{"id":"116","kuran_ayet_no":"594","sure_no":"4","ayet_no":"101","ayet_arapca":"594|4|101|وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُوا۟ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنَّ ٱلْكَٰفِرِينَ كَانُوا۟ لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا","ayet_ie":"<p>Ve darbettiğiniz/vurduğunuz zaman (ayakları) yerde/yeryüzünde; öyle ki yoktur sizlere bir günah ki kısarsınız salâttan<sup>5</sup>; eğer korkarsanız/tedirgin olursanız ki işkence ederler kâfirlik<sup>25</sup> etmiş kimseler; doğrusu kâfirler<sup>25</sup> oldular sizlere apaçık bir düşman.</p>","ayet_ahmed_samira":"<p>4:101.&nbsp;Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, eğer Kâfirlerin<sup>1</sup>&nbsp;size kötülük yapmalarından korkarsanız, salâtı<sup>2&nbsp;</sup>kısaltmanızda<sup>3&nbsp;</sup>bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, gerçeği yalanlayan nankörler sizin apaçık düşmanınızdır.1-&nbsp;Kâfir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah’ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman’ın karşıtıdır.&nbsp;2-&nbsp;Namazı.&nbsp;3-&nbsp;Burada bir tehlike anında namazın kısaltılabilineceğinden söz edilmektedir: Kısaltma, rekat sayısı ikiden bire düşürümesidir. Namazı kısaltmanın tek koşulu “tehlikenin olmasıdır.” Bunun dışında İslam (!) Fıkhında yer alan “seferilikte” (normal yolculukta) namazı kısaltma kuralı doğru değildir. Ayette de ifade edildiği gibi kısaltma yapmak için bir tehlikenin; korkulacak bir durumun söz konusu olması gerekir. Hele hele yolculuk esnasında farz namazları kısaltıp, sünnet namazları kısaltmadan kılmak “akla ziyan” bir durumdur.4:101.&nbsp;And if you (P) moved in the Earth/land, so offense/guilt is not on you, that you shorten/reduce from the prayers if you feared that those who disbelieved betray/torture you , that the disbelievers are/were to you an evident, an enemy. (NOTE: THE CONDITION FOR REDUCTION OR SHORTENING OF PRAYERS DURING TRAVEL IN THE PRECEDING VERSE)59</p>","ayet_not":"<p>Yola ya da sefere çıktığınızda.</p>","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"594|4|101|وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُوا۟ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنَّ ٱلْكَٰفِرِينَ كَانُوا۟ لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا","latin_literal":"101. Ve izâ darabtum fîl ardı fe leyse aleykum cunâhun en taksurû mines salâti, in hıftum en yeftinekumullezîne keferû. İnnel kâfirîne kânû lekum aduvven mubînâ(mubînen).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}