Bu konu ile ilgili detaylı inceleme yapılmıştı. Lütfen öncelikle aşağıdaki makaleyi okuyunuz.

https://kuranmucizeler.com/tarik-yildizi-pulsar-vuruslu-yildiz-notron-yildizi-insan-neden-yaratildigina-bir-baksin-2

Bu makalede konu özetlenecek ve ayrıca Kuran’da su (mai) kelimesi ile meni (semen) kelimesinin kullanımları ile ilgili ayrıntılı bilgi verilecektir.

 

Tarık suresi 1-7 ayetler.

Ayet No

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça Okunuş

Meal

1

5930|86|1|وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

Ves semai vet tarık.

Sema'ya ve Tarık'a ant olsun,

2

5931|86|2|وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

Ve ma edrake met tarik.

Tarık'ın ne olduğunu sana bildiren nedir?

3

5932|86|3|ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ

En necmus sakıb.

O, delip geçen yıldızdır.

4

5933|86|4|إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ

İn kullu nefsin lemma aleyha hafız.

Hiçbir nefis* yoktur ki üzerinde koruyucu* bulunmasın.

5

5934|86|5|فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ

Fel yenzuril insanu mimme hulık.

İnsan neden yaratıldığına bir baksın.

6

5935|86|6|خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ

Hulika min main dafik.

Klasik çeviri: Atılan bir sudan yaratıldı.

7

5936|86|7|يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

Yahrucu min beynis sulbi vet teraib.

Klasik çeviri: Omurga ile göğüs kemikleri arasından çıkar.

 

Bu ayetlerde inanılmaz muhteşemlikte mucizeler vardır.

1-5 ayetler başka bir makalede detaylı olarak anlatılmıştı. Lütfen okuyunuz. 

https://kuranmucizeler.com/tarik-yildizi-pulsar-vuruslu-yildiz-notron-yildizi-insan-neden-yaratildigina-bir-baksin

1-5 ayetleri özetleyecek olursak;

  • Tarık yıldızı nötron yıldızıdır.
  • Vuruşludur.
  • Delip geçen yıldızdır.
  • 2 nötron yıldızının çarpışması ile demir elementinden daha ağır elementler oluşur. Bu ağır elementler insanı koruyan başta savunma sistemi olmak üzere birçok koruyucuda aktif rol oynar. (Demirden daha ağır elementlerin nasıl oluştuğu tam olarak anlaşılamıyordu. 2017 yılında yapılan bir keşifte ağır atomların 2 nötron yıldızının çarpışması sonucu gerçekleştiği anlaşıldı.) 

 

6. ve 7. ayetlerde ise çok başka bir mucize vardır.

Yüce Allah 86:5 ayetinde insan neden yaratıldığına bir baksın buyurmaktadır. Yaratıcı insanlara bir görev vermiştir. İnsanlar neden yaratıldığını araştırmalıdır. Bu bir emirdir. Peki, Yüce Allah bir ipucu vermiş midir?

Evet;

Hemen sonraki 86:6 ayetinde bol miktarda, dökülen-yağdırılan bir sudan (mai) yaratıldığını buyurmaktadır.

Acaba başka ipucu vermiş midir?

21:20 ayetinde ‘O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan (mai) oluşturduk-yarattık. Hala iman etmeyecekler mi?’

25:54 ayetindeSudan (mai) bir insan yaratıp, onu nesep ve sıhriyet akrabaları halinde oluşturan O'dur. Rabbin çok güçlüdür.’

 

Çok net olarak söylenebilir ki her canlı şey sudan (mai) yaratılmıştır. İnsan da canlı olduğuna göre insan da sudan (mai) yaratılmıştır. Zaten Yüce Allah 25:54 ayetinde bunu açıklığa kavuşturmuştur. Hiç şüphe yok.

Ayrıca ek olarak 77:22 ayetinde insanı sudan yarattığını bildirmiştir. Yine 32:8 ayetinde insanın soyunu hakir bir sudan yarattığını bildirmiştir.

 

İnsanın sudan (mai) yaratılması yüz yıllardır yanlış anlaşılmıştır. Özellikle 86:6 ayeti. Zaten yanlış anlaşılması da çok doğaldır. Bu ayetleri Tarık yıldızı ile birleştiremedikleri için meal ve tefsirciler farklı yorumlar getirmek zorunda kalmışlardır. Bol miktarda, dökülen-yağdırılan suyu (mai) erkek menisi olarak anlamlandırmışlardır.

Dolayısı ile yanlış yanlışı doğurmuş ve 86:7 ayeti de yanlış olarak anlamlandırılmıştır. 86:7 ayeti 86:6 ayetinde insanın yaratıldığı suyun (mai) kaynağını bildirmektedir. Su yanlış olarak erkeğin menisi (semen) şekline anlaşılınca 86:7 ayetindeki s-sulbi ve tteraibi kelimelerinin anlamları yaygın anlamlarından ziyade uzak anlamları ile anlaşılmış ve bu dökülen-yağdırılan suyun (mai) omurga ile göğüs kemikleri arasından çıktığı sonucuna yanlış olarak varılmıştır.

Aşağıda bu çok önemli kelimelerin anlamları verilmiştir.

(ٱلصُّلْبِ) s-sulbi kelimesi kökü (صلب) anlamı çok sıkı olan (firm), sert-biçimi bozulmayan-kaskatı (rigit), çok çetin-sert (stiff), çok sağlam-sert (robust), çok dayanıklı (sturdy), çok güçlü (strong) anlamlarındadır. Sağlam olması anlamında bu kelimenin omurga kemiği (vertebra) anlamı da vardır. Hans Wehr 4th ed., page 608 (of 1303), Lane's Lexicon, page 1721 (of 3039)

(ٱلتَّرَآئِبِ) tteraibi kelimesi kökü (ترب) anlamı toz (dust), çok tozlu hale gelen (abounded with dust) anlamındadır. Bu kelimenin bir anlamı da iki meme arasındaki kemiktir (sternum kemiği). Hans Wehr 4th ed., page 112 (of 1303),  Lane's Lexicon, page 300 (of 3039)  

 

Şimdi modern bilim ışığında ayetler üstünde düşünelim.

Her canlının sudan (mai) yaratılması, insanın evreler geçirerek yerden (ard) yaratılması (Dünya toprağından), insanın sudan (mai) yaratılması evrim sürecini işaret etmektedir.

Bu konu ile ilgili detaylı makaleler aşağıdan okunabilir. Lüfen konuya hakim olmak için okuyunuz.

https://kuranmucizeler.com/her-canli-seyi-sudan-yarattik-kuran-ve-evrim-teorisi

https://kuranmucizeler.com/kuran-ve-evrim-o-sizi-evrelerden-gecirerek-yerden-dunya-dan-bir-bitki-gibi-bitirdi

 

Açıkça görülmektedir ki insan sudan (mai) yaratılmıştır. Yüce Allah Kuran’da insanın yaratılışının sudan (mai) olduğunu anlatmak için her yerde su (mai) kelimesini kullanmıştır. Meni (semen) kelimesini değil.

Peki, meni (semen) için ayrı bir kelime kullanmış mıdır?

Evet.  

Yüce Allah aşağıdaki ayete şu şekilde buyurmuştur.

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

5586|75|37|أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِىٍّ يُمْنَىٰ

E lem yeku nutfeten min meniyin yumna.

Değil miydi kendisi dökülen meniden (semen) bir nutfe?

 

75:37 ayetinde insanın dökülen bir meniden (semen) ortaya çıkan nutfeden yaratıldığı net olarak bildirilmiştir.

Açıkça meni (semen) kelimesi kullanılmıştır. Su (mai) kelimesi kullanılmamıştır.

 

Bu da açık bir delildir ki insanın sudan (mai) yaratılması meniden (semenden) yaratılması anlamında değildir. Yüce Allah bunu için zaten meni (semen) kelimesini kullanabilirdi. İnsanın sudan yaratılması tüm canlıların sudan (mai) yaratılması gibi evrim sürecini ile gerçekleşmiştir.

 

İnsanın ve tüm canlıların yaratıldığı su (mai) evrende ilk olarak ne zaman ortaya çıkmıştır?

İşte Tarık suresi 7. ayet buna cevap vermektedir.   

s-sulbi ve tteraibi kelimelerinin anlamı Tarık yıldızı (nötron) yıldızı ile birleştirildiğinde insanın yaratıldığı ilk suyun (mai) süpernova patlaması sonrası oluştuğu çok net bir şekilde görülür.

86:7 ayeti modern bilim ışığında aşağıdaki gibi anlamlandırılır.

#

Kelime

Anlam

Kök

1

yehrucu:

meydana gelir-ortaya çıkar

خرج

2

min:

 -ndan (from)

 

3

beyni:

ayrılması

بين

4

s-sulbi:

inanılmaz sert-sıkı-sağlam olanın (Tarık yıldızı)

صلب

5

ve tteraibi:

ve tozun

ترب

 

İnsanın süpernova patlamalarından çıkan sudan (mai) nasıl yaratıldığı öğrenmek için lütfen tıklayınız. Bu makale konunun iyi anlaşılması için çok önemlidir. Lütfen okuyunuz. 

https://kuranmucizeler.com/tarik-yildizi-pulsar-vuruslu-yildiz-notron-yildizi-insan-neden-yaratildigina-bir-baksin-2

 

Aşağıda Kuran’da geçen su (mai) kelimesi geçişleri gösterilmiştir.

Belirlilik takısıyla;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

1004|7|50|وَنَادَىٰٓ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ أَنْ أَفِيضُوا۟ عَلَيْنَا مِنَ ٱلْمَآءِ أَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

Ve nada ashabun nari ashabel cenneti en efidu aleyna minel mai ev mimma rezekakumullah, kalu innallahe harremehuma alel kafirin.

Ateş halkı, Cennet halkına, "Suyunuzdan veya Allah'ın rızık olarak verdiği şeylerden biraz da bize verin." diye feryat ederler. Onlar, "Allah, bu ikisini gerçeği yalanlayan nankörlere haram kılmıştır." derler.

1514|11|43|قَالَ سَـَٔاوِىٓ إِلَىٰ جَبَلٍ يَعْصِمُنِى مِنَ ٱلْمَآءِ قَالَ لَا عَاصِمَ ٱلْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِلَّا مَن رَّحِمَ وَحَالَ بَيْنَهُمَا ٱلْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُغْرَقِينَ

Kale seavi ila cebelin ya'sımuni minel mai kale la asımel yevme min emrillahi illa men rahim, ve hale beynehumal mevcu fe kane minel mugrakin.

O: "Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır." deyince; "Bugün Allah'ın rahmetine erişenden başkasını, Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur." dedi. Aralarına dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.

2511|21|30|أَوَلَمْ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَٰهُمَا وَجَعَلْنَا مِنَ ٱلْمَآءِ كُلَّ شَىْءٍ حَىٍّ أَفَلَا يُؤْمِنُونَ

E ve lem yerellezine keferu ennes semavati vel arda kaneta retkan fe fetaknahuma, ve cealna minel mai kulle şey'in hayy, e fe la yu'minun.

O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk-yarattık. Hala iman etmeyecekler mi?

2907|25|54|وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ مِنَ ٱلْمَآءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُۥ نَسَبًا وَصِهْرًا وَكَانَ رَبُّكَ قَدِيرًا

Ve huvellezi halaka minel mai beşeren fe cealehu neseben ve sıhra, ve kane rabbuke kadira.

Sudan bir insan yaratıp, onu nesep ve sıhriyet akrabaları halinde oluşturan O'dur. Rabbin çok güçlüdür.

 

Belirlilik takısı olmadan;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

171|2|164|إِنَّ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلْفُلْكِ ٱلَّتِى تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلْمُسَخَّرِ بَيْنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

İnne fi halkıs semavati vel ardı vahtilafil leyli ven nehari vel fulkilleti tecri fil bahri bima yenfeun nase ve ma enzelallahu mines semai min main fe ahya bihil arda ba'de mevtiha ve besse fiha min kulli dabbe, ve tasrifir riyahı ves sehabil musahhari beynes semai vel ardı le ayatin li kavmin ya'kılun.

Göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün birbirlerini ardı sıra takip etmesinde; insanların yararlanmaları için denizde yüzen gemilerde, Allah'ın gökten indirip, onunla ölü toprağa hayat vererek, orada her türlü canlının yaşamasını sağladığı suda, rüzgarın yönlendirilmesinde, emre hazır bulutların yer ile gök arasında hareket ettirilmesinde aklını kullanan bir toplum için birçok kanıt vardır.

1764|14|16|مِّن وَرَآئِهِۦ جَهَنَّمُ وَيُسْقَىٰ مِن مَّآءٍ صَدِيدٍ

Min veraihi cehennemu ve yuska min main sadid.

Onun ardından da Cehennem vardır ve irinli sudan içirilecektir.

2834|24|45|وَٱللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَآبَّةٍ مِّن مَّآءٍ فَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰ بَطْنِهِۦ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰ رِجْلَيْنِ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰٓ أَرْبَعٍ يَخْلُقُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Vallahu halaka kulle dabbetin min main, fe minhum men yemşi ala batnih ve minhum men yemşi ala ricleyn ve minhum men yemşi ala erba', yahlukullahu ma yeşau, innellahe ala kulli şey'in kadir.

Allah, hareket eden her canlıyı sudan yarattı. Onların kimisi karnı, kimisi iki ayağı, kimisi de dört ayağı üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Kuşkusuz, Allah'ın Her Şeye Gücü Yeter.

3509|32|8|ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُۥ مِن سُلَٰلَةٍ مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ

Summe ceale neslehu min sulaletin min main mehin.

Sonra onun soyunu bir özden, basit bir sudan, devam ettirdi.

4558|47|15|مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ فِيهَآ أَنْهَٰرٌ مِّن مَّآءٍ غَيْرِ ءَاسِنٍ وَأَنْهَٰرٌ مِّن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۥ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَٰلِدٌ فِى ٱلنَّارِ وَسُقُوا۟ مَآءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَآءَهُمْ

Meselul cennetilleti vuidel muttekun, fiha enharun min main gayri asin, ve enharun min lebenin lem yetegayyer ta'muh, ve enharun min hamrin lezzetin liş şaribin, ve enharun min aselin musaffa, ve lehum fiha min kullis semerati ve magfiretun min rabbihim, ke men huve halidun fin nari ve suku maen hamimen fe kattaa em'aehum.

Takva* sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan* nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?

5640|77|20|أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ

E lem nahlukkum min main mehin.

Sizi hakir bir sudan yaratmadık mı?

5935|86|6|خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ

Hulika min main dafik.

Atılan-yağdırılan bir sudan yaratıldı;

 

En doğrusunu Allah bilir.