{"id":"200","kuran_ayet_no":"2633","sure_no":"22","ayet_no":"40","ayet_arapca":"2633|22|40|ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَٰتٌ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ","ayet_ie":"<p>Kimseler (ki)&nbsp;çıkarıldılar diyarlarından olmaksızın bir hak dışında ki diyorlardı: “Rabbimiz<sup>4</sup> Allah'tır”;&nbsp;şayet def etmeseydi Allah insanların bir kısmını bir kısmıyla onların; mutlak yıkılırdı manastırlar; ve kiliseler; ve salâtlar<sup>23</sup>; ve mescitler<sup>16</sup> (ki) anılır&nbsp;onda<sup>*</sup> Allah'ın ismi çokça; ve mutlak yardım eder Allah kimseye (ki)&nbsp;yardım eder<sup>**</sup> O’na<sup>***</sup>; doğrusu Allah mutlak bir Kaviyy'dir<sup>72</sup>; bir Azîz'dir<sup>37</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"<p>22:40.&nbsp;Onlar, sadece “Rabb’imiz Allah’tır.” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah, insanların bazılarını bazılarıyla savmasaydı, içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı sevâmiu<sup>1</sup>, biyeûn<sup>2</sup>, selavat<sup>3</sup>, mescitler mutlaka yıkılırdı. Allah, kendisine yardım edene<sup>4</sup>&nbsp;mutlaka yardım eder. Kuşkusuz Allah, Mutlak Güç Sahibi’dir, Mutlak Üstün Olan’dır.1-&nbsp;Manastırlar.&nbsp;2-&nbsp;Kiliseler.&nbsp;3-&nbsp;Havralar.&nbsp;4-&nbsp;Vahye içtenlikle uymayı esas alarak, Kendisine yönelene. Gösterdiği yoldan gidene.22:40.&nbsp;Those who were brought/driven out from their homes/countries/places without (a) right/justice except that they say: \"Our Lord (is) God.\" And were it not for God’s pushing the people some of them with some elevated and secluded monasteries , and temples (for Jews and Christians), and prayers, and mosques/places of worshipping God, God’s name is mentioned/remembered in it much, would have been demolished/torn down, and God will give victory/aid (E) (to) who gives Him victory/aid, that truly God (is) strong, glorious/mighty .</p>","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Sayılan yerlerde.<sup>*</sup>O kimse.<sup>***</sup>Allah'a.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"2633|22|40|ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَٰتٌ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ","latin_literal":"40. Ellezîne uhricû min diyârihim bi gayri hakkın illâ en yekûlû rabbunallâh(rabbunallâhu), ve lev lâ def’ullâhin nâse ba’dahum bi ba’dın lehuddimet savâmıu ve biyaun ve salavâtun ve mesâcidu yuzkeru fîhesmullâhi kesîrâ(kesîran), ve le yansurennallâhu men yansuruh(yansuruhu), innallâhe le kaviyyun azîz(azîzun).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}