Nahl Suresi - Ayet 61
Sure 16: Nahl/Dişi Bal Arısı
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve şayet tutsaydı Allah insanları zulümleriyle257; terk eder* değildi üzerinde onun** hiçbir dâbbe599; velakin/fakat öteler*** onları belirlenmiş bir ecele kadar; öyle ki geldiği zaman ecelleri onların ötelenmezler bir saat****; ve kademe***** alamazlar.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velev | ve şayet | وَلَوْ | - |
| 2 | yu'ahizu | tutsaydı | يُؤَاخِذُ | اخذ |
| 3 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 4 | n-nase | insanları | النَّاسَ | نوس |
| 5 | bizulmihim | zulümleriyle | بِظُلْمِهِمْ | ظلم |
| 6 | ma | değildi | مَا | - |
| 7 | terake | terk eder | تَرَكَ | ترك |
| 8 | aleyha | üzerinde onun | عَلَيْهَا | - |
| 9 | min | hiçbir | مِنْ | - |
| 10 | dabbetin | dâbbe | دَابَّةٍ | دبب |
| 11 | velakin | velakin/fakat | وَلَٰكِنْ | - |
| 12 | yu'ehhiruhum | öteler onları | يُؤَخِّرُهُمْ | اخر |
| 13 | ila | kadar | إِلَىٰ | - |
| 14 | ecelin | bir ecele | أَجَلٍ | اجل |
| 15 | musemmen | belirlenmiş | مُسَمًّى | سمو |
| 16 | feiza | öyle ki | فَإِذَا | - |
| 17 | ca'e | geldiği zaman | جَاءَ | جيا |
| 18 | eceluhum | ecelleri onların | أَجَلُهُمْ | اجل |
| 19 | la | لَا | - | |
| 20 | yeste'hirune | ötelenmezler | يَسْتَأْخِرُونَ | اخر |
| 21 | saaten | bir saat | سَاعَةً | سوع |
| 22 | ve la | ve | وَلَا | - |
| 23 | yestekdimune | kademe alamazlar | يَسْتَقْدِمُونَ | قدم |
Notlar
Not 1
*Geride bırakır.**Yerin/yeryüzünün.***Allah.****An, zaman.****Kıdemlenemezler, gelişemezler.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Zalim, zulmetmek.
Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.
Dâbbe
Kısa Açıklama: 599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.