{"id":"972","kuran_ayet_no":"481","sure_no":"3","ayet_no":"188","ayet_arapca":"481|3|188|لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أَتَوا۟ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا۟ بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا۟ فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ ٱلْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ","ayet_ie":"<p>Sanma kimseleri (ki) ferahlarlar<sup>*</sup> verildikleriyle/kavuşturulduklarıyla; ve (onlar) severler<sup>**</sup> ki övülsünler asla faaliyet içinde olmadıklarıyla; öyle ki sanma onları zaferle çıkanlar azaptan; ve onlaradır elim/acıklı bir azap.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Kendilerine verilen şeylerle asla bir ferahlığa, huzura, başarıya ulaşamazlar. <sup>**</sup>İsterler/arzularlar.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"481|3|188|لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أَتَوا۟ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا۟ بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا۟ فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ ٱلْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ","latin_literal":"188. Lâ tahsebennellezîne yefrahûne bi mâ etev ve yuhıbbûne en yuhmedû bi mâ lem yef’alû fe lâ tahsebennehum bi mefâzetin minel azâb(azâbi), ve lehum azâbun elîm(elîmun).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}