Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
🧠 AI Entegrasyonu
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 896:

Zâhir

Bu kavram 6 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

896Görünür, algılanabilir, belirgin, aşikar, bariz, göze çarpan, açık, belli, besbelli, görünürdeki; dışsal, harici, zahiri; görünüşte, dış, dış taraf.

30. Rûm Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

3414|30|7|يَعْلَمُونَ ظَٰهِرًا مِّنَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ ٱلْءَاخِرَةِ هُمْ غَٰفِلُونَ

Latin Literal

7. Ya’lemûne zâhiren minel hayâtid dunyâ, ve hum anil âhıreti hum gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Bilirler bir zâhiri896 dünya hayatından ve onlar ahiretten* (ki) onlar gâfillerdir310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم
2 zahiran bir zahiri ظَاهِرًا ظهر
3 mine مِنَ -
4 l-hayati hayatından الْحَيَاةِ حيي
5 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
6 vehum ve onlar وَهُمْ -
7 ani عَنِ -
8 l-ahirati ahiretten الْاخِرَةِ اخر
9 hum onlar هُمْ -
10 gafilune gafillerdir غَافِلُونَ غفل

Notlar

Not 1

*Öteki hayattan.

30. Rûm Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3425|30|18|وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3425|30|18|وله الحمد في السموت والارض وعشيا وحين تظهرون

Latin Literal

18. Ve lehul hamdu fîs semâvâti vel ardı ve aşiyyen ve hîne tuzhırûn(tuzhırûne).

Türkçe Çeviri

Ve O’nadır* hamd3 göklerde162 ve yerde; ve akşam ve zahir896 olduğunuz** an.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 velehu Ve O’nadır وَلَهُ -
2 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
3 fi فِي -
4 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
6 ve aşiyyen ve akşam وَعَشِيًّا عشو
7 ve hine ve an وَحِينَ حين
8 tuzhirune zahir olduğunuz تُظْهِرُونَ ظهر

Notlar

Not 1

*Allah'adır.

**Gündüz vakitleri.

30. Rûm Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

3448|30|41|ظَهَرَ ٱلْفَسَادُ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِى ٱلنَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3448|30|41|ظهر الفساد في البر والبحر بما كسبت ايدي الناس ليذيقهم بعض الذي عملوا لعلهم يرجعون

Latin Literal

41. Zaharel fesâdu fîl berri vel bahri bimâ kesebet eydin nâsi, li yuzîkahum ba’dallezî amilû leallehum yerciûn(yerciûne).

Türkçe Çeviri

Zâhir896 oldu fesat265 karada ve bahrda kazandıklarıyla insanların ellerinin; tattırması içindir* onlara bir kısmını ki yaptıklarıdır; belki onlar dönerler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 zehera zahir oldu ظَهَرَ ظهر
2 l-fesadu fesat ٱلْفَسَادُ فسد
3 fi فِى -
4 l-berri karada ٱلْبَرِّ برر
5 velbehri ve bahrda وَٱلْبَحْرِ بحر
6 bima بِمَا -
7 kesebet kazandıklarıyla كَسَبَتْ كسب
8 eydi ellerinin أَيْدِى يدي
9 n-nasi insanların ٱلنَّاسِ نوس
10 liyuziykahum tattırması için onlara لِيُذِيقَهُم ذوق
11 bea'de bir kısmını بَعْضَ بعض
12 llezi ki ٱلَّذِى -
13 amilu yaptıklarıdır عَمِلُوا۟ عمل
14 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
15 yerciune dönerler يَرْجِعُونَ رجع

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fesat çıkarmak

Kavram 265

265Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Zâhir

Kavram 896

896Görünür, algılanabilir, belirgin, aşikar, bariz, göze çarpan, açık, belli, besbelli, görünürdeki; dışsal, harici, zahiri; görünüşte, dış, dış taraf.

31. Lokman Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

3487|31|20|أَلَمْ تَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَأَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُۥ ظَٰهِرَةً وَبَاطِنَةً وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَٰبٍ مُّنِيرٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

3487|31|20|الم تروا ان الله سخر لكم ما في السموت وما في الارض واسبغ عليكم نعمه ظهره وباطنه ومن الناس من يجدل في الله بغير علم ولا هدي ولا كتب منير

Latin Literal

20. EE lem terev ennellâhe sehhare lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı ve esbega aleykum niamehu zâhireten ve bâtıneh(bâtıneten), ve minen nâsi men yucâdilu fîllâhi bi gayri ilmin ve lâ huden ve lâ kitâbin munîr(munîrin).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez misiniz ki Allah boyun eğdirdi sizlere göklerdekini162 ve yerdekini; ve bollaştırdı üzerinize kendi nimetlerini bir zâhir896 (olarak) ve bir bâtın897 (olarak)? Ve insanlardan kimi mücadele eder Allah'ta* olmaksızın bir ilim1143; ve ne de bir kılavuz ve ne de nurlanmış** bir kitap***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 terav görmez misin تَرَوْا۟ راي
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah ٱللَّهَ -
5 sehhara boyun eğdirdi سَخَّرَ سخر
6 lekum sizlere لَكُم -
7 ma مَّا -
8 fi فِى -
9 s-semavati göklerdekini ٱلسَّمَـٰوَٰتِ سمو
10 ve ma ve وَمَا -
11 fi فِى -
12 l-erdi ve yerdekini ٱلْأَرْضِ ارض
13 ve esbega ve bollaştırdı وَأَسْبَغَ سبغ
14 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
15 niamehu kendi nimetlerini نِعَمَهُۥ نعم
16 zahiraten bir zâhir (olarak) ظَـٰهِرَةًۭ ظهر
17 ve batineten ve bâtın (olarak) وَبَاطِنَةًۭ ۗ بطن
18 vemine ve وَمِنَ -
19 n-nasi insanlardan ٱلنَّاسِ نوس
20 men kimi مَن -
21 yucadilu mücadele eder يُجَـٰدِلُ جدل
22 fi فِى -
23 llahi Allah'ta ٱللَّهِ -
24 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
25 ilmin bir ilim عِلْمٍۢ علم
26 ve la ve ne de وَلَا -
27 huden bir kılavuz هُدًۭى هدي
28 ve la ve ne de وَلَا -
29 kitabin bir kitap كِتَـٰبٍۢ كتب
30 munirin nurlanmış مُّنِيرٍۢ نور

Notlar

Not 1

*Fi edatı Allah hakkında. 

**Yaydığı aydınlıkla Allah'un nuru olmuş bir kitap. Kutsal kitaplar. Nur:35 ayetinde bakın.

***Kutsal kitaplar. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Zâhir

Kavram 896

896Görünür, algılanabilir, belirgin, aşikar, bariz, göze çarpan, açık, belli, besbelli, görünürdeki; dışsal, harici, zahiri; görünüşte, dış, dış taraf.

Bâtın

Kavram 897

897İç, dahili, batıni, en içteki, özsel; gizli, saklı.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

34. Sebe' Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3622|34|18|وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ ٱلْقُرَى ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا قُرًى ظَٰهِرَةً وَقَدَّرْنَا فِيهَا ٱلسَّيْرَ سِيرُوا۟ فِيهَا لَيَالِىَ وَأَيَّامًا ءَامِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3622|34|18|وجعلنا بينهم وبين القري التي بركنا فيها قري ظهره وقدرنا فيها السير سيروا فيها ليالي واياما امنين

Latin Literal

18. Ve cealnâ beynehum ve beynel kurelletî bâreknâ fîhâ kuren zâhireten ve kaddernâ fîhes seyr(seyre), sîrû fîhâ leyâliye ve eyyâmen âminîn(âminîne).

Türkçe Çeviri

Ve yaptık aralarında onların* ve arasında kentlerin ki bereketledirdiğimizdir orada kentler** bir zâhir896 (olarak) ve takdir ettik orada*** dolaşmayı; dolaşın orada*** geceleri ve günleri eminler (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
2 beynehum aralarında onların بَيْنَهُمْ بين
3 ve beyne ve arasında وَبَيْنَ بين
4 l-kura kentlerin ٱلْقُرَى قري
5 lleti ki ٱلَّتِى -
6 barakna bereketledirdiğimizdir بَـٰرَكْنَا برك
7 fiha orada فِيهَا -
8 kuran kentler قُرًۭى قري
9 zahiraten bir zâhir (olarak) ظَـٰهِرَةًۭ ظهر
10 ve kadderna ve takdir ettik وَقَدَّرْنَا قدر
11 fiha orada فِيهَا -
12 s-seyra dolaşmayı ٱلسَّيْرَ ۖ سير
13 siru dolaşın سِيرُوا۟ سير
14 fiha orada فِيهَا -
15 leyaliye geceleri لَيَالِىَ ليل
16 ve eyyamen ve günleri وَأَيَّامًا يوم
17 aminine eminler (olarak) ءَامِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Sebelilerin.

**Kentlerin arasında bereketli kentler.

***Kentlerde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zâhir

Kavram 896

896Görünür, algılanabilir, belirgin, aşikar, bariz, göze çarpan, açık, belli, besbelli, görünürdeki; dışsal, harici, zahiri; görünüşte, dış, dış taraf.

57. Hadid Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

5076|57|3|هُوَ ٱلْأَوَّلُ وَٱلْءَاخِرُ وَٱلظَّٰهِرُ وَٱلْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

Latin Literal

3. Huvel evvelu vel âhiru vez zâhiru vel bâtın(bâtınu), ve huve bi kulli şey’in alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

O* (ki) Evvel'dir894; ve Âhir'dir895; ve Zâhir'dir896; ve Bâtın'dır897; ve O* (ki) her bir şeye bir Alîm'dir8.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 huve O (ki) هُوَ -
2 l-evvelu Evveldir الْأَوَّلُ اول
3 vel'ahiru ve Âhir'dir وَالْاخِرُ اخر
4 ve zzahiru ve Zâhir'dir وَالظَّاهِرُ ظهر
5 velbatinu ve Bâtın'dır وَالْبَاطِنُ بطن
6 ve huve ve O (ki) وَهُوَ -
7 bikulli her bir بِكُلِّ كلل
8 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
9 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Evvel

Kavram 894

 894İlk, ilksel, birincil, önemli, asli, en mühim, başlıca, ana, esas; ilk kısım, başlangıç, temel, esas, ana, kadim.

Âhir

Kavram 895

 895Son, nihai, en uç.

Zâhir

Kavram 896

896Görünür, algılanabilir, belirgin, aşikar, bariz, göze çarpan, açık, belli, besbelli, görünürdeki; dışsal, harici, zahiri; görünüşte, dış, dış taraf.

Bâtın

Kavram 897

897İç, dahili, batıni, en içteki, özsel; gizli, saklı.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 896:

Zâhir

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Zâhir

Kavram No: 896

Kısa Açıklama: 896 Görünür, algılanabilir, belirgin, aşikar, bariz, göze çarpan, açık, belli, besbelli, görünürdeki; dışsal, harici, zahiri; görünüşte, dış, dış taraf.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 6

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Rûm Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Bilirler bir zâhiri 896 dünya hayatından ve onlar ahiretten * (ki) onlar gâfillerdir 310 .

Arapça: 3414|30|7|يعلمون ظهرا من الحيوه الدنيا وهم عن الاخره هم غفلون

Rûm Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve O’nadır * hamd 3 göklerde 162 ve yerde; ve akşam ve zahir 896 olduğunuz ** an.

Arapça: 3425|30|18|وله الحمد في السموت والارض وعشيا وحين تظهرون

Rûm Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Zâhir 896 oldu fesat 265 karada ve bahrda kazandıklarıyla insanların ellerinin; tattırması içindir * onlara bir kısmını ki yaptıklarıdır; belki onlar dönerler.

Arapça: 3448|30|41|ظهر الفساد في البر والبحر بما كسبت ايدي الناس ليذيقهم بعض الذي عملوا لعلهم يرجعون

Lokman Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Hiç görmez misiniz ki Allah boyun eğdirdi sizlere göklerdekini 162 ve yerdekini; ve bollaştırdı üzerinize kendi nimetlerini bir zâhir 896 (olarak) ve bir bâtın 897 (olarak)? Ve insanlardan kimi mücadele eder Allah'ta * olmaksızın bir ilim 1143 ; ve ne de bir kılavuz ve ne de nurlanmış ** bir kitap *** .

Arapça: 3487|31|20|الم تروا ان الله سخر لكم ما في السموت وما في الارض واسبغ عليكم نعمه ظهره وباطنه ومن الناس من يجدل في الله بغير علم ولا هدي ولا كتب منير

Sebe' Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve yaptık aralarında onların * ve arasında kentlerin ki bereketledirdiğimizdir orada kentler ** bir zâhir 896 (olarak) ve takdir ettik orada *** dolaşmayı; dolaşın orada *** geceleri ve günleri eminler (olarak).

Arapça: 3622|34|18|وجعلنا بينهم وبين القري التي بركنا فيها قري ظهره وقدرنا فيها السير سيروا فيها ليالي واياما امنين

Hadid Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: O * (ki) Evvel'dir 894 ; ve Âhir'dir 895 ; ve Zâhir'dir 896 ; ve Bâtın'dır 897 ; ve O * (ki) her bir şeye bir Alîm'dir 8 .

Arapça: 5076|57|3|هو الاول والاخر والظهر والباطن وهو بكل شي عليم