{"id":"1998","kuran_ayet_no":"3568","sure_no":"33","ayet_no":"37","ayet_arapca":"3568|33|37|وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِىٓ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخْفِى فِى نَفْسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخْشَىٰهُ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيْدٌ مِّنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَٰكَهَا لِكَىْ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِىٓ أَزْوَٰجِ أَدْعِيَآئِهِمْ إِذَا قَضَوْا۟ مِنْهُنَّ وَطَرًا وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ مَفْعُولًا","ayet_ie":"<p>Ve o zaman diyordun kimseye<sup>*</sup> (ki) nimet vermişti Allah ona<sup>*</sup>; ve nimet vermiştin (sen) ona<sup>*</sup>: \"Tut kendine eşini; ve takvalı<sup>21</sup> ol Allah’a\"; ve hafiyelik<sup>*</sup> ediyordun kendi nefsindekine<sup>201</sup> (ki) neyse onu Allah&nbsp;açığa çıkarandır; ve haşyet<sup>53</sup> duyuyordu<sup>***</sup> (nefsin) insanlara; ve (oysa) Allah'a daha haktır ki haşyet<sup>53</sup> duyarsın O’na (Allah'a); öyle ki ne zaman tamamladı zeyd<sup>725</sup> ondan<sup>****</sup> arzuyu/amacı<sup>*****</sup>; eş yaptık onu<sup>****</sup> sana; olmaması içindir müminler<sup>27</sup> üzerine bir&nbsp;yasak/engel<sup>******</sup> eşlerde (ki) onların babalık<sup>714</sup> ettikleri tamamladıkları zaman onlardan<sup>*******</sup> arzuyu/amacı<sup>*****</sup>; ve oldu emri Allah'ın faaliyete geçirilen.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Zeyd.<sup>***</sup>Gizlemek, görünmez etmek, saklamak. 3. tekil şahıs&nbsp;resûl Muhammed'i işaret eder. Anlarız ki resûl Muhammed kendi nefsindekini kendisine karşı gizlemeye çalışmaktadır.<sup>***</sup>Nefsin.&nbsp;Fiil dişil tekil olarak gelmiştir. Nefsi işaret eder.&nbsp;<sup>****</sup>Kadından.<sup>*****</sup>Eş olma istediğinin/arzusunun bitmesi, sonra ermesi. <sup>******</sup>Anlarız ki bu tarz evlilikler toplum tarafından yasaklanmış, engellenmiştir. İnsanlar toplumun tepkisinden korkmaktadırlar. Resûl Muhammed bile toplumun tepkisinden çekinmektedir. Yüce Allah bu&nbsp;tarz evliliklerin&nbsp;müminler üzerine&nbsp;haram olmadığını, helal olduğunu göstermek için toplumun tepkisine rağmen resûlü Muhammed'e bu görevi vermiştir.&nbsp; Resûl Muhammed dışında&nbsp;başka bir kimse bu&nbsp;tarz bir&nbsp;evliliği toplumun tepkisinden korktuğu için asla yapamayacaktı. Bu nedenle Resûl Muhammed'e bu görevin verildiği düşünülür.&nbsp;&nbsp;&nbsp;<sup>*******</sup>Kadınlardan.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3568|33|37|وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِىٓ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخْفِى فِى نَفْسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخْشَىٰهُ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيْدٌ مِّنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَٰكَهَا لِكَىْ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِىٓ أَزْوَٰجِ أَدْعِيَآئِهِمْ إِذَا قَضَوْا۟ مِنْهُنَّ وَطَرًا وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ مَفْعُولًا","latin_literal":"37. Ve iz tekûlu lillezî en’amallâhu aleyhi ve en’amte aleyhi emsik aleyke zevceke vettekıllâh ve tuhfî fî nefsike mallâhu mubdîhi ve tahşen nâs(nâse), vallâhu ehakku en tahşâh(tahşâhu), fe lemmâ kadâ zeydun minhâ vetaran zevvecnâ kehâ likey lâ yekûne alel mu’minîne haracun fî ezvâci ed’ıyâihim izâ kadav min hunne vetarâ(vetaran), ve kâne emrullâhi mef’ûlâ(mef’ûlen).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}