Ra'd Suresi - Ayet 13
Sure 13: Ra'd/Gök Gürültüsü
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve tesbih57 eder gök gürültüsü* O’nun** hamdıyla3; ve melekler*** (de) O’nun** korkusundan; ve gönderir yıldırımlar260; öyle ki isabet ettir onunla**** dilediği kimseyi; ve onlar mücadele ederler Allah hakkında; ve O***** şiddetlidir mihâl966 (-de).
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve yusebbihu | ve tesbih eder | وَيُسَبِّحُ | سبح |
| 2 | r-raa'du | gök gürültüsü | الرَّعْدُ | رعد |
| 3 | bihamdihi | O’nun hamdıyla | بِحَمْدِهِ | حمد |
| 4 | velmelaiketu | ve melekler (de) | وَالْمَلَائِكَةُ | ملك |
| 5 | min | مِنْ | - | |
| 6 | hifetihi | O’nun korkusundan | خِيفَتِهِ | خوف |
| 7 | ve yursilu | ve gönderir | وَيُرْسِلُ | رسل |
| 8 | s-savaika | yıldırımlar | الصَّوَاعِقَ | صعق |
| 9 | fe yusibu | öyle ki isabet ettir | فَيُصِيبُ | صوب |
| 10 | biha | onunla | بِهَا | - |
| 11 | men | kimseyi | مَنْ | - |
| 12 | yeşa'u | dilediği | يَشَاءُ | شيا |
| 13 | vehum | ve onlar | وَهُمْ | - |
| 14 | yucadilune | mücadele ederler | يُجَادِلُونَ | جدل |
| 15 | fi | hakkında | فِي | - |
| 16 | llahi | Allah | اللَّهِ | - |
| 17 | ve huve | ve O | وَهُوَ | - |
| 18 | şedidu | şiddetlidir | شَدِيدُ | شدد |
| 19 | l-mihali | düzeni/planı/mihâl | الْمِحَالِ | محل |
Notlar
Not 1
*Ra’d. Sureye adını veren kelime.**Allah'ın.***Evrenin içindeki sicimler ve evrenin dışındaki şerefli bilinçli varlıklar.****Yıldırımla.*****Allah.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Hamd
Kısa Açıklama: 3 En yüce övgü/methetme.
Detaylı Açıklama: Hamd kelimesinin kökü (حمد) ‘hmd’ olup övmek, methetmek (to praise) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 238 (of 1303)En yüce övgünün/methetmenin Yüce Allah’a ait olduğunu anlarız. İnsanların ağızlarıyla neredeyse her yerde ‘Hamd olsun Allah’a’ dediklerini görmekteyiz. Ağızla bu sözü söylemenin hiçbir kıymeti yoktur. Önemli olan bu sözün gerçek anlamına tanık olmak ve tecelli edenleri kalpten hissetmektir. Bir şeyi övmek için öncelikle övülen şeyin gerçekten o övgüye veya övgülere layık olup olmadığı tam olarak anlaşılmalıdır. Bu nedenle övgüyü yapacak kimse övgüde bulunacağı konuda kendisini geliştirmelidir ki gerçek anlamda övgü yapabilsin. Örneğin okuma yazma bilmeyen bir kimse genel görelilik teorisini geliştiren Albert Einstein’ı gerçek anlamda övebilir mi? Mümkün değil. Okuma yazma bilen ancak fizikten anlamayan bir kimse Albert Einstein’ı nasıl över? Diliyle bir şeyler söyler ancak kalbinde hissettiği yavandır. Güçlü bir duygu değildir. Sadece gerçek anlamda fizikçi olan bir kimse Albert Einstein’ı tam olarak övebilir. Albert Einstein’ın yaptıklarının anlamlarını tüm kalbiyle hisseder. Albert Einstein’a olan saygısı derinleşir. Rabbimiz ki evreni/evrenleri yarattı ve muhteşem bir düzen kurdu. Onu övebilmemiz için onun eserlerini iyi anlamamız gereklidir. Evren denilen kitabı ve Kur’an’ı iyi okumak durumundayız. Evreni ve Kur’an’ı anlamaya başladığımızda Rabbimize olan saygımız, haşyetimiz kat ve kat artacaktır.En yüce övgüye sahip bir varlığı O’nun astından hiçbir şey hakkıyla, tam olarak övemez, takdir edemez. Ancak sadece kendisi hak ettiği bu övgüyü takdir edebilir, kuşatabilir. Bize düşen görev gücümüzün yettiği ölçüde evren kitabını ve Kur’an’ı anlayarak okumaktır.
Tesbih
Kısa Açıklama: 57 Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.
Yıldırım.
Kısa Açıklama: 260 Yerle bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. Yere düşen/çarpan şimşek olup en tehlikeli şimşek türüdür. Yıldırımın dönüş darbesi yaklaşık 30.000 ampere ve sıcaklığı 30.000 °C'ye ulaşır. Öncül darbe buluttan yere yaklaşık 30 milisaniyede ulaşır ve yerden bulutun merkezine yaklaşık 100 milisaniyede döner.
Detaylı Açıklama: Sâikat
Mihâl.
Kısa Açıklama: 966 Düzenleme, planlama, kurnazlık, hileleri boşa çıkaracak planlama, tuzakları boşa çıkaracak tuzaklar.