Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
27. Sûre · Ayet 42
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

27. Neml Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

3199|27|42|فَلَمَّا جَآءَتْ قِيلَ أَهَٰكَذَا عَرْشُكِ قَالَتْ كَأَنَّهُۥ هُوَ وَأُوتِينَا ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِمِينَ

Latin Literal

42. Fe lemmâ câet kîle e hâkezâ arşuk(arşuki), kâlet ke ennehu huve ve ûtînel ilme min kablihâ ve kunnâ muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki geldi* denildi: "Böyle mi senin arşın**?"; dedi*: "Sanki o gibidir o"; "ve verildi bize*** ilim öncesinde onun****; ve olduk müslim45."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 ca'et geldi جَاءَتْ جيا
3 kile denildi قِيلَ قول
4 ehakeza böyle mi? أَهَٰكَذَا -
5 arşuki senin arşın عَرْشُكِ عرش
6 kalet dedi قَالَتْ قول
7 keennehu sanki o gibi كَأَنَّهُ -
8 huve o هُوَ -
9 ve utina ve verildi bize وَأُوتِينَا اتي
10 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
11 min مِنْ -
12 kabliha öncesinde onun قَبْلِهَا قبل
13 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
14 muslimine müslüman مُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Sebe melikesi.

**Tahtın.

***Burada konuşan Sebe melikesine eşlik eden meleden bazı insanlardır. Melikenin tahtının onun Sebe diyarından ayrılmasından sonra kendisinden daha çabuk şekilde Süleymân'ın yanına getirileceğinin bilgisini alan ve daha önceden müslüman olmuş kimselerdir. Süleymân'ın gönderdiği şerefli/kerîm kitaba tabi olmuş ve müslüman olmuş kimselerdir.

****Sebe melikesinin.   

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Neml Suresi - Ayet 42

Sure 27 Ayet 42 - Neml/Karınca

Sure 27: Neml/Karınca

Ayet No: 42 | Kur'an Ayet No: 3199 | ٱلنَّمْل

Arapça Metin (Harekeli)

3199|27|42|فَلَمَّا جَآءَتْ قِيلَ أَهَٰكَذَا عَرْشُكِ قَالَتْ كَأَنَّهُۥ هُوَ وَأُوتِينَا ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِمِينَ

Latin Literal

42. Fe lemmâ câet kîle e hâkezâ arşuk(arşuki), kâlet ke ennehu huve ve ûtînel ilme min kablihâ ve kunnâ muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki geldi* denildi: "Böyle mi senin arşın**?"; dedi*: "Sanki o gibidir o"; "ve verildi bize*** ilim öncesinde onun****; ve olduk müslim45."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 ca'et geldi جَاءَتْ جيا
3 kile denildi قِيلَ قول
4 ehakeza böyle mi? أَهَٰكَذَا -
5 arşuki senin arşın عَرْشُكِ عرش
6 kalet dedi قَالَتْ قول
7 keennehu sanki o gibi كَأَنَّهُ -
8 huve o هُوَ -
9 ve utina ve verildi bize وَأُوتِينَا اتي
10 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
11 min مِنْ -
12 kabliha öncesinde onun قَبْلِهَا قبل
13 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
14 muslimine müslüman مُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Sebe melikesi.

**Tahtın.

***Burada konuşan Sebe melikesine eşlik eden meleden bazı insanlardır. Melikenin tahtının onun Sebe diyarından ayrılmasından sonra kendisinden daha çabuk şekilde Süleymân'ın yanına getirileceğinin bilgisini alan ve daha önceden müslüman olmuş kimselerdir. Süleymân'ın gönderdiği şerefli/kerîm kitaba tabi olmuş ve müslüman olmuş kimselerdir.

****Sebe melikesinin.   

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 45:

Müslim


Kısa Açıklama: 45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.