Ra'd Suresi - Ayet 25
Sure 13: Ra'd/Gök Gürültüsü
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve kimseler (ki) bozarlar Allah'a (olan) ahdi969 sonrasında kendi mîsâkı281; ve keserler187 Allah'ın kendisiyle emrettiğini ki birleştirilir; ve fesat265 çıkarırlar yerde; işte bunlar; onlaradır lanet280; ve onlaradır bir kötü diyar*.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | vellezine | ve kimseler (ki) | وَالَّذِينَ | - |
| 2 | yenkudune | bozarlar | يَنْقُضُونَ | نقض |
| 3 | ahde | ahdi | عَهْدَ | عهد |
| 4 | llahi | Allah'a | اللَّهِ | - |
| 5 | min | مِنْ | - | |
| 6 | bea'di | sonrasında | بَعْدِ | بعد |
| 7 | misakihi | misakı | مِيثَاقِهِ | وثق |
| 8 | ve yektaune | ve keserler | وَيَقْطَعُونَ | قطع |
| 9 | ma | مَا | - | |
| 10 | emera | emrettiğini | أَمَرَ | امر |
| 11 | llahu | Allah'ın | اللَّهُ | - |
| 12 | bihi | kendisiyle | بِهِ | - |
| 13 | en | ki | أَنْ | - |
| 14 | yusale | birleştirilir | يُوصَلَ | وصل |
| 15 | ve yufsidune | ve fesat çıkarırlar | وَيُفْسِدُونَ | فسد |
| 16 | fi | فِي | - | |
| 17 | l-erdi | yerde | الْأَرْضِ | ارض |
| 18 | ulaike | işte bunlar | أُولَٰئِكَ | - |
| 19 | lehumu | onlaradır | لَهُمُ | - |
| 20 | l-lea'netu | lanet | اللَّعْنَةُ | لعن |
| 21 | velehum | ve onlaradır | وَلَهُمْ | - |
| 22 | su'u | bir kötü | سُوءُ | سوا |
| 23 | d-dari | diyar | الدَّارِ | دور |
Notlar
Not 1
*Yurt.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Ayırmama, birleştirme ahdi/antlaşması; insanların Yüce Allah'a verdiği ahit, antlaşma
Kısa Açıklama: 187 Resullerle Yüce Allah’ın yani O’nun kutsal kitaplarının arasını ayırmama. Yüce Allah’ın tek dini olan İslam’ı parçalara bölmeme. Resulleri kutsal kitaplardan ayırmama. Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzu's Sâlihîn gibi insan söylentileriyle/hadislerle, zan içeren kitaplar aracılığıyla resulleri kutsal kitaplardan ayırmama. Resullerle Yüce Allah’ın arası ayrılmışsa bunu birleştirme. Sadece kutsal kitaplara dönme. Sadece Kur’an deme.
Fesat çıkarmak
Kısa Açıklama: 265 Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.
Lanet etmek.
Kısa Açıklama: 280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.
Mîsâk
Kısa Açıklama: 281 Antlaşma, sözleşme, ahit, söz.
Ahid, ahd.
Kısa Açıklama: 969 Söz vermek, taahhüt etmek, yükümlülük altına girmek, yemin etmek, ant içmek.