Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
3. Sûre · Ayet 154
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 154

Arapça Metin (Harekeli)

447|3|154|ثُمَّ أَنزَلَ عَلَيْكُم مِّنۢ بَعْدِ ٱلْغَمِّ أَمَنَةً نُّعَاسًا يَغْشَىٰ طَآئِفَةً مِّنكُمْ وَطَآئِفَةٌ قَدْ أَهَمَّتْهُمْ أَنفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِٱللَّهِ غَيْرَ ٱلْحَقِّ ظَنَّ ٱلْجَٰهِلِيَّةِ يَقُولُونَ هَل لَّنَا مِنَ ٱلْأَمْرِ مِن شَىْءٍ قُلْ إِنَّ ٱلْأَمْرَ كُلَّهُۥ لِلَّهِ يُخْفُونَ فِىٓ أَنفُسِهِم مَّا لَا يُبْدُونَ لَكَ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ ٱلْأَمْرِ شَىْءٌ مَّا قُتِلْنَا هَٰهُنَا قُل لَّوْ كُنتُمْ فِى بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ ٱلَّذِينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ ٱلْقَتْلُ إِلَىٰ مَضَاجِعِهِمْ وَلِيَبْتَلِىَ ٱللَّهُ مَا فِى صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِى قُلُوبِكُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Latin Literal

154. Summe enzele aleykum min ba’dil gammi emeneten nuâsen yagşâ tâifeten minkum, ve tâifetun kad ehemmethum enfusuhum yezunnûne billâhi gayrel hakkı zannel câhiliyyeh(câhiliyyeti), yekûlûne hel lenâ minel emri min şey’(şey’in), kul innel emre kullehu lillâh(lillâhi), yuhfûne fî enfusihim mâ lâ yubdûne lek(leke), yekûlûne lev kâne lenâ minel emri şey’un mâ kutilnâ hâhunâ, kul lev kuntum fî buyûtikum le berezellezîne kutibe aleyhimul katlu ilâ medâciihim, ve li yebteliyallâhu mâ fî sudûrikum ve li yumahhısa mâ fî kulûbikum, vallâhu alîmun bi zâtis sudûr(sudûri).

Türkçe Çeviri

Sonra indirdi sizlere o gamın/o kederin ardından bir güven, bir uyuklama; örttü/sardı bir tayfayı/bir grubu sizden; ve bir tayfa/bir grup, muhakkak ki kaygıyla/endişeyle doldu onların nefisleri201; zanda/varsayımda bulunurlar Allah'a hak/gerçek haricinde; cahiliye zannı; derler: “Var mı bize işimizden bir şey? De ki: “Doğrusu emrin/işin tamamı Allah'adır”; gizlerler sana açık etmediklerini nefislerinde; derler: “Şayet olsaydı bize o işten/emirden bir şey, katledilmiş35 olmazdık burada”; de ki: “Şayet olsaydınız evlerinizde; mutlak ortaya çıkardı onlar üzerine yazılmış olan katledilme35 onların yatma yerlerine doğru”; ve test etmesi içindir Allah'ın göğüslerinizdekini; ve berraklaştırıp açığa kavuşturur kalplerinizdekini; ve Allah bilendir göğüslerin zatîni/özünü.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>3:154.&nbsp;Sonra O, üzüntünün ardından, sizden bir kısmınıza, güven duygusu, sarıp kuşatan bir iç dinginlik indirdi. Bir kısmınız da can kaygısına düşmüştü. Allah hakkında, tıpkı cahiliye<sup>1</sup>&nbsp;dönemindekine benzer biçimde gerçeğe aykırı bir sanı besliyorlardı. “Bu işten bize ne?” diyorlardı. De ki: “Her şeyin takdiri yalnız Allah’ındır.” Sana, açıklamadıkları şeyleri içlerinde gizliyorlar. “Elimizden bir şey gelseydi buralarda öldürülmezdik.” diyorlar. De ki: “Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, üzerlerine öldürülme yazılmış<sup>2</sup>&nbsp;olanlar düşüp ölecekleri yere kendiliğinden çıkıp gelirlerdi. Allah, bunu, göğüslerinizde olanı sınamak ve kalplerinizdekilerini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü bilir.1-&nbsp;Kur’an; cehaleti, cahiliyeyi; bilgisizlik, bilmezlik, okuryazar olmamak anlamı ile değil; gerçeğin dışında bir şeye inanmak, yapılması gerekenin veya gerçeğin tersini yapmak anlamında kullanmaktadır. Diğer bir deyimle cahiliye, vahiy dışı yaşam biçimi demektir.&nbsp;2-&nbsp;Gerekli görülmüş.göğüslerinizde وَلِيُمَحِّصَ ve açığa çıkarması içindir مَا o şey ki فِيقُلُوبِكُمْ kalblerinizin3:154.&nbsp;Then (He) descended on you from after the grief/depression safety/security, slumbering/dozing (to) cover/make unconscious a group from you, and a group, their selves had interested/concerned them, they suspect with God other than the truth , the pre-Islamic Paganism’s/ignorance’s suspicion . They say: "Is there for us from a thing from the matter/affair?" Say: "That the matter/affair, all of it (is) to God." They hide in themselves what they do not show to you. They say: "If (there) was for us from the matter/affair a thing, we would not (have) killed/fought here here." Say: "If you were in your houses/homes, those who (it) was written/decreed on them the fighting would have emerged/appeared to their places of lying down (beds), and (for) God to test what is in their hearts (innermosts), and to purify/clarify/cleanse what is in your hearts/minds and God (is) knowledgeable with of the chests (innermosts).</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
3 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
4 min مِنْ -
5 bea'di ardından بَعْدِ بعد
6 l-gammi o gamın/o kederin الْغَمِّ غمم
7 emeneten bir güven أَمَنَةً امن
8 nuaasen bir uyuklama نُعَاسًا نعس
9 yegşa örttü/sardı يَغْشَىٰ غشو
10 taifeten bir tayfayı/bir grubu طَائِفَةً طوف
11 minkum sizden مِنْكُمْ -
12 vetaifetun ve bir tayfa/bir grup وَطَائِفَةٌ طوف
13 kad muhakkak ki قَدْ -
14 ehemmethum kaygıyla/endişeyle doldu onların أَهَمَّتْهُمْ همم
15 enfusuhum nefisleri أَنْفُسُهُمْ نفس
16 yezunnune zanda/varsayımda bulunurlar يَظُنُّونَ ظنن
17 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
18 gayra haricinde غَيْرَ غير
19 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
20 zenne zannı ظَنَّ ظنن
21 l-cahiliyyeti cahiliye الْجَاهِلِيَّةِ جهل
22 yekulune derler يَقُولُونَ قول
23 hel var mı هَلْ -
24 lena bize لَنَا -
25 mine مِنَ -
26 l-emri işimizden الْأَمْرِ امر
27 min مِنْ -
28 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
29 kul de ki قُلْ قول
30 inne doğrusu إِنَّ -
31 l-emra emrin/işin الْأَمْرَ امر
32 kullehu tamamı onun كُلَّهُ كلل
33 lillahi Allah'adır لِلَّهِ -
34 yuhfune gizlerler يُخْفُونَ خفي
35 fi فِي -
36 enfusihim nefislerindekini أَنْفُسِهِمْ نفس
37 ma مَا -
38 la لَا -
39 yubdune açık etmediklerini يُبْدُونَ بدو
40 leke sana لَكَ -
41 yekulune derler يَقُولُونَ قول
42 lev şayet لَوْ -
43 kane olsaydı كَانَ كون
44 lena bize لَنَا -
45 mine مِنَ -
46 l-emri o işten/emirden الْأَمْرِ امر
47 şey'un bir şey شَيْءٌ شيا
48 ma مَا -
49 kutilna katledilmiş/öldürülmüş olmazdık قُتِلْنَا قتل
50 hahuna burada هَاهُنَا -
51 kul de ki قُلْ قول
52 lev şayet لَوْ -
53 kuntum olsaydınız كُنْتُمْ كون
54 fi فِي -
55 buyutikum evlerinizde بُيُوتِكُمْ بيت
56 leberaze mutlak ortaya çıkardı لَبَرَزَ برز
57 ellezine olan الَّذِينَ -
58 kutibe yazılmış كُتِبَ كتب
59 aleyhimu onlar üzerine عَلَيْهِمُ -
60 l-katlu ölüm/katledilme الْقَتْلُ قتل
61 ila doğru إِلَىٰ -
62 medaciihim yatma yerlerine onların مَضَاجِعِهِمْ ضجع
63 veliyebteliye ve test etmesi için وَلِيَبْتَلِيَ بلو
64 llahu Allah'ın اللَّهُ -
65 ma مَا -
66 fi فِي -
67 sudurikum göğüslerinizdekini صُدُورِكُمْ صدر
68 veliyumehhisa ve berraklaştırıp açığa kavuşturur وَلِيُمَحِّصَ محص
69 ma مَا -
70 fi فِي -
71 kulubikum kalplerinizdekini قُلُوبِكُمْ قلب
72 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
73 alimun bilendir عَلِيمٌ علم
74 bizati özüyle بِذَاتِ -
75 s-suduri göğüsleri الصُّدُورِ صدر

Notlar

Not

İnsana Yüce Allah’ın yazdığından başkası gelip çatmaz. Yüce Allah’ın dini için savaştan kaçmak isteyenlere Yüce Allah bu ayetle muhteşem bir ders vermektedir. Nerede olursa olsun bir nefse ölüm yazılmışsa o ölüm mutlaka gerçekleşir. Ölüm zamanı ve ölüm yeri Planck zamanı (5.39×10−44 saniye) hassasiyetiyle Levh-i Mahfuz’da (holografik evren prensibi çerçevesinde evrenimizi bir üst boyuttan saran, iki boyutlu, bilgi içeren zar/membran) kayıtlıdır. Asla değişmez, değiştirilemez. Haklı bir sebebe dayanan savaştan ölüm korkusuyla kaçınmak asla doğru değildir. Ölüm yazılmışsa evde yatağında yatan bir kimse veya kaleler içerisinde saklanan bir kimse de olsa ölüm mutlaka ona ulaşır. Bu nedenle; hak yolda yürümekten, öldürülmekten korkmaya; bu nedenle endişelenmeye, kaygı yaşamaya asla gerek yoktur. Gerekli önlemler alındıktan sonra mücadeleye devam edilmelidir.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 154

Sure 3 Ayet 154 - Âl-i İmrân/İmrân Ailesi

Sure 3: Âl-i İmrân/İmrân Ailesi

Ayet No: 154 | Kur'an Ayet No: 447 | آلِ عِمْرَان

Arapça Metin (Harekeli)

447|3|154|ثُمَّ أَنزَلَ عَلَيْكُم مِّنۢ بَعْدِ ٱلْغَمِّ أَمَنَةً نُّعَاسًا يَغْشَىٰ طَآئِفَةً مِّنكُمْ وَطَآئِفَةٌ قَدْ أَهَمَّتْهُمْ أَنفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِٱللَّهِ غَيْرَ ٱلْحَقِّ ظَنَّ ٱلْجَٰهِلِيَّةِ يَقُولُونَ هَل لَّنَا مِنَ ٱلْأَمْرِ مِن شَىْءٍ قُلْ إِنَّ ٱلْأَمْرَ كُلَّهُۥ لِلَّهِ يُخْفُونَ فِىٓ أَنفُسِهِم مَّا لَا يُبْدُونَ لَكَ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ ٱلْأَمْرِ شَىْءٌ مَّا قُتِلْنَا هَٰهُنَا قُل لَّوْ كُنتُمْ فِى بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ ٱلَّذِينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ ٱلْقَتْلُ إِلَىٰ مَضَاجِعِهِمْ وَلِيَبْتَلِىَ ٱللَّهُ مَا فِى صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِى قُلُوبِكُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Latin Literal

154. Summe enzele aleykum min ba’dil gammi emeneten nuâsen yagşâ tâifeten minkum, ve tâifetun kad ehemmethum enfusuhum yezunnûne billâhi gayrel hakkı zannel câhiliyyeh(câhiliyyeti), yekûlûne hel lenâ minel emri min şey’(şey’in), kul innel emre kullehu lillâh(lillâhi), yuhfûne fî enfusihim mâ lâ yubdûne lek(leke), yekûlûne lev kâne lenâ minel emri şey’un mâ kutilnâ hâhunâ, kul lev kuntum fî buyûtikum le berezellezîne kutibe aleyhimul katlu ilâ medâciihim, ve li yebteliyallâhu mâ fî sudûrikum ve li yumahhısa mâ fî kulûbikum, vallâhu alîmun bi zâtis sudûr(sudûri).

Türkçe Çeviri

Sonra indirdi sizlere o gamın/o kederin ardından bir güven, bir uyuklama; örttü/sardı bir tayfayı/bir grubu sizden; ve bir tayfa/bir grup, muhakkak ki kaygıyla/endişeyle doldu onların nefisleri201; zanda/varsayımda bulunurlar Allah'a hak/gerçek haricinde; cahiliye zannı; derler: “Var mı bize işimizden bir şey? De ki: “Doğrusu emrin/işin tamamı Allah'adır”; gizlerler sana açık etmediklerini nefislerinde; derler: “Şayet olsaydı bize o işten/emirden bir şey, katledilmiş35 olmazdık burada”; de ki: “Şayet olsaydınız evlerinizde; mutlak ortaya çıkardı onlar üzerine yazılmış olan katledilme35 onların yatma yerlerine doğru”; ve test etmesi içindir Allah'ın göğüslerinizdekini; ve berraklaştırıp açığa kavuşturur kalplerinizdekini; ve Allah bilendir göğüslerin zatîni/özünü.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>3:154.&nbsp;Sonra O, üzüntünün ardından, sizden bir kısmınıza, güven duygusu, sarıp kuşatan bir iç dinginlik indirdi. Bir kısmınız da can kaygısına düşmüştü. Allah hakkında, tıpkı cahiliye<sup>1</sup>&nbsp;dönemindekine benzer biçimde gerçeğe aykırı bir sanı besliyorlardı. “Bu işten bize ne?” diyorlardı. De ki: “Her şeyin takdiri yalnız Allah’ındır.” Sana, açıklamadıkları şeyleri içlerinde gizliyorlar. “Elimizden bir şey gelseydi buralarda öldürülmezdik.” diyorlar. De ki: “Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, üzerlerine öldürülme yazılmış<sup>2</sup>&nbsp;olanlar düşüp ölecekleri yere kendiliğinden çıkıp gelirlerdi. Allah, bunu, göğüslerinizde olanı sınamak ve kalplerinizdekilerini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü bilir.1-&nbsp;Kur’an; cehaleti, cahiliyeyi; bilgisizlik, bilmezlik, okuryazar olmamak anlamı ile değil; gerçeğin dışında bir şeye inanmak, yapılması gerekenin veya gerçeğin tersini yapmak anlamında kullanmaktadır. Diğer bir deyimle cahiliye, vahiy dışı yaşam biçimi demektir.&nbsp;2-&nbsp;Gerekli görülmüş.göğüslerinizde وَلِيُمَحِّصَ ve açığa çıkarması içindir مَا o şey ki فِيقُلُوبِكُمْ kalblerinizin3:154.&nbsp;Then (He) descended on you from after the grief/depression safety/security, slumbering/dozing (to) cover/make unconscious a group from you, and a group, their selves had interested/concerned them, they suspect with God other than the truth , the pre-Islamic Paganism’s/ignorance’s suspicion . They say: "Is there for us from a thing from the matter/affair?" Say: "That the matter/affair, all of it (is) to God." They hide in themselves what they do not show to you. They say: "If (there) was for us from the matter/affair a thing, we would not (have) killed/fought here here." Say: "If you were in your houses/homes, those who (it) was written/decreed on them the fighting would have emerged/appeared to their places of lying down (beds), and (for) God to test what is in their hearts (innermosts), and to purify/clarify/cleanse what is in your hearts/minds and God (is) knowledgeable with of the chests (innermosts).</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
3 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
4 min مِنْ -
5 bea'di ardından بَعْدِ بعد
6 l-gammi o gamın/o kederin الْغَمِّ غمم
7 emeneten bir güven أَمَنَةً امن
8 nuaasen bir uyuklama نُعَاسًا نعس
9 yegşa örttü/sardı يَغْشَىٰ غشو
10 taifeten bir tayfayı/bir grubu طَائِفَةً طوف
11 minkum sizden مِنْكُمْ -
12 vetaifetun ve bir tayfa/bir grup وَطَائِفَةٌ طوف
13 kad muhakkak ki قَدْ -
14 ehemmethum kaygıyla/endişeyle doldu onların أَهَمَّتْهُمْ همم
15 enfusuhum nefisleri أَنْفُسُهُمْ نفس
16 yezunnune zanda/varsayımda bulunurlar يَظُنُّونَ ظنن
17 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
18 gayra haricinde غَيْرَ غير
19 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
20 zenne zannı ظَنَّ ظنن
21 l-cahiliyyeti cahiliye الْجَاهِلِيَّةِ جهل
22 yekulune derler يَقُولُونَ قول
23 hel var mı هَلْ -
24 lena bize لَنَا -
25 mine مِنَ -
26 l-emri işimizden الْأَمْرِ امر
27 min مِنْ -
28 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
29 kul de ki قُلْ قول
30 inne doğrusu إِنَّ -
31 l-emra emrin/işin الْأَمْرَ امر
32 kullehu tamamı onun كُلَّهُ كلل
33 lillahi Allah'adır لِلَّهِ -
34 yuhfune gizlerler يُخْفُونَ خفي
35 fi فِي -
36 enfusihim nefislerindekini أَنْفُسِهِمْ نفس
37 ma مَا -
38 la لَا -
39 yubdune açık etmediklerini يُبْدُونَ بدو
40 leke sana لَكَ -
41 yekulune derler يَقُولُونَ قول
42 lev şayet لَوْ -
43 kane olsaydı كَانَ كون
44 lena bize لَنَا -
45 mine مِنَ -
46 l-emri o işten/emirden الْأَمْرِ امر
47 şey'un bir şey شَيْءٌ شيا
48 ma مَا -
49 kutilna katledilmiş/öldürülmüş olmazdık قُتِلْنَا قتل
50 hahuna burada هَاهُنَا -
51 kul de ki قُلْ قول
52 lev şayet لَوْ -
53 kuntum olsaydınız كُنْتُمْ كون
54 fi فِي -
55 buyutikum evlerinizde بُيُوتِكُمْ بيت
56 leberaze mutlak ortaya çıkardı لَبَرَزَ برز
57 ellezine olan الَّذِينَ -
58 kutibe yazılmış كُتِبَ كتب
59 aleyhimu onlar üzerine عَلَيْهِمُ -
60 l-katlu ölüm/katledilme الْقَتْلُ قتل
61 ila doğru إِلَىٰ -
62 medaciihim yatma yerlerine onların مَضَاجِعِهِمْ ضجع
63 veliyebteliye ve test etmesi için وَلِيَبْتَلِيَ بلو
64 llahu Allah'ın اللَّهُ -
65 ma مَا -
66 fi فِي -
67 sudurikum göğüslerinizdekini صُدُورِكُمْ صدر
68 veliyumehhisa ve berraklaştırıp açığa kavuşturur وَلِيُمَحِّصَ محص
69 ma مَا -
70 fi فِي -
71 kulubikum kalplerinizdekini قُلُوبِكُمْ قلب
72 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
73 alimun bilendir عَلِيمٌ علم
74 bizati özüyle بِذَاتِ -
75 s-suduri göğüsleri الصُّدُورِ صدر

Notlar

Not

İnsana Yüce Allah’ın yazdığından başkası gelip çatmaz. Yüce Allah’ın dini için savaştan kaçmak isteyenlere Yüce Allah bu ayetle muhteşem bir ders vermektedir. Nerede olursa olsun bir nefse ölüm yazılmışsa o ölüm mutlaka gerçekleşir. Ölüm zamanı ve ölüm yeri Planck zamanı (5.39×10−44 saniye) hassasiyetiyle Levh-i Mahfuz’da (holografik evren prensibi çerçevesinde evrenimizi bir üst boyuttan saran, iki boyutlu, bilgi içeren zar/membran) kayıtlıdır. Asla değişmez, değiştirilemez. Haklı bir sebebe dayanan savaştan ölüm korkusuyla kaçınmak asla doğru değildir. Ölüm yazılmışsa evde yatağında yatan bir kimse veya kaleler içerisinde saklanan bir kimse de olsa ölüm mutlaka ona ulaşır. Bu nedenle; hak yolda yürümekten, öldürülmekten korkmaya; bu nedenle endişelenmeye, kaygı yaşamaya asla gerek yoktur. Gerekli önlemler alındıktan sonra mücadeleye devam edilmelidir.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 35:

Katletmek 


Kısa Açıklama: 35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.
Kavram 201:

Nefis


Kısa Açıklama: 201 Benlik, kişilik, öz varlık.