{"id":"164","kuran_ayet_no":"1240","sure_no":"9","ayet_no":"5","ayet_arapca":"1240|9|5|فَإِذَا ٱنسَلَخَ ٱلْأَشْهُرُ ٱلْحُرُمُ فَٱقْتُلُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَٱحْصُرُوهُمْ وَٱقْعُدُوا۟ لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍ فَإِن تَابُوا۟ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَخَلُّوا۟ سَبِيلَهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ","ayet_ie":"<p>Öyle ki sonlandığı zaman haram aylar<sup>34</sup>; öyleyse katledin<sup>35</sup> müşrikleri<sup>36</sup> her nerede buldunuz onları; ve tutun/alın onları; ve kuşatın/sınırlayın onları; ve oturup bekleyin onları her bir rasat yerinde/gözlem yerinde; öyle ki eğer tevbe<sup>33</sup> ettilerse; ve ikame<sup>572</sup> ettilerse salâtı<sup>5</sup>; ve verdilerse zekâtı<sup>10</sup>; öyle ki serbest bırakın yollarını onların; doğrusu Allah Gafûr'dur<sup>20</sup>; Rahîm'dir<sup>2</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"<p>9:5.&nbsp;Haram aylar<sup>1</sup>&nbsp;çıktığı zaman, artık “o müşrikleri” nerede bulursanız öldürün<sup>2</sup>, onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tevbe edip<sup>3</sup>, salâtı ikame eder<sup>4</sup>, zekâtı yaparlarsa<sup>5</sup>&nbsp;diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.1-&nbsp;Savaşmanın haram olduğu aylar. Bkz. 9:2.&nbsp;2-&nbsp;“Bulundukları yerde öldürülecek olanlar,” müşriklerin tamamı değil; “o müşrikler” denilerek, “belli olan, yanı antlaşmanın hükümlerine uymayan, antlaşmayı bozan müşriklerdir.”&nbsp;Bunlar aynı&nbsp;zamanda Müslümanların aleyhinde&nbsp;düşmanlarla&nbsp;iş&nbsp;birliği yapanlardır. Bir önceki ayette, bunların kimler oldukları&nbsp;bildirilmektedir. Bir sonraki ayette de korunma isteyen müşriklere, korunma sağlanması&nbsp;ve güven içinde istedikleri yere ulaştırılmaları&nbsp;istenmektedir.&nbsp;3-&nbsp;Savaşmaktan vazgeçerlerse.&nbsp;4-&nbsp;Samimi olarak pişman olup, size yardım ve dayanışma içinde olurlarsa. Salat sözcüğünün, namazın yanı sıra; dua, destek, din, yardımlaşma, dayanışma, davet, kulluk, itaat ve yaradılış amacına uygun hareket etmek gibi anlamları bulunmaktadır.&nbsp;5-&nbsp;Benliklerini kötülüklerden arındırıp samimi ve dürüst olurlarsa. Buradaki zekât&nbsp;sözcüğü,&nbsp;ekonomik yardımı değil, ikiyüzlülükten arınmış&nbsp;olmayı ifade etmektedir.9:5.&nbsp;So if the months the forbidden/sacred ended/passed , so fight/kill the sharers/takers of partners (with God) where/when you found them, and take/punish them and restrict/confine them and remain/be concerned and prepared/beset for them (in) every lookout/observatory , so if they repented, and kept up the prayers and gave/brought the charity/ purification , so free their way/path , that God (is) forgiving, merciful.</p>","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"1240|9|5|فَإِذَا ٱنسَلَخَ ٱلْأَشْهُرُ ٱلْحُرُمُ فَٱقْتُلُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَٱحْصُرُوهُمْ وَٱقْعُدُوا۟ لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍ فَإِن تَابُوا۟ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَخَلُّوا۟ سَبِيلَهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ","latin_literal":"5. Fe izenselehal eşhurul hurumu faktulûl muşrikîne haysu vecedtumûhum ve huzûhum vahsurûhum vak’udû lehum kulle marsad (marsadin), fe in tâbû ve ekâmûs salâte ve âtûz zekâte fe hallû sebîlehum, innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).","arapca_harekesiz":"","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}