Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
24. Sûre · Ayet 4
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

24. Nûr Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

2793|24|4|وَٱلَّذِينَ يَرْمُونَ ٱلْمُحْصَنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا۟ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَآءَ فَٱجْلِدُوهُمْ ثَمَٰنِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا۟ لَهُمْ شَهَٰدَةً أَبَدًا وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَٰسِقُونَ

Latin Literal

4. Vellezîne yermûnel muhsanâti summe lem ye’tû bi erbeati şuhedâe feclidûhum semânîne celdeten ve lâ takbelû lehum şehâdeten ebedâ(ebeden), ve ulâike humul fâsikûn(fâsikûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) suçlarlar muhsanatı492; sonra asla gelmezler dört şahitle/tanıkla; öyle ki celdeleyin1188 onları seksen celde1188; ve kabul etmeyin onları bir şahit/tanık (olarak) ebediyen; ve işte bunlar; onlardır fâsıklar38.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 yermune suçlarlar يَرْمُونَ رمي
3 l-muhsanati muhsenatı الْمُحْصَنَاتِ حصن
4 summe sonra ثُمَّ -
5 lem asla لَمْ -
6 ye'tu gelmezler يَأْتُوا اتي
7 bierbeati dört بِأَرْبَعَةِ ربع
8 şuheda'e şahitle شُهَدَاءَ شهد
9 fecliduhum öyle ki celdeleyin onları فَاجْلِدُوهُمْ جلد
10 semanine seksen ثَمَانِينَ ثمن
11 celdeten bir celde جَلْدَةً جلد
12 ve la ve وَلَا -
13 tekbelu kabul etmeyin تَقْبَلُوا قبل
14 lehum onları لَهُمْ -
15 şehadeten bir şahit/tanık (olarak) شَهَادَةً شهد
16 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد
17 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
18 humu onlar هُمُ -
19 l-fasikune fâsıklardır الْفَاسِقُونَ فسق
Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Nûr Suresi - Ayet 4

Sure 24 Ayet 4 - Nûr/Aydınlık

Sure 24: Nûr/Aydınlık

Ayet No: 4 | Kur'an Ayet No: 2793 | ٱلنُّور

Arapça Metin (Harekeli)

2793|24|4|وَٱلَّذِينَ يَرْمُونَ ٱلْمُحْصَنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا۟ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَآءَ فَٱجْلِدُوهُمْ ثَمَٰنِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا۟ لَهُمْ شَهَٰدَةً أَبَدًا وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَٰسِقُونَ

Latin Literal

4. Vellezîne yermûnel muhsanâti summe lem ye’tû bi erbeati şuhedâe feclidûhum semânîne celdeten ve lâ takbelû lehum şehâdeten ebedâ(ebeden), ve ulâike humul fâsikûn(fâsikûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) suçlarlar muhsanatı492; sonra asla gelmezler dört şahitle/tanıkla; öyle ki celdeleyin1188 onları seksen celde1188; ve kabul etmeyin onları bir şahit/tanık (olarak) ebediyen; ve işte bunlar; onlardır fâsıklar38.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 yermune suçlarlar يَرْمُونَ رمي
3 l-muhsanati muhsenatı الْمُحْصَنَاتِ حصن
4 summe sonra ثُمَّ -
5 lem asla لَمْ -
6 ye'tu gelmezler يَأْتُوا اتي
7 bierbeati dört بِأَرْبَعَةِ ربع
8 şuheda'e şahitle شُهَدَاءَ شهد
9 fecliduhum öyle ki celdeleyin onları فَاجْلِدُوهُمْ جلد
10 semanine seksen ثَمَانِينَ ثمن
11 celdeten bir celde جَلْدَةً جلد
12 ve la ve وَلَا -
13 tekbelu kabul etmeyin تَقْبَلُوا قبل
14 lehum onları لَهُمْ -
15 şehadeten bir şahit/tanık (olarak) شَهَادَةً شهد
16 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد
17 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
18 humu onlar هُمُ -
19 l-fasikune fâsıklardır الْفَاسِقُونَ فسق

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 38:

Fâsık


Kısa Açıklama: 38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.
Kavram 492:

Muhsanât


Kısa Açıklama: 492 İffeti sağlam, güçlendirilmiş kadınlar.  İffetini korumuş, korunmuş kadınlar. Sağlam ve güçlü iffeti nedeniyle ulaşılmaz/erişilmez olmuş kadınlar. 
Kavram 1188:

Celdelemek, celde.


Kısa Açıklama: 1188 Kamçılamak, kırbaçlamak, bağlamak (özellikle kitap ciltlemek gibi), cilt (deri), kitap cildi, sert kısım, sert olmak, dayanıklı olmak, yılmamak, sabretmek. Kelimenin anlamları düşünüldüğünde azap olarak verilen kırbaçlama cezasında deriye direkt olarak sertçe, azaptaki kimsenin sabretmesini gerektirecek şekilde, vurulan cildin skar dokusuyla sertleşmesine neden olacak şekilde vurulmalıdır. Amaç asla öldürmek değildir. Ölüme neden olabilecek şiddet asla uygulanamaz.