{"id":"374","kuran_ayet_no":"42","sure_no":"2","ayet_no":"35","ayet_arapca":"42|2|35|وَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ","ayet_ie":"<p>Ve dedik: “Ey Âdem<sup>50</sup>! Mesken edin/otur sen ve eşin cennette<sup>*</sup>; ve yiyin ikiniz ondan (cennetten) kolaylıkla/rahatlıkla; her neredeyse dilediniz ikiniz; ve yaklaşmayın ikiniz bu ağaca<sup>**</sup>; öyle ki olursunuz ikiniz zalimlerden<sup>257</sup>.”</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Âdem, eşi ve tüm insanlar&nbsp;olarak bizler yaşadığımız evrene gönderilmeden önce başka bir cennet evreninde yaşamaktaydık. Kolay ve rahat bir şekilde.<sup>**</sup>Tekil gelmiş bir kelimedir. Dallanmış budaklanmış, ağaç&nbsp;dalları gibi ağ oluşturan. Evrenimizin ağacı kozmik ağdır;&nbsp;maddedir. Ayetten anlarız ki Yüce Allah bizlere bu şeye yaklaşmayı yasaklamıştır. &nbsp;</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"42|2|35|وَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ","latin_literal":"35. Ve kulnâ yâ âdemuskun ente ve zevcukel cennete ve kulâ minhâ ragaden haysu şi’tumâ ve lâ takrabâ hâzihiş şecerete fe tekûnâ minez zâlimîn(zâlimîne).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}