Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
3. Sûre · Ayet 188
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 188

Arapça Metin (Harekeli)

481|3|188|لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أَتَوا۟ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا۟ بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا۟ فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ ٱلْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Latin Literal

188. Lâ tahsebennellezîne yefrahûne bi mâ etev ve yuhıbbûne en yuhmedû bi mâ lem yef’alû fe lâ tahsebennehum bi mefâzetin minel azâb(azâbi), ve lehum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Sanma kimseleri (ki) ferahlarlar* verildikleriyle/kavuşturulduklarıyla; ve (onlar) severler** ki övülsünler asla faaliyet içinde olmadıklarıyla; öyle ki sanma onları zaferle çıkanlar azaptan; ve onlaradır elim/acıklı bir azap.

Notlar

Not 1

*Kendilerine verilen şeylerle asla bir ferahlığa, huzura, başarıya ulaşamazlar. **İsterler/arzularlar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 188

Sure 3 Ayet 188 - Âl-i İmrân/İmrân Ailesi

Sure 3: Âl-i İmrân/İmrân Ailesi

Ayet No: 188 | Kur'an Ayet No: 481 | آلِ عِمْرَان

Arapça Metin (Harekeli)

481|3|188|لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أَتَوا۟ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا۟ بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا۟ فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ ٱلْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Latin Literal

188. Lâ tahsebennellezîne yefrahûne bi mâ etev ve yuhıbbûne en yuhmedû bi mâ lem yef’alû fe lâ tahsebennehum bi mefâzetin minel azâb(azâbi), ve lehum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Sanma kimseleri (ki) ferahlarlar* verildikleriyle/kavuşturulduklarıyla; ve (onlar) severler** ki övülsünler asla faaliyet içinde olmadıklarıyla; öyle ki sanma onları zaferle çıkanlar azaptan; ve onlaradır elim/acıklı bir azap.

Notlar

Not 1

*Kendilerine verilen şeylerle asla bir ferahlığa, huzura, başarıya ulaşamazlar. **İsterler/arzularlar.