🖥 Slayt
Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
30. Sûre · Ayet 48
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
🧠 AI Entegrasyonu
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

30. Rûm Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

3455|30|48|ٱللَّهُ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُۥ فِى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ يَشَآءُ وَيَجْعَلُهُۥ كِسَفًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3455|30|48|الله الذي يرسل الريح فتثير سحابا فيبسطه في السما كيف يشا ويجعله كسفا فتري الودق يخرج من خلله فاذا اصاب به من يشا من عباده اذا هم يستبشرون

Latin Literal

48. Allâhullezî yursilur riyâha fe tusîru sehâben fe yebsutuhu fîs semâi keyfe yeşâu ve yec’aluhu kisefen fe terel vedka yahrucu min hılâlih(hılâlihî), fe izâ esâbe bihî men yeşâu min ibâdihî izâ hum yestebşirûn(yestebşirûne).

Türkçe Çeviri

Allah ki gönderendir rüzgârları; öyle ki kaldırır* bir bulutu; öyle ki genişletir onu** gökte180 nasıl dilerse; ve yapar onu** parçalar; öyle ki görürsün yağmuru (ki) çıkar arasından onun***; öyle ki isabet ettirdiği zaman onu**** dilediği kimseye kendi kullarından907; zamandır (ki) onlar***** sevinirler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 allahu Allah ٱللَّهُ -
2 llezi ki ٱلَّذِى -
3 yursilu gönderendir يُرْسِلُ رسل
4 r-riyaha rüzgârları ٱلرِّيَـٰحَ روح
5 fetusiru öyle ki kaldırır فَتُثِيرُ ثور
6 sehaben bir bulutu سَحَابًۭا سحب
7 feyebsutuhu öyle ki genişlerir onu فَيَبْسُطُهُۥ بسط
8 fi فِى -
9 s-semai gökte ٱلسَّمَآءِ سمو
10 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
11 yeşa'u dilerse يَشَآءُ شيا
12 ve yec'aluhu ve yapar onu وَيَجْعَلُهُۥ جعل
13 kisefen parçalar كِسَفًۭا كسف
14 fetera öyle ki görürsün فَتَرَى راي
15 l-vedka yağmuru ٱلْوَدْقَ ودق
16 yehrucu çıkar يَخْرُجُ خرج
17 min مِنْ -
18 hilalihi arasından onun خِلَـٰلِهِۦ ۖ خلل
19 feiza öyle ki فَإِذَآ -
20 esabe isabet ettirdiği zaman أَصَابَ صوب
21 bihi onunla بِهِۦ -
22 men kimseye مَن -
23 yeşa'u dilediği يَشَآءُ شيا
24 min مِنْ -
25 ibadihi kullarından O’nun عِبَادِهِۦٓ عبد
26 iza zamandır (ki) إِذَا -
27 hum onlar هُمْ -
28 yestebşirune sevinirler يَسْتَبْشِرُونَ بشر

Notlar

Not 1

*Allah.

**Bulutu.

***Bulutun. Parçaların arasından; hilalinden.

****Yağmuru.

*****Kullar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Rûm Suresi - Ayet 48

Sure 30: Rûm/Romalılar

Ayet No: 48 | ٱلرُّوم

Arapça Metin (Harekeli)

3455|30|48|ٱللَّهُ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُۥ فِى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ يَشَآءُ وَيَجْعَلُهُۥ كِسَفًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3455|30|48|الله الذي يرسل الريح فتثير سحابا فيبسطه في السما كيف يشا ويجعله كسفا فتري الودق يخرج من خلله فاذا اصاب به من يشا من عباده اذا هم يستبشرون

Latin Literal

48. Allâhullezî yursilur riyâha fe tusîru sehâben fe yebsutuhu fîs semâi keyfe yeşâu ve yec’aluhu kisefen fe terel vedka yahrucu min hılâlih(hılâlihî), fe izâ esâbe bihî men yeşâu min ibâdihî izâ hum yestebşirûn(yestebşirûne).

Türkçe Çeviri

Allah ki gönderendir rüzgârları; öyle ki kaldırır* bir bulutu; öyle ki genişletir onu** gökte180 nasıl dilerse; ve yapar onu** parçalar; öyle ki görürsün yağmuru (ki) çıkar arasından onun***; öyle ki isabet ettirdiği zaman onu**** dilediği kimseye kendi kullarından907; zamandır (ki) onlar***** sevinirler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 allahu Allah ٱللَّهُ -
2 llezi ki ٱلَّذِى -
3 yursilu gönderendir يُرْسِلُ رسل
4 r-riyaha rüzgârları ٱلرِّيَـٰحَ روح
5 fetusiru öyle ki kaldırır فَتُثِيرُ ثور
6 sehaben bir bulutu سَحَابًۭا سحب
7 feyebsutuhu öyle ki genişlerir onu فَيَبْسُطُهُۥ بسط
8 fi فِى -
9 s-semai gökte ٱلسَّمَآءِ سمو
10 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
11 yeşa'u dilerse يَشَآءُ شيا
12 ve yec'aluhu ve yapar onu وَيَجْعَلُهُۥ جعل
13 kisefen parçalar كِسَفًۭا كسف
14 fetera öyle ki görürsün فَتَرَى راي
15 l-vedka yağmuru ٱلْوَدْقَ ودق
16 yehrucu çıkar يَخْرُجُ خرج
17 min مِنْ -
18 hilalihi arasından onun خِلَـٰلِهِۦ ۖ خلل
19 feiza öyle ki فَإِذَآ -
20 esabe isabet ettirdiği zaman أَصَابَ صوب
21 bihi onunla بِهِۦ -
22 men kimseye مَن -
23 yeşa'u dilediği يَشَآءُ شيا
24 min مِنْ -
25 ibadihi kullarından O’nun عِبَادِهِۦٓ عبد
26 iza zamandır (ki) إِذَا -
27 hum onlar هُمْ -
28 yestebşirune sevinirler يَسْتَبْشِرُونَ بشر

Notlar

Not 1

*Allah.

**Bulutu.

***Bulutun. Parçaların arasından; hilalinden.

****Yağmuru.

*****Kullar.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 180:

gök; göğü


Kısa Açıklama: 180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 
Kavram 907:

Kul


Kısa Açıklama: 907 Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan.