{"id":"1839","kuran_ayet_no":"1081","sure_no":"7","ayet_no":"127","ayet_arapca":"1081|7|127|وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِ فِرْعَوْنَ أَتَذَرُ مُوسَىٰ وَقَوْمَهُۥ لِيُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَيَذَرَكَ وَءَالِهَتَكَ قَالَ سَنُقَتِّلُ أَبْنَآءَهُمْ وَنَسْتَحْىِۦ نِسَآءَهُمْ وَإِنَّا فَوْقَهُمْ قَٰهِرُونَ","ayet_ie":"<p>Ve dedi mele<sup>364</sup> firavunun kavminden/toplumundan: \"Bırakır mısın Mûsâ’yı ve onun kavmini/toplumunu fesat<sup>265</sup> çıkarmaları için yerde?; ve bırakır (Mûsâ) seni ve senin ilâhlarını\"; dedi (firavun): \"Katledeceğiz onların oğullarını ve hayatta bırakacağız onların kadınlarını; ve doğrusu biz üstünüyüz onların kâhirler<sup>*</sup> (olarak).\"</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Dilediğini zorla yaptırma gücü olan, güç yetiren, zapt eden, zafer kazanan, kahreden, zorla hizaya getiren.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"1081|7|127|وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِ فِرْعَوْنَ أَتَذَرُ مُوسَىٰ وَقَوْمَهُۥ لِيُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَيَذَرَكَ وَءَالِهَتَكَ قَالَ سَنُقَتِّلُ أَبْنَآءَهُمْ وَنَسْتَحْىِۦ نِسَآءَهُمْ وَإِنَّا فَوْقَهُمْ قَٰهِرُونَ","latin_literal":"127. Ve kâlel meleu min kavmi fir’avne e tezeru mûsâ ve kavmehu li yufsidû fìl ardı ve yezereke ve âliheteke, kâle senukattilu ebnâehum ve nestahyî nisâehum ve innâ fevkahum kâhirûn(kâhirûne).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}