{"id":"165","kuran_ayet_no":"1246","sure_no":"9","ayet_no":"11","ayet_arapca":"1246|9|11|فَإِن تَابُوا۟ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَإِخْوَٰنُكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَنُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki eğer tevbe<sup>33</sup> ettilerse; ve ikame<sup>572</sup> ettilerse salâtı<sup>154</sup>; ve verdilerse zekâtı<sup>10</sup>; öyle ki kardeşlerdir<sup>753</sup> sizlere dinde<sup>*</sup>; ve detaylı açıklarız ayetleri<sup>454</sup>; bilir bir kavim/toplum için.</p>","ayet_ahmed_samira":"<p>9:11.&nbsp;Eğer tevbe eder, “salâtı ikame eder<sup>1</sup>&nbsp;ve zekâtı yaparlarsa”<sup>1</sup>, onlar artık dinde sizinkardeşlerinizdir. Biz, âyetleri, bilen bir kavim için böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.1-&nbsp;Namazı kılın, zekâtı verin” şeklinde anlam verilen bu terkipteki “vermek” sözcüğünün kök harfleri&nbsp;أَتي&nbsp;(Elif-Te-Ye)&nbsp;olup, 549 yerde geçmektedir. Ve sözcük, ağırlıklı olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: Yapmak, getirmek ve vermek.&nbsp;(اتى)&nbsp;Âta,&nbsp;vermek,&nbsp;(أَتَى)&nbsp;Eta&nbsp;yapmak&nbsp;anlamına gelmektedir. Her ne kadar bu terkipte, “vermek” anlamına gelen “Âtû” yer alsa da&nbsp;(اتى)&nbsp;âtû sözcüğüne, “yapmak” anlamının verilmesi de mümkündür. Zira arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan “zekât”, verilen bir şey değil, “yapılan” bir şeydir.&nbsp;Kur’an, zekât sözcüğünü “arınmak” anlamında kullanmaktadır.&nbsp;(Örneğin 19:13.)&nbsp;Zekât, mali yardım değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Mali yardım sadakadır. Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.&nbsp;Bu terkip: İbadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah’a yönelmeyi, kulluğu, duayı ve ibadeti, “şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak” demektir.9:11.&nbsp;So if they repented and kept up the prayers and gave/brought the charity/purification , so (they are) your brothers in the religion, and We detail/explain the verses/evidences to a nation knowing.</p>","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p>*İslam'da. Sadece kutsal kitaplar, sadece Kur'an diyen dinde.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"1246|9|11|فَإِن تَابُوا۟ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَإِخْوَٰنُكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَنُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","latin_literal":"11. Fe in tâbû ve ekâmus salâte ve âtuz zekâte fe ıhvânukum fîd dîn (dîni), ve nufassılul âyâti li kavmin ya’lemûn(ya’lemûne).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}