Ankebût Suresi - Ayet 27
Sure 29: Ankebût/Örümcek
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve bahşettik ona* İshâk'ı1084 ve Ya'kûb'u1085; ve yaptık zürriyetinde380** onun*** nebiliği132 ve kitabı****; ve verdik ona* kendi ecrini820 dünyada*****; ve doğrusu o****** ahirette mutlak sâlihlerdendir.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve vehebna | ve bahşettik | وَوَهَبْنَا | وهب |
| 2 | lehu | ona | لَهُ | - |
| 3 | ishaka | İshâk'ı | إِسْحَاقَ | - |
| 4 | ve yea'kube | ve Yakub'u | وَيَعْقُوبَ | - |
| 5 | ve cealna | ve yaptık | وَجَعَلْنَا | جعل |
| 6 | fi | فِي | - | |
| 7 | zurriyyetihi | zürriyetinde onun | ذُرِّيَّتِهِ | ذرر |
| 8 | n-nubuvvete | nebiliği | النُّبُوَّةَ | نبا |
| 9 | velkitabe | ve kitabı | وَالْكِتَابَ | كتب |
| 10 | ve ateynahu | ve verdik ona | وَاتَيْنَاهُ | اتي |
| 11 | ecrahu | kendi ecrini | أَجْرَهُ | اجر |
| 12 | fi | فِي | - | |
| 13 | d-dunya | dünyada | الدُّنْيَا | دنو |
| 14 | ve innehu | ve doğrusu o | وَإِنَّهُ | - |
| 15 | fi | فِي | - | |
| 16 | l-ahirati | ahirette | الْاخِرَةِ | اخر |
| 17 | lemine | mutlak | لَمِنَ | - |
| 18 | s-salihine | sâlihlerdendir | الصَّالِحِينَ | صلح |
Notlar
Not 1
*İbrahim'e.
**Nebiler yani kendilerine kutsal kitap verilenler mutlak İbrahim'in soyundan gelir. Y kromozom analizleri bunu mutlaka destekler.
***İbrahim'in.
****Kutsal kitap.
*****Yüce Allah gerçek müminlere ecirlerini dünya hayatında da verir. Ahirette de verir. Zorluk çekseler de mutlu ve huzurlu bir yaşam sürerler.
******İbrahim.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Nebi
Kısa Açıklama: 132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.
Zürriyet
Kısa Açıklama: 380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.
Ecir
Kısa Açıklama: 820 Ödül, mükafat.
İshâk
Kısa Açıklama: 1084 Nebi ve resûl olan İbrahim'in ilk oğlu. Kendisi de bir nebi ve resûldür. İbrahim'in ilk eşinin uzun yıllar kısırlık nedeniyle gebe kalamadığını biliyoruz. Ne zaman ki İbrahim içinde bulunduğu müşrik toplumdan ve onların çağırdıklarından uzaklaştı Rabbimiz ona ilk oğlu olan İshâk'ı bağışlamıştır. İbrahim'in atası olan Nûh bir Sümerlidir. Çivi yazılarından öğrendiğimize göre Sümer geleneklerine göre bir kadın çocuk doğuramazsa ilk eşin izniyle 2. bir kadın kuma olarak eve gelebiliyordu. İlk kadın kıdem olarak daha üstündü. İbrahim'in ilk eşinin buna izin verdiğini anlıyoruz. İkinci eş eve gelince Yüce Allah'ın dilemesiyle 1. eş önce gebe kalmış ve İshâk'ı doğurmuştur. İshâk'ın doğumundan sonra 2. eşin de İsmail'i doğurduğunu anlıyoruz. Kadınlar arasında bir problem çıkmıştır ki ikinci eş ve çocuğu İsmail evden ayrılmak zorunda kalmıştır. İbrahim onları Yüce Allah'ın işaret ettiği Mekke'ye yerleştirmiştir. İbrahim'in İshâk'ı kurban etmek için yan tarafına yatırması da bir haktır; gerçektir. İbrahim gerçek ilâhını bulmak için çok uğraşmıştır. Yine arkeolojik kazılardan biliyoruz ki sözde ilahlar bir kimseye erkek bir çocuk verirse o çocuk o sözde ilahlara kurban ediliyordu. İbrahim de böyle sandı. O'nun biricik ilâhı olan Allah'ın da böyle istediğini sandı. Rüyalar görmeye başladı. İşte Rabbimiz kendisinin gerçek bir ilâh olduğunu ve gerçek bir ilâhın böyle bir kurbanı onaylamadığını bir ders olarak onlara ve tüm insanlığa bildirmiş oldu.
Ya’kûb, yakûb.
Kısa Açıklama: 1085 Bir nebi ve resûldür. İshâk'ın oğludur. İbrahim'in torunudur. Diğer adı İsrâîl'dir. Yusuf'un babasıdır. İsrâîloğullarının atasıdır.