{"id":"205","kuran_ayet_no":"2826","sure_no":"24","ayet_no":"37","ayet_arapca":"2826|24|37|رِجَالٌ لَّا تُلْهِيهِمْ تِجَٰرَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ وَإِقَامِ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءِ ٱلزَّكَوٰةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ ٱلْقُلُوبُ وَٱلْأَبْصَٰرُ","ayet_ie":"<p>Adamlardır (ki) oyalamaz onları ticaret ve ne de alışveriş zikrinden<sup>78</sup> Allah'ın; ve ikame<sup>572</sup> edenlerdir salâtı<sup>5</sup>; ve verenlerdir zekâtı<sup>10</sup>; korkarlar bir günden (ki)&nbsp;ters döner onda kalpler ve gözler.</p>","ayet_ahmed_samira":"<p>24:37.&nbsp;Öyle kimseler vardır ki ne mal ne de alışveriş onları Allah’ın buyruklarına uymaktan, salatı ikame etmekten<sup>1</sup>&nbsp;ve zekâtı yapmaktan<sup>1</sup>&nbsp;alıkoyar. Onlar, kalplerin ve gözlerin altüst olacağı günden korkarlar.1-&nbsp;“Salatı ikame etmek, Zekâtı yapmak” terkibi,&nbsp;ibadete layık yegâne ilah olarak Allah’a inanmak; kulluğu, Allah’a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Zekât sözcüğü birçok ayette daha temiz, daha iyi, arınmak, temizlenmek, aklanmak, yüceltmek anlamında kullanılmıştır. (Örneğin:&nbsp;2:151;&nbsp;3:77;&nbsp;4:49;&nbsp;9:103;&nbsp;19:13;&nbsp;20:76;&nbsp;24:21;&nbsp;35:18;&nbsp;53:32;&nbsp;62:2;&nbsp;80:3;&nbsp;91:9.) Bkz.&nbsp;2:43. ayetin dipnotu.24:37.&nbsp;Men commercial trade and nor selling/trading does not distract/divert them from247mentioning/remembering God, and keeping up the prayers and giving/bringing the charity/purification , they fear a day/time the hearts/minds and the eye sight/knowledge turns around in it.</p>","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"2826|24|37|رِجَالٌ لَّا تُلْهِيهِمْ تِجَٰرَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ وَإِقَامِ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءِ ٱلزَّكَوٰةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ ٱلْقُلُوبُ وَٱلْأَبْصَٰرُ","latin_literal":"37. Ricâlun lâ tulhîhim ticâratun ve lâ bey’un an zikrillâhi ve ikâmis salâti ve îtâiz zekâti yehâfûne yevmen tetekallebu fîhil kulûbu vel ebsâr(ebsâru).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}