Kavram No 539</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"2417|20|71|قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ","latin_literal":"71. Kâle âmentum lehu kable en âzene lekum, innehu le kebîrukumullezî allemekumus sihr(sihra), fe le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hilâfin ve le usallibennekum fî cuzûın nahli ve le ta’lemunne eyyunâ eşeddu azâben ve ebkâ.","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}