Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
11. Sûre · Ayet 116
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

11. Hûd Suresi

Ayet 116

Arapça Metin (Harekeli)

1587|11|116|فَلَوْلَا كَانَ مِنَ ٱلْقُرُونِ مِن قَبْلِكُمْ أُو۟لُوا۟ بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْفَسَادِ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّنْ أَنجَيْنَا مِنْهُمْ وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَآ أُتْرِفُوا۟ فِيهِ وَكَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

Latin Literal

116. Fe lev lâ kâne minel kurûni min kablikum ûlû bakıyyetin yenhevne anil fesâdi fil ardı illâ kalîlen mimmen enceynâ minhum, vettebeallezîne zalemû mâ utrifû fîhi ve kânû mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki keşke olsaydı sizlerden önceki kuşaklardan bir bakiye* sahipleri (ki) menederler fesattan265 yerde**; dışındadır az bir kimseden*** (ki) kurtardık onlardan; ve tabi oldu zulmetmiş257 kimseler içinde verildikleri lükse/bolluğa****; ve oldular mücrimler674.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felevla öyleki keşke فَلَوْلَا -
2 kane olmasaydı كَانَ كون
3 mine مِنَ -
4 l-kuruni kuşaklardan الْقُرُونِ قرن
5 min مِنْ -
6 kablikum sizlerden öncesinde قَبْلِكُمْ قبل
7 ulu sahipleri أُولُو اول
8 bekiyyetin bir bakiye بَقِيَّةٍ بقي
9 yenhevne menederler يَنْهَوْنَ نهي
10 ani عَنِ -
11 l-fesadi fesattan الْفَسَادِ فسد
12 fi فِي -
13 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
14 illa dışındadır إِلَّا -
15 kalilen bir az قَلِيلًا قلل
16 mimmen kimseden مِمَّنْ -
17 enceyna kurtardık أَنْجَيْنَا نجو
18 minhum onlardan مِنْهُمْ -
19 vettebea ve tabi oldu وَاتَّبَعَ تبع
20 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
21 zelemu zulm ettiler ظَلَمُوا ظلم
22 ma مَا -
23 utrifu verildikleri lükse/bolluğa أُتْرِفُوا ترف
24 fihi kendisi içinde فِيهِ -
25 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
26 mucrimine mücrimler مُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Pisliklerden temizlendikten sonra bakiye/geride kalan saf, tertemiz halislik.**Yeryüzünde.***Bakiye sahibi az bir kimse vardır. ****Kendilerine verilen bolluğu şirk koşmada kullandılar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Hûd Suresi - Ayet 116

Sure 11 Ayet 116 - Hûd/Hûd

Sure 11: Hûd/Hûd

Ayet No: 116 | Kur'an Ayet No: 1587 | هُود

Arapça Metin (Harekeli)

1587|11|116|فَلَوْلَا كَانَ مِنَ ٱلْقُرُونِ مِن قَبْلِكُمْ أُو۟لُوا۟ بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْفَسَادِ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّنْ أَنجَيْنَا مِنْهُمْ وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَآ أُتْرِفُوا۟ فِيهِ وَكَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

Latin Literal

116. Fe lev lâ kâne minel kurûni min kablikum ûlû bakıyyetin yenhevne anil fesâdi fil ardı illâ kalîlen mimmen enceynâ minhum, vettebeallezîne zalemû mâ utrifû fîhi ve kânû mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki keşke olsaydı sizlerden önceki kuşaklardan bir bakiye* sahipleri (ki) menederler fesattan265 yerde**; dışındadır az bir kimseden*** (ki) kurtardık onlardan; ve tabi oldu zulmetmiş257 kimseler içinde verildikleri lükse/bolluğa****; ve oldular mücrimler674.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felevla öyleki keşke فَلَوْلَا -
2 kane olmasaydı كَانَ كون
3 mine مِنَ -
4 l-kuruni kuşaklardan الْقُرُونِ قرن
5 min مِنْ -
6 kablikum sizlerden öncesinde قَبْلِكُمْ قبل
7 ulu sahipleri أُولُو اول
8 bekiyyetin bir bakiye بَقِيَّةٍ بقي
9 yenhevne menederler يَنْهَوْنَ نهي
10 ani عَنِ -
11 l-fesadi fesattan الْفَسَادِ فسد
12 fi فِي -
13 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
14 illa dışındadır إِلَّا -
15 kalilen bir az قَلِيلًا قلل
16 mimmen kimseden مِمَّنْ -
17 enceyna kurtardık أَنْجَيْنَا نجو
18 minhum onlardan مِنْهُمْ -
19 vettebea ve tabi oldu وَاتَّبَعَ تبع
20 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
21 zelemu zulm ettiler ظَلَمُوا ظلم
22 ma مَا -
23 utrifu verildikleri lükse/bolluğa أُتْرِفُوا ترف
24 fihi kendisi içinde فِيهِ -
25 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
26 mucrimine mücrimler مُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Pisliklerden temizlendikten sonra bakiye/geride kalan saf, tertemiz halislik.**Yeryüzünde.***Bakiye sahibi az bir kimse vardır. ****Kendilerine verilen bolluğu şirk koşmada kullandılar.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 257:

Zalim, zulmetmek.


Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 
Kavram 265:

Fesat çıkarmak


Kısa Açıklama: 265 Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.
Kavram 674:

Mücrim


Kısa Açıklama: 674 Cürüm işleyenler, suçlular.