Nisâ Suresi - Ayet 24
Sure 4: Nisâ/Kadınlar
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve muhsanât492 kadınlardan (nikâh) (ki) -dışındadır* sağ ellerinizin malik/sahip77 olduğu- Allah'ın kitabıdır/yazgısıdır üzerine*; ve helal kılındı sizlere işte bunun sizlere ötesi/arkası (da) ki bakınırsınız mallarınızla** muhsinîn496 (olmaya), olmaksızın musâfihin494; öyle ki metalanmanızdır54*** onunla (nikâhla) onlardan (sağ ellerinizin malik/sahip olduklarından); öyle ki verin ecirlerini**** bir farz497 (olarak); ve farz497 (olan) sonrasında olmaz bir günah üzerinize onunla (nikâhla) razı olduğunuzdakinde*****; doğrusu Allah oldu bir Alîm8; bir Hakîm9.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velmuhsanatu | ve muhsenât | وَالْمُحْصَنَاتُ | حصن |
| 2 | mine | مِنَ | - | |
| 3 | n-nisa'i | kadınlardan | النِّسَاءِ | نسو |
| 4 | illa | dışındadır | إِلَّا | - |
| 5 | ma | مَا | - | |
| 6 | meleket | malik/sahip olduğu | مَلَكَتْ | ملك |
| 7 | eymanukum | sağ ellerinizin | أَيْمَانُكُمْ | يمن |
| 8 | kitabe | kitabıdır/yazmasıdır | كِتَابَ | كتب |
| 9 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 10 | aleykum | üzerine | عَلَيْكُمْ | - |
| 11 | ve uhille | ve helal kılındı | وَأُحِلَّ | حلل |
| 12 | lekum | sizlere | لَكُمْ | - |
| 13 | ma | مَا | - | |
| 14 | vera'e | ötesi/arkası | وَرَاءَ | وري |
| 15 | zalikum | işe bu sizlere | ذَٰلِكُمْ | - |
| 16 | en | ki | أَنْ | - |
| 17 | tebtegu | bakınırsınız | تَبْتَغُوا | بغي |
| 18 | biemvalikum | mallarınızla | بِأَمْوَالِكُمْ | مول |
| 19 | muhsinine | muhsine (olmaya) | مُحْصِنِينَ | حصن |
| 20 | gayra | olmaksızın | غَيْرَ | غير |
| 21 | musafihine | musâfihin | مُسَافِحِينَ | سفح |
| 22 | fema | öyle ki | فَمَا | - |
| 23 | stemtea'tum | metalandığınızdır | اسْتَمْتَعْتُمْ | متع |
| 24 | bihi | onunla (nikahla)) | بِهِ | - |
| 25 | minhunne | onlardan (kadınlardan) | مِنْهُنَّ | - |
| 26 | fe atuhunne | öyle ki verin | فَاتُوهُنَّ | اتي |
| 27 | ucurahunne | ecirlerini/karşılıklarını | أُجُورَهُنَّ | اجر |
| 28 | ferideten | bir farz (olarak) | فَرِيضَةً | فرض |
| 29 | ve la | ve olmaz | وَلَا | - |
| 30 | cunaha | bir günah | جُنَاحَ | جنح |
| 31 | aleykum | üzerinize | عَلَيْكُمْ | - |
| 32 | fima | فِيمَا | - | |
| 33 | teradeytum | razı olduğunuzdakinde | تَرَاضَيْتُمْ | رضو |
| 34 | bihi | onunla (nikahla) | بِهِ | - |
| 35 | min | مِنْ | - | |
| 36 | bea'di | sonrasında | بَعْدِ | بعد |
| 37 | l-ferideti | farz (olan) | الْفَرِيضَةِ | فرض |
| 38 | inne | doğrusu | إِنَّ | - |
| 39 | llahe | Allah | اللَّهَ | - |
| 40 | kane | oldu | كَانَ | كون |
| 41 | alimen | Alîm | عَلِيمًا | علم |
| 42 | hakimen | Hakîm | حَكِيمًا | حكم |
Notlar
Not 1
*Müslüman erkeklere muhsanât kadınlarla nikâh yazılmıştır. Müminlerin ilk hedefi öncelikle müminât muhsanât kadınlarla nikâhlanmak olmalıdır. Müminât muhsanât kadınlarla nikâhlanma çabalamasına rağmen asla güç yetiremeyenler varsa sağ ellerin malik/sahip olduğu kadınlardan birisiyle nikâhlanabilir. Elbette karşılıklı rızayla. 4:25 ayetinde sağ ellerin malik/sahip olduğu genç kadınlardan müminât (iman etmiş) olanların tercih edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sağ ellerin malik/sahip olduğu kadınlarla yapılan bu nikâh da çiftleri birbirine bağlayan bir nikâhtır (4:21). Geçici bir nikâh asla değildir. Çünkü bu nikâhtan çocuklar doğabilir. Çiftler nikâhın tüm sorumluluklarını ve şartlarını kabul etmiş sayılır. Boşanma şartları da mutlak ki Kur'an'da bildirilen kurallara tabidir. **Nikâhlanarak bir ev geçindirme gücünüz, kuvvetiniz ve malınız varsa. ***Bir kadınla evlilik hayatı paylaşarak geçimlik sağlama.****Muhsanât kadınlarla evlenmek için sadaka/mehir verilir. Sağ ellerin malik/sahip olduğu kadınlar için de nikâha bir karşılık/ecir bir farz/zorunluluk olarak verilmelidir.*****Farz olan ecir/karşılık tamamlanırsa nikâh şekli çiftlerin dilediği gibi yapılabilir.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Alîm
Kısa Açıklama: 8 Bilen.
Hakîm
Kısa Açıklama: 9 Bilge/bilgelikle hükmeden.
Meta
Kısa Açıklama: 54 Sermaye. Yararlanma.
Sağ elin sahip olduğu
Kısa Açıklama: 77 Sözle/antlaşmayla bir başkasının kısmî kontrolüne giren kadın ve erkek. Örnek; bir savaş nedeniyle mülteci konumuna düşmüş evsiz kadın ve erkeklerin bir kamu yönetimi aracılığıyla belirli kişilerin kısmî kontrolüne bir sözleşmeyle/antlaşmayla verilmesi. Örnek; evde ya da iş yerinde çalışmak için iş ahdi yapmış olan çalışanlar.
Muhsanât
Kısa Açıklama: 492 İffeti sağlam, güçlendirilmiş kadınlar. İffetini korumuş, korunmuş kadınlar. Sağlam ve güçlü iffeti nedeniyle ulaşılmaz/erişilmez olmuş kadınlar.
Musâfihât
Kısa Açıklama: 494 Nikâh olmadan bekâr erkeklerle cinsel ilişkiye giren bekâr kadınlar.
Muhsinîn
Kısa Açıklama: 496 İffeti sağlam, güçlendirilmiş erkekler. İffetini korumuş, korunmuş erkekler. Sağlam ve güçlü iffeti nedeniyle ulaşılmaz/erişilmez olmuş erkekler.
Farz kılmak/etmek.
Kısa Açıklama: 497 Uygulamaya koymak, belirlemek, önceden fikslemek/sabitlemek, zorunlu olarak uygulamaya koymak.