{"id":"1996","kuran_ayet_no":"3566","sure_no":"33","ayet_no":"35","ayet_arapca":"3566|33|35|إِنَّ ٱلْمُسْلِمِينَ وَٱلْمُسْلِمَٰتِ وَٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلصَّٰدِقَٰتِ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰبِرَٰتِ وَٱلْخَٰشِعِينَ وَٱلْخَٰشِعَٰتِ وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ وَٱلْمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّٰٓئِمِينَ وَٱلصَّٰٓئِمَٰتِ وَٱلْحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَٱلْحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱلذَّٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا","ayet_ie":"<p>Doğrusu müslim<sup>45</sup> (erkekler) ve müslim<sup>45</sup> (kadınlar); ve mümin<sup>27</sup> (erkekler) ve mümin<sup>27</sup> (kadınlar); ve kanaat eden (erkekler) ve kanaat eden (kadınlar); ve sâdık<sup>182</sup> (erkekler) ve sâdık<sup>182</sup> (kadınlar); ve sabreden<sup>51</sup> (erkekler) ve sabreden<sup>51</sup> (kadınlar); haşyet<sup>53</sup> duyan (erkekler) ve haşyet<sup>53</sup> duyan (kadınlar); sadaka<sup>342</sup> veren (erkekler) ve sadaka<sup>342</sup> veren (kadınlar); ve siyam<sup>322</sup> eden (erkekler) ve siyam<sup>322</sup> eden (kadınlar); ve koruyan (erkekler) fürûclarını<sup>110</sup> ve koruyan (kadınlar); ve Allah'ı çokça zikreden<sup>78</sup> (erkekler) ve zikreden<sup>78</sup> (kadınlar); hazırlardı Allah onlara<sup>*</sup> bir mağfiret<sup>319</sup> ve büyük bir ecir<sup>820</sup> .</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Eril çoğul gelen zamir.&nbsp;İşaret edilen&nbsp;erkek ve kadınların tümümü kapsar.&nbsp;Bu da bizlere Arapça gramer olarak&nbsp;eril çoğulla gelen zamirlerin sadece erkekleri değil hem erkekleri hem de kadınları işaret ettiğine güzel bir delil olur.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3566|33|35|إِنَّ ٱلْمُسْلِمِينَ وَٱلْمُسْلِمَٰتِ وَٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلصَّٰدِقَٰتِ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰبِرَٰتِ وَٱلْخَٰشِعِينَ وَٱلْخَٰشِعَٰتِ وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ وَٱلْمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّٰٓئِمِينَ وَٱلصَّٰٓئِمَٰتِ وَٱلْحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَٱلْحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱلذَّٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا","latin_literal":"35. İnnel muslimîne vel muslimâti vel mu’minîne vel mu’minâti vel kânitîne vel kânitâti ves sâdikîne ves sâdikâti ves sâbirîne ves sâbirâti vel hâşiîne vel hâşiâti vel mutesaddikîne vel mutesaddikâti ves sâimîne ves sâimâti vel hâfızîne furûcehum vel hâfızâti vez zâkirînallâhe kesîren vez zâkirâti eaddallâhu lehum magfireten ve ecren azîmâ(azîmen).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}