{"id":"1853","kuran_ayet_no":"1095","sure_no":"7","ayet_no":"141","ayet_arapca":"1095|7|141|وَإِذْ أَنجَيْنَٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يُقَتِّلُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ","ayet_ie":"<p>Ve kurtardığımız zaman sizleri firavun ailesinden; dayatıyorlardı sizlere&nbsp;azabın kötülüsünü; katlediyorlardı<sup>35</sup> oğullarınızı; ve hayatta bırakıyorlardı kadınlarınızı; ve işte bu sizlere; bir beladır Azîm<sup>94</sup> (olan) Rabbinizden<sup>4</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"1095|7|141|وَإِذْ أَنجَيْنَٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يُقَتِّلُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ","latin_literal":"141. Ve iz enceynâkum min âli fir’avne yesûmûnekum sûel azâb(azâbi), yukattilûne ebnâekum ve yestahyûne nisâekum ve fî zâlikum belâun min rabbikum azîm(azîmun).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}