Yazdır

Yüce Allah aşağıdaki 24:29 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

2818|24|29|لَّيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَدْخُلُوا۟ بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ فِيهَا مَتَٰعٌ لَّكُمْ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ

Leyse aleykum cunâhun en tedhulû buyûten gayre meskûnetin fîhâ metâun lekum, vallâhu ya’lemu mâ tubdûne ve mâ tektumûn.

Yoktur sizlere bir günah/bir suç girmenizde oturulmayan evlere -orada bir geçimlik/bir yararlanma sizlere-; ve Allah bilir ne açığa vurursunuz ve ne gizlersiniz.

 

Bir geçimlik/bir faydalanma olan ve içinde oturulmayan bu evler nedir?

Bu ayet dikkatli okunmalıdır.

Bu ayetin öncesi ayetlerde Yüce Allah kendimize ait olmayan evlere ev halkının izni olmadan girmememiz gerektiğini açıkça bildiriyor. 

Yüce Allah aşağıdaki 24:27 ve 24:28 ayetlerinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

Arapça okunuş

Meal

2816|24|27|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَدْخُلُوا۟ بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتَّىٰ تَسْتَأْنِسُوا۟ وَتُسَلِّمُوا۟ عَلَىٰٓ أَهْلِهَا ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tedhulû buyûten gayra buyûtikum hattâ teste’nisû ve tusellimû alâ ehlihâ, zâlikum hayrun lekum leallekum tezekkerûn.

Ey inanmış kimseler! Girmeyin evlere kendi evleriniz dışında; ta ki ilişki kurarsınız ve selam verirsiniz (ev) halkına; bu daha hayırlıdır sizlere; belki hatırlarsınız.

2817|24|28|فَإِن لَّمْ تَجِدُوا۟ فِيهَآ أَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتَّىٰ يُؤْذَنَ لَكُمْ وَإِن قِيلَ لَكُمُ ٱرْجِعُوا۟ فَٱرْجِعُوا۟ هُوَ أَزْكَىٰ لَكُمْ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

Fe in lem tecidû fîhâ ehaden fe lâ tedhulûhâ hattâ yu’zene lekum ve in kîle lekumurciû ferciû huve ezkâ lekum, vallâhu bimâ ta’melûne alîm.

Öyle ki eğer bulmazsanız orada birini o durumda girmeyin oraya; ta ki izin verilir size; ve eğer denmişse size: “Dönün!” O halde dönün; o daha saftır sizlere ve Allah ne yaparsınız bilendir.

 

Açıktır ki; kendi evimiz dışında evlere izinsiz girmeyeceğiz. Peki o zaman 24:29 ayetinde işaret edilen, içinde oturulmayan olması şartı ile izinsiz girilebilen evler nedir? Bu evler başkalarının evleri olmaz. Çünkü başkalarını evlerine giriş 24:29 ayetinde yasaklanmıştır. Demek ki oturulmayan bu evler kendi evlerimiz olmalıdır. Bu evler neden boş? Çünkü bu evlerde kendimiz oturmuyoruz. Ancak 24:29 ayetinden bu evlerin aralıklı olarak dolabildiği yani bazı zamanlar oturulan evler olduğu anlaşılıyor. Bu da bize bu evlerde bazen oturulduğu, bazen de oturulmadığı gösterir.

Yüce Allah’ın izni ile bu evlerin ne olduğunu daha iyi anlamaya çalışalım;

24:28 ayetinde geçen  ‘فِيهَا’, ‘fîhâ’ edatının ‘orada’ anlamı vardır ve evi işaret eder. Aynı şekilde 24:29 ayetinde geçen ‘فِيهَا’, ‘fîhâ’ edatı da evi işaret eder. Böylece anlarız ki; bir geçimlik olan/bir faydalanma olan şey evden kaynaklanmaktadır.

Yukarıda anlatıldığı üzere bu ev başkasının evi kesinlikle değildir. Kendi evimizdir. Kendi evimize kimseden izin almadan, içinde kendi eşyamız olsun veya olmasın her şekilde girebileceğimiz ortadadır. Yüce Allah aşikar olan bu gerçeği neden işaret etsin? Neden 24:29 ayetine ihtiyaç duyuldu? 

Bize ait olan evlerde başka insanlar oturuyor olabilir mi?

24:29 ayetinden anlıyoruz ki ayette işaret edilen kimseler bu evlerin sahibi olsa da kendileri oturmamaktadır. Başka insanların oturmasına/ikamet etmesine izin vermişler ve bu oturma/ikamet edilme ile bir geçimlik/bir faydalanma/bir gelir elde etmektedirler. Kısacası bu evlerini kiralamaktadırlar. Bir geçimlik/bir faydalanma olan şey kiradır.

(مَتَٰعٌ) (metâun) kelimesi bir geçimlik/bir faydalanma anlamındadır (2:241, 3:14, 3:185, 3:197, 4:77, 9:38, 10:23, 10:70, 13:26, 16:117, 24:29, 28:61, 40:39, 43:35, 57:20). Bu kelimenin bazı çevirilerde eşya olarak çevrildiğini görüyoruz. Bu çeviri kesinlikle yanlıştır. Yukarıda görüldüğü gibi kelimenin tıpatıp aynısının geçtiği ayetler incelendiğinde bu kelimenin anlamının bir geçimlik/bir faydalanma olduğu görülür. Ek bir delil ise ‘lekum’ ‘sizlere’ kelimesidir. Bazı çevirmenler şu şekilde bir çeviri yapmaktadır; ‘İçinde size ait bir eşya olan’. Bu anlamın çıkması mümkün değildir. ‘fîhâ metâun lekum’ geçişinin tam olarak anlamı; ‘orada bir geçimlik/bir faydalanma sizlere’ dir. Açıktır ki evin kendisi bir geçimlik/bir faydalanmadır. 

Yüce Allah evin sahibi biz olmamıza rağmen başkasına kiralanmış olan bu evlere ancak boşaldıkları zaman yani kiracı çıktığı zaman veya evi terk ettiği zaman izinsiz olarak girebileceğimizi, bunda bir günah ve suç olmayacağını bildiriyor. Ancak evde oturan bir kiracı var ise bu evin sahibi biz olsak da giremeyiz. Ancak 24:27 ve 24:28 ayetlerindeki şartlar ile girebiliriz.

Bu ayetten ikincil olarak anladığım şey;
Kendi evimizden başka ev veya evlerimizin olması Kuran’a göre uygundur. Bu evlerin kiraya verilmesi ve buradan elde edilen kira veya kiraların bir geçimlik/bir faydalanma olarak kullanılması Kuran’a uygundur. Kuran bize helal olarak kazandıklarımızdan vergi vermemizi, elde ettiğimiz kazançtan ihtiyaç sahiplerine harcamamızı emrediyor. Harcamamızın ne kadar olması gerektiğini de bildiriyor. Affettiğimiz miktar kadar. Ne cimri, ne de savurgan olmamamızı emrediyor. Dengeli bir harcama öneriyor.

İnfak konusunu okumanızı önemle rica ederim.

İnfak nedir?

Kuran fakir olmamızı emretmiyor. Helal kazanç ile elde edilmiş ev veya evleri ev alamayacak durumda olan kimselere fahiş olmadan, onları sömürmeden kiralamak Kuran'a uygundur. 
Not: Ev veya evlerden gelen gelirin vergisini vererek topluma destek olmak, affettiğimiz bir kısmını ihtiyaç olanlara vermek de erdemliliktir.

En doğrusunu Allah bilir.