Yazdır

Yüce Allah 4:87 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır;

Kuran Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

Arapça okunuş

Meal

580|4|87|ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ ٱللَّهِ حَدِيثًا

Allâhu lâ ilâhe illâ huve. Le yecmeannekum ilâ yevmil kıyâmeti lâ raybe fîhi. Ve men asdeku minallâhi hadîsâ.

Allah; yoktur ilah O'nun dışında; mutlak bir araya toplar sizi kıyamet gününde; yoktur şüphe onda; ve bir sözde/bir hadiste Allah’tan daha doğru kim?

 

(حَدِيثًا) hadîsâ kelimesi kökü (حدث) söz-söylev-konuşma (speech), söz etmek (talk), beyan-ifade (statement), bilgi-haber (tiding-news) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 190 (of 1303) ve Brill, page 194 (of 1063)

Ve men asdeku minallâhi hadîsâ.’ ‘ve bir sözde/bir hadiste Allah’tan daha doğru kim?

Daha ne buyursun Yüce Allah? Daha nasıl uyarsın? Ayetin başında Yüce Allah’ın tek ilah olduğuna işaret var. Daha sonra O’nun sözünün/hadisinin) en doğru söz/hadis olduğuna işaret var.

Yüce Allah’ın sözü nedir?

Yüce Allah’ın tek bir hadisi/sözü vardır. O da Kuran’dır. Kuran haricinde Yüce Allah’ın bir sözü/hadisi yoktur. Bizlere Yüce Allah’ın sözüymüş gibi sunulan, peygamberin sünneti kılıfı altında şeytan tarafından manipüle edilmiş/yönlendirilmiş sözlerin/hadislerin Yüce Allah’ın sözü ile hiçbir ilgisi yoktur. Buharî, Müslüm, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesa’î, İbn Mâce ve daha başka birçok kişinin toplamış olduğu bu sözler/hadisler şeytanın oyun sahası, aldatma sahası, aldatma aracı olmuştur. Yüce Allah’ın sözü olan Kuran’la aldatamayan şeytan Yüce Allah’ın dosdoğru yolu olan Kuran üzerine bu şekilde oturmuş ve Yüce Allah’ın sözü/hadisi haricinde sözler/hadisler ürettirerek çoğu kimseyi aldatmıştır. Bunu da Yüce Allah’a ve O’nun peygamberlerine sayısız iftira atarak yapmıştır. Yüce Allah katından geldiği yani Yüce Allah’ın sözü olduğu asla kesin olmayan binlerce sözü/hadisi dinde kaynak ettirmiş ve insanları Kuran’ın yolundan saptırmıştır. Şirk günahını işletmiştir. Müşrik etmiştir.

Kuran haricinde bir sözü dinde kaynak edinenler Yüce Allah’ın sözüne ortak koşmuşlar demektir. Kısacası müşrik olmuşlar demektir.

Oysa Yüce Allah ayette ne bildiriyor? Yüce Allah’ın hadisinden/sözünden daha doğru bir söz/bir hadis olmaz, olamaz. Demek ki bize düşen görev Yüce Allah’ımıza güvenmek ve dinde sadece O’nun sözüne/hadisine tabi olmaktır. Bu da sadece Kuran’a tabi olmak ile olur. Kuran haricinde dinde hüküm koyan her ne söz varsa elimizin tersi ile onları itip terk etmeliyiz. Tüm hayatımızı sadece Kuran’a göre tasarlamalıyız. Bizleri doğru yola kılavuzlaması için bol bol çağrıda bulunmalıyız.  

Ancak şeytan boş durmamaktadır;

"Kuran'ı anlayamazsınız.", "Kuran yetmez.",  "Kuran'ı sadece peygamber anlar. Sünneti ile insanlara açıklar ve öğretir.", "Kuran okumak ve ona göre amel etmek dinden çıkarır.", "Hadisler de vahiydir." gibi sözler ile bizlere vesvese vermeye devam etmektedir. Oysa Kuran'ı anlayarak okuyan bir kimsenin doğru yolu bulamaması söz konusu bile değildir. Kuran'ı anlayarak okuyan herkes kendisine yetecek olan hidayeti bulacaktır.

Yüce Allah'ın sözü olan Kuran'ı meallerden okuyunuz. Ancak meal Sebeb-i Nüzul denilen uydurulmuş hadisler ışığında yapılmış ise o meali okumayınız. Arapçasından gramere uygun olarak yapılan birebir çevirileri okumaya çalışınız.  

En doğrusunu Allah bilir.