{"id":"147","kuran_ayet_no":"284","sure_no":"2","ayet_no":"277","ayet_arapca":"284|2|277|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","ayet_ie":"<p>Doğrusu kimseler&nbsp;(ki)&nbsp;iman<sup>47</sup> ettiler; ve yaptılar sâlihât<sup>18</sup>; ve ikame<sup>572</sup> ettiler salâtı<sup>5</sup>; ve verdiler zekâtı<sup>10</sup>; onlaradır ecirleri<sup>820</sup> Rablerinin<sup>4</sup> indinde/katında;&nbsp;ve yoktur bir korku onlara; ve onlar hüzünlenmezler.</p>","ayet_ahmed_samira":"<p>2:277.&nbsp;İman edip, sâlihâtı yapanların<sup>1</sup>, salâtı ikame edenlerin ve zekâtı yapanların<sup>2</sup>&nbsp;ödülleri kuşkusuz Rabb’lerinin yanındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.1-&nbsp;Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı “seyyiat” yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.&nbsp;2-&nbsp;Bkz. 2:43. ayetin dipnotu.2:277.&nbsp;That those who believed and made/did the correct/righteous deeds, and kept up/performed the prayers, and gave/brought the charity/purification , for them at their Lord (is) their reward/wage , and no fear/fright on them and nor they be sad/grieving.</p>","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"284|2|277|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","latin_literal":"277. İnnellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve ekâmûs salâte ve âtevûz zekâte lehum ecruhum inde rabbihim, ve lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}