{"id":"1983","kuran_ayet_no":"3551","sure_no":"33","ayet_no":"20","ayet_arapca":"3551|33|20|يَحْسَبُونَ ٱلْأَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُوا۟ وَإِن يَأْتِ ٱلْأَحْزَابُ يَوَدُّوا۟ لَوْ أَنَّهُم بَادُونَ فِى ٱلْأَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ أَنۢبَآئِكُمْ وَلَوْ كَانُوا۟ فِيكُم مَّا قَٰتَلُوٓا۟ إِلَّا قَلِيلًا","ayet_ie":"<p>Hesaplıyorlardı/düşünüyorlardı (ki) birlikler<sup>*</sup> asla gitmezler<sup>**</sup>; ve eğer gelseler<sup>***</sup> birlikler<sup>*</sup> isterler ki keşke onlar çölde Arapların<sup>****</sup> içinde sual etsinler/sorsunlar<sup>*****</sup> haberinizden; ve şayet olsaydılar içinizde katleder<sup>35</sup> değillerdi biraz dışında.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Düşman birlikleri.<sup>**</sup>Geri çekilmezler.<sup>***</sup>Gelseler savaşmak için. <sup>****</sup>Çölde yaşayan, taraf olmayan, kendi başına yaşayan çöl bedevilerinden olsalar.<sup>*****</sup>Kendileri hiç sıkıntıya girmeden uzaktan haberlerinizi alsalar.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3551|33|20|يَحْسَبُونَ ٱلْأَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُوا۟ وَإِن يَأْتِ ٱلْأَحْزَابُ يَوَدُّوا۟ لَوْ أَنَّهُم بَادُونَ فِى ٱلْأَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ أَنۢبَآئِكُمْ وَلَوْ كَانُوا۟ فِيكُم مَّا قَٰتَلُوٓا۟ إِلَّا قَلِيلًا","latin_literal":"20. Yahsebûnel ahzâbe lem yezhebû, ve in ye’til ahzâbu yeveddû lev ennehum bâdûne fîl a’râbi yes’elûne an enbâikum, ve lev kânû fîkum mâ kâtelû illâ kalîlâ(kalîlen).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}