Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
5. Sûre · Ayet 106
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

5. Mâide Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

775|5|106|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ شَهَٰدَةُ بَيْنِكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ حِينَ ٱلْوَصِيَّةِ ٱثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ أَوْ ءَاخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ إِنْ أَنتُمْ ضَرَبْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَأَصَٰبَتْكُم مُّصِيبَةُ ٱلْمَوْتِ تَحْبِسُونَهُمَا مِنۢ بَعْدِ ٱلصَّلَوٰةِ فَيُقْسِمَانِ بِٱللَّهِ إِنِ ٱرْتَبْتُمْ لَا نَشْتَرِى بِهِۦ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ وَلَا نَكْتُمُ شَهَٰدَةَ ٱللَّهِ إِنَّآ إِذًا لَّمِنَ ٱلْءَاثِمِينَ

Latin Literal

106. Yâ eyyuhellezîne âmenû şehâdetu beynikum izâ hadara ehadekumul mevtu hînel vasiyyetisnâni zevâ adlin minkum ev âharâni min gayrikum in entum darabtum fîl ardı fe esâbetkum musîbetul mevt(mevti) tahbisûnehumâ min ba’dis salâti fe yuksîmâni billâhi in irtebtum lâ neşterî bihî semenen ve lev kâne zâ kurbâ ve lâ nektumu şehâdetallâhi innâ izen le minel âsimîn(âsimîne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Şahitlik/tanıklık (olsun) aranızda; geldiği/ulaştığı/ziyaret ettiği zaman sizlerden birine ölüm; vasiyet esnasında adil iki kişi (olsun) sizlerden; ya da başka iki kişi sizlerden olmayan; eğer sizler darbettiyseniz/vurduysanız (ayakları) yerde/yeryüzünde; o durumda isabet etti size ölüm musibeti311; tutun o ikisini salâttan5 sonra; öyle ki yemin etsin o ikisi Allah'a eğer şüphelendiyseniz; satmayız onu (yemini) bir fiyata; ve eğer olsa (da) yakınlık sahibi ve de gizlemeyiz şahitliğini Allah'ın; doğrusu biz o zaman mutlak günahkâr kimselerdeniz (diye).

Ahmed Samira Çevirisi

<p>5:106.&nbsp;Ey iman edenler! Eğer birinizde ölüm belirtileri ortaya çıkarsa, vasiyet anında içinizden adalet sahibi iki kişi aranızda tanıklık etsin. Veya yeryüzünde yolculuk ederken<sup>1</sup>&nbsp;ölüm size isabet ederse, sizden olmayan iki kişi tanıklık etsin. Eğer kuşku duyarsanız o iki kişiyi salâttan<sup>2</sup>&nbsp;sonra alıkoyun. “Yakınımız da olsa tanıklığımızı hiçbir bedele satmadık ve Allah’ın tanıklığını gizlemedik. Yoksa öyle yaparsak, günahkârlardan oluruz.” diye Allah’a yemin etsinler.1-&nbsp;Gurbette olduğunuzda.&nbsp;2-&nbsp;Cenaze duasından, töreninden.5:106.&nbsp;You, you those who believed testimony between you if the death attended any of you (at the) time of the bequest/will (bring) two of justice from you or two others from other than you, if you, you moved/mixed in the Earth/land, so the death’s/liflessness’s disaster struck you , you prevent/withhold them (B) from after the prayers, so they (B) swear/make oath with God: "If you become doubtful/suspicious we do not buy volunteer (ourselves) with it a price, and even if (he or she was) of the relations/near, and we do not hide/conceal God’s witness/certification , that we are then from (E) the sinners/criminals."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 şehadetu şahitlik/tanıklık (olsun) شَهَادَةُ شهد
5 beynikum aranızda بَيْنِكُمْ بين
6 iza zaman إِذَا -
7 hadera geldiği/ulaştığı/ziyaret ettiği حَضَرَ حضر
8 ehadekumu sizlerden birine أَحَدَكُمُ احد
9 l-mevtu ölüm الْمَوْتُ موت
10 hine esnasında حِينَ حين
11 l-vesiyyeti vasiyyet الْوَصِيَّةِ وصي
12 snani iki اثْنَانِ ثني
13 zeva kişi ذَوَا -
14 adlin adil عَدْلٍ عدل
15 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
16 ev ya da أَوْ -
17 aharani başka iki kişi اخَرَانِ اخر
18 min مِنْ -
19 gayrikum sizlerden olmayan غَيْرِكُمْ غير
20 in eğer إِنْ -
21 entum sizler أَنْتُمْ -
22 derabtum darp ettiniz/vurdunuz (ayakları) ضَرَبْتُمْ ضرب
23 fi فِي -
24 l-erdi yerde/yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
25 feesabetkum öyle ki isabet etti size فَأَصَابَتْكُمْ صوب
26 musibetu musibeti مُصِيبَةُ صوب
27 l-mevti ölüm الْمَوْتِ موت
28 tehbisunehuma tutun o ikisini تَحْبِسُونَهُمَا حبس
29 min مِنْ -
30 bea'di sonra بَعْدِ بعد
31 s-salati salattan الصَّلَاةِ صلو
32 fe yuksimani öyle ki yemin etsinler o ikisi فَيُقْسِمَانِ قسم
33 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
34 ini eğer إِنِ -
35 rtebtum şüphelendiniz ارْتَبْتُمْ ريب
36 la لَا -
37 neşteri satmayız نَشْتَرِي شري
38 bihi onu (yemini) بِهِ -
39 semenen bir fiyata ثَمَنًا ثمن
40 velev ve eğer وَلَوْ -
41 kane olsa (da) كَانَ كون
42 za ذَا -
43 kurba yakınlık sahibi قُرْبَىٰ قرب
44 ve la ve de وَلَا -
45 nektumu gizlemeyiz نَكْتُمُ كتم
46 şehadete şahitliğini شَهَادَةَ شهد
47 llahi Allah'ın اللَّهِ -
48 inna doğrusu biz إِنَّا -
49 izen o zaman إِذًا -
50 lemine mutlak kimselerdeniz لَمِنَ -
51 l-asimine günahkâr الْاثِمِينَ اثم
Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Mâide Suresi - Ayet 106

Sure 5 Ayet 106 - Mâide/Sofra

Sure 5: Mâide/Sofra

Ayet No: 106 | Kur'an Ayet No: 775 | ٱلْمَائِدَة

Arapça Metin (Harekeli)

775|5|106|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ شَهَٰدَةُ بَيْنِكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ حِينَ ٱلْوَصِيَّةِ ٱثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ أَوْ ءَاخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ إِنْ أَنتُمْ ضَرَبْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَأَصَٰبَتْكُم مُّصِيبَةُ ٱلْمَوْتِ تَحْبِسُونَهُمَا مِنۢ بَعْدِ ٱلصَّلَوٰةِ فَيُقْسِمَانِ بِٱللَّهِ إِنِ ٱرْتَبْتُمْ لَا نَشْتَرِى بِهِۦ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ وَلَا نَكْتُمُ شَهَٰدَةَ ٱللَّهِ إِنَّآ إِذًا لَّمِنَ ٱلْءَاثِمِينَ

Latin Literal

106. Yâ eyyuhellezîne âmenû şehâdetu beynikum izâ hadara ehadekumul mevtu hînel vasiyyetisnâni zevâ adlin minkum ev âharâni min gayrikum in entum darabtum fîl ardı fe esâbetkum musîbetul mevt(mevti) tahbisûnehumâ min ba’dis salâti fe yuksîmâni billâhi in irtebtum lâ neşterî bihî semenen ve lev kâne zâ kurbâ ve lâ nektumu şehâdetallâhi innâ izen le minel âsimîn(âsimîne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Şahitlik/tanıklık (olsun) aranızda; geldiği/ulaştığı/ziyaret ettiği zaman sizlerden birine ölüm; vasiyet esnasında adil iki kişi (olsun) sizlerden; ya da başka iki kişi sizlerden olmayan; eğer sizler darbettiyseniz/vurduysanız (ayakları) yerde/yeryüzünde; o durumda isabet etti size ölüm musibeti311; tutun o ikisini salâttan5 sonra; öyle ki yemin etsin o ikisi Allah'a eğer şüphelendiyseniz; satmayız onu (yemini) bir fiyata; ve eğer olsa (da) yakınlık sahibi ve de gizlemeyiz şahitliğini Allah'ın; doğrusu biz o zaman mutlak günahkâr kimselerdeniz (diye).

Ahmed Samira Çevirisi

<p>5:106.&nbsp;Ey iman edenler! Eğer birinizde ölüm belirtileri ortaya çıkarsa, vasiyet anında içinizden adalet sahibi iki kişi aranızda tanıklık etsin. Veya yeryüzünde yolculuk ederken<sup>1</sup>&nbsp;ölüm size isabet ederse, sizden olmayan iki kişi tanıklık etsin. Eğer kuşku duyarsanız o iki kişiyi salâttan<sup>2</sup>&nbsp;sonra alıkoyun. “Yakınımız da olsa tanıklığımızı hiçbir bedele satmadık ve Allah’ın tanıklığını gizlemedik. Yoksa öyle yaparsak, günahkârlardan oluruz.” diye Allah’a yemin etsinler.1-&nbsp;Gurbette olduğunuzda.&nbsp;2-&nbsp;Cenaze duasından, töreninden.5:106.&nbsp;You, you those who believed testimony between you if the death attended any of you (at the) time of the bequest/will (bring) two of justice from you or two others from other than you, if you, you moved/mixed in the Earth/land, so the death’s/liflessness’s disaster struck you , you prevent/withhold them (B) from after the prayers, so they (B) swear/make oath with God: "If you become doubtful/suspicious we do not buy volunteer (ourselves) with it a price, and even if (he or she was) of the relations/near, and we do not hide/conceal God’s witness/certification , that we are then from (E) the sinners/criminals."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 şehadetu şahitlik/tanıklık (olsun) شَهَادَةُ شهد
5 beynikum aranızda بَيْنِكُمْ بين
6 iza zaman إِذَا -
7 hadera geldiği/ulaştığı/ziyaret ettiği حَضَرَ حضر
8 ehadekumu sizlerden birine أَحَدَكُمُ احد
9 l-mevtu ölüm الْمَوْتُ موت
10 hine esnasında حِينَ حين
11 l-vesiyyeti vasiyyet الْوَصِيَّةِ وصي
12 snani iki اثْنَانِ ثني
13 zeva kişi ذَوَا -
14 adlin adil عَدْلٍ عدل
15 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
16 ev ya da أَوْ -
17 aharani başka iki kişi اخَرَانِ اخر
18 min مِنْ -
19 gayrikum sizlerden olmayan غَيْرِكُمْ غير
20 in eğer إِنْ -
21 entum sizler أَنْتُمْ -
22 derabtum darp ettiniz/vurdunuz (ayakları) ضَرَبْتُمْ ضرب
23 fi فِي -
24 l-erdi yerde/yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
25 feesabetkum öyle ki isabet etti size فَأَصَابَتْكُمْ صوب
26 musibetu musibeti مُصِيبَةُ صوب
27 l-mevti ölüm الْمَوْتِ موت
28 tehbisunehuma tutun o ikisini تَحْبِسُونَهُمَا حبس
29 min مِنْ -
30 bea'di sonra بَعْدِ بعد
31 s-salati salattan الصَّلَاةِ صلو
32 fe yuksimani öyle ki yemin etsinler o ikisi فَيُقْسِمَانِ قسم
33 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
34 ini eğer إِنِ -
35 rtebtum şüphelendiniz ارْتَبْتُمْ ريب
36 la لَا -
37 neşteri satmayız نَشْتَرِي شري
38 bihi onu (yemini) بِهِ -
39 semenen bir fiyata ثَمَنًا ثمن
40 velev ve eğer وَلَوْ -
41 kane olsa (da) كَانَ كون
42 za ذَا -
43 kurba yakınlık sahibi قُرْبَىٰ قرب
44 ve la ve de وَلَا -
45 nektumu gizlemeyiz نَكْتُمُ كتم
46 şehadete şahitliğini شَهَادَةَ شهد
47 llahi Allah'ın اللَّهِ -
48 inna doğrusu biz إِنَّا -
49 izen o zaman إِذًا -
50 lemine mutlak kimselerdeniz لَمِنَ -
51 l-asimine günahkâr الْاثِمِينَ اثم

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 5:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.


Kısa Açıklama: 5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).
Kavram 47:

iman


Kısa Açıklama: 47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.
Kavram 311:

Musibet


Kısa Açıklama: 311 Sıkıntı veren. Yüce Rabbimiz kullarına musibetler göndererek nasıl davranacaklarına bakar. Sabredenler, salâtı ikame edenler ve hakkı/gerçeği tavsiyeleşenler müşdelenir. Bak 2:155.