Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
3. Sûre · Ayet 184
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 184

Arapça Metin (Harekeli)

477|3|184|فَإِن كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِّن قَبْلِكَ جَآءُو بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُنِيرِ

Latin Literal

184. Fe in kezzebûke fe kad kuzzibe rusulun min kablike câu bil beyyinâti vez zuburi vel kitâbil munîr(munîri).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer yalanladılarsa seni; öyle ki muhakkak yalanlandı resûller418 senden önce (ki) geldiler beyanatlarla352; ve zeburla477; ve nurlu* kitapla**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 kezzebuke yalanladılarsa seni كَذَّبُوكَ كذب
3 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
4 kuzzibe yalanlandı كُذِّبَ كذب
5 rusulun resuller رُسُلٌ رسل
6 min مِنْ -
7 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
8 ca'u geldiler جَاءُوا جيا
9 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
10 ve zzuburi ve zeburla وَالزُّبُرِ زبر
11 velkitabi ve kitabı وَالْكِتَابِ كتب
12 l-muniri nurlu الْمُنِيرِ نور

Notlar

Not 1

*Aydınlık veren.**Kutsal kitaplar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 184

Sure 3 Ayet 184 - Âl-i İmrân/İmrân Ailesi

Sure 3: Âl-i İmrân/İmrân Ailesi

Ayet No: 184 | Kur'an Ayet No: 477 | آلِ عِمْرَان

Arapça Metin (Harekeli)

477|3|184|فَإِن كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِّن قَبْلِكَ جَآءُو بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُنِيرِ

Latin Literal

184. Fe in kezzebûke fe kad kuzzibe rusulun min kablike câu bil beyyinâti vez zuburi vel kitâbil munîr(munîri).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer yalanladılarsa seni; öyle ki muhakkak yalanlandı resûller418 senden önce (ki) geldiler beyanatlarla352; ve zeburla477; ve nurlu* kitapla**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 kezzebuke yalanladılarsa seni كَذَّبُوكَ كذب
3 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
4 kuzzibe yalanlandı كُذِّبَ كذب
5 rusulun resuller رُسُلٌ رسل
6 min مِنْ -
7 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
8 ca'u geldiler جَاءُوا جيا
9 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
10 ve zzuburi ve zeburla وَالزُّبُرِ زبر
11 velkitabi ve kitabı وَالْكِتَابِ كتب
12 l-muniri nurlu الْمُنِيرِ نور

Notlar

Not 1

*Aydınlık veren.**Kutsal kitaplar.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 352:

Beyanlı


Kısa Açıklama: 352 Apaçık deklere edilmiş, bildirilmiş, kanıtlı/delilli olarak ortaya çıkmış.
Kavram 418:

Resûl


Kısa Açıklama: 418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  
Kavram 477:

Zebur


Kısa Açıklama: 477 Taş/kil yazıt. Kil tabletler. Üzerine çivi yazısı yazılmış ve sonrası pişirilerek taş haline getirilmiş yazıtlar. Anlarız ki kutsal kitaplar öncesi Yüce Allah insanlara üzerinde çivi yazısı olan tabletler göndermiş. Resûller Yüce Allah'tan aldıkları vahyi taş tabletler üzerine yazmışlar. 3:184 ayetinde nurlu kitap öncesi zikredilmesi taş yazıtların parşömenlerden oluşan kitaplardan daha önce gönderildiğini düşündürür.