Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
7. Sûre · Ayet 144
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

7. A'râf Suresi

Ayet 144

Arapça Metin (Harekeli)

1098|7|144|قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ إِنِّى ٱصْطَفَيْتُكَ عَلَى ٱلنَّاسِ بِرِسَٰلَٰتِى وَبِكَلَٰمِى فَخُذْ مَآ ءَاتَيْتُكَ وَكُن مِّنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

Latin Literal

144. Kâle yâ mûsâ innîstafeytuke alen nâsi bi risâlâtî ve bi kelâmî fe huz mâ âteytuke ve kun mineş şâkirîn(şâkirîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Allah): "Ey Mûsâ! Doğrusu ben saflaştırdım seni insanlara karşı; risâletimle223 ve kelamımla369; öyle ki tut/edin verdiğimi* sana; ve ol şükredenlerden."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 stafeytuke saflaştırdım seni اصْطَفَيْتُكَ صفو
5 ala karşı عَلَى -
6 n-nasi insanlara النَّاسِ نوس
7 birisalati risaletimle بِرِسَالَاتِي رسل
8 ve bikelami ve kelamımla وَبِكَلَامِي كلم
9 fehuz öyle ki tut فَخُذْ اخذ
10 ma مَا -
11 ateytuke verdiğimi sana اتَيْتُكَ اتي
12 ve kun ve ol وَكُنْ كون
13 mine مِنَ -
14 ş-şakirine şükredenlerden الشَّاكِرِينَ شكر

Notlar

Not 1

*Taş levhalara/tabletlere yazılan Tevrât'ı.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

A'râf Suresi - Ayet 144

Sure 7 Ayet 144 - A'râf/Üst Boyutlara Yükselme Portalleri

Sure 7: A'râf/Üst Boyutlara Yükselme Portalleri

Ayet No: 144 | Kur'an Ayet No: 1098 | ٱلْأَعْرَاف

Arapça Metin (Harekeli)

1098|7|144|قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ إِنِّى ٱصْطَفَيْتُكَ عَلَى ٱلنَّاسِ بِرِسَٰلَٰتِى وَبِكَلَٰمِى فَخُذْ مَآ ءَاتَيْتُكَ وَكُن مِّنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

Latin Literal

144. Kâle yâ mûsâ innîstafeytuke alen nâsi bi risâlâtî ve bi kelâmî fe huz mâ âteytuke ve kun mineş şâkirîn(şâkirîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Allah): "Ey Mûsâ! Doğrusu ben saflaştırdım seni insanlara karşı; risâletimle223 ve kelamımla369; öyle ki tut/edin verdiğimi* sana; ve ol şükredenlerden."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 ya musa ey Mûsâ يَا مُوسَىٰ -
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 stafeytuke saflaştırdım seni اصْطَفَيْتُكَ صفو
5 ala karşı عَلَى -
6 n-nasi insanlara النَّاسِ نوس
7 birisalati risaletimle بِرِسَالَاتِي رسل
8 ve bikelami ve kelamımla وَبِكَلَامِي كلم
9 fehuz öyle ki tut فَخُذْ اخذ
10 ma مَا -
11 ateytuke verdiğimi sana اتَيْتُكَ اتي
12 ve kun ve ol وَكُنْ كون
13 mine مِنَ -
14 ş-şakirine şükredenlerden الشَّاكِرِينَ شكر

Notlar

Not 1

*Taş levhalara/tabletlere yazılan Tevrât'ı.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 223:

Risâlet


Kısa Açıklama: 223 Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi. 
Kavram 369:

Yüce Allah'ın bir beşere kelam etmesi.


Kısa Açıklama: 369 42:51 ayetinde Yüce Allah bir beşere doğrudan kelam etmesinin asla olmayacağını bildirmiştir. Kelam 3 yöntemle olur. Kişiye doğrudan vahiyle; Mûsâ'nın annesine yapılan vahiy.Bir perde arkasından;  ağaç yada ateş gibi ara bir madde/perde arkasından. Mûsâ'nın Tur dağında ateş üzerinden vahiy alması. Muhammed'in ise ağaç üzerinden vahiy alması. Şerefli bir elçi göndererek; evrenimizin bir üst boyutundan bulunan Cibrîl, Rakim yoldaşları gibi varlıklar Yüce Allah'ın vahyini beşere yine O'nun izniyle vahy ederler.