İsrâ Suresi - Ayet 60
Sure 17: İsrâ/Gece Yürüyüşü
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve dediğimiz zaman sana: "Doğrusu (senin) Rabbin4 sardı/kuşattı insanları; ve yapmış değiliz sana rüyayı611 -gösterdiğimizi sana- bir fitne610 dışında insanlara; ve melun/lanetlenmiş280 ağacı Kur'ân'daki; ve korkuturuz onları** öyle ki ziyade eder değildir onlara büyük/kibirli tûğyân442 dışında."
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | ve | وَإِذْ | - |
| 2 | kulna | dediğimiz zaman | قُلْنَا | قول |
| 3 | leke | sana | لَكَ | - |
| 4 | inne | doğrusu | إِنَّ | - |
| 5 | rabbeke | (senin) Rabbin | رَبَّكَ | ربب |
| 6 | ehata | gözeterek kuşatır | أَحَاطَ | حوط |
| 7 | bin-nasi | insanları | بِالنَّاسِ | نوس |
| 8 | ve ma | ve değiliz | وَمَا | - |
| 9 | cealna | yapmış | جَعَلْنَا | جعل |
| 10 | r-ru'ya | rüyayı | الرُّؤْيَا | راي |
| 11 | lleti | o ki | الَّتِي | - |
| 12 | eraynake | gösterdik sana | أَرَيْنَاكَ | راي |
| 13 | illa | ancak | إِلَّا | - |
| 14 | fitneten | bir fitnedir/testtir/denemedir | فِتْنَةً | فتن |
| 15 | linnasi | insanlara | لِلنَّاسِ | نوس |
| 16 | ve şşecerate | ve ağacı | وَالشَّجَرَةَ | شجر |
| 17 | l-mel'unete | melun/lanetlenmiş | الْمَلْعُونَةَ | لعن |
| 18 | fi | فِي | - | |
| 19 | l-kurani | Kur'an'da | الْقُرْانِ | قرا |
| 20 | ve nuhavvifuhum | ve korkuturuz onları | وَنُخَوِّفُهُمْ | خوف |
| 21 | fema | öyle ki değildir | فَمَا | - |
| 22 | yeziduhum | ziyade eder onlara | يَزِيدُهُمْ | زيد |
| 23 | illa | ancak | إِلَّا | - |
| 24 | tugyanen | tuğyanı | طُغْيَانًا | طغي |
| 25 | kebiran | büyük | كَبِيرًا | كبر |
Notlar
Not 1
*Rüyada senin gözlerinle gördüğün şeyler insanoğlunun test sürecidir. Nasıl ve neden fitnelendirildiklerini gördün.**İnsanları. Korkutarak geri durmalarını sağlamak.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Rab
Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Lanet etmek.
Kısa Açıklama: 280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.
Tûğyân, tâğût
Kısa Açıklama: 442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.
Fitne.
Kısa Açıklama: 610 Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.
Sidre/hünnap ağacını kaplayan rüya, görüntü.
Kısa Açıklama: 611 Rüya kelimesi görüntü, vizyon demektir. Uykuda beynin deneyimlediği görüntüler dışında gözün tecrübe ettiği olağanüstü gerçekler için de kullanılır. Resûl Muhammed bir gece yürüyüşüyle bulunduğu yerleşim yerinin en son sidre/hünnap ağacında Rabbinin en büyük ayetlerinden bir tanesini görmüştür. Ağacı kaplayan kaplamıştır. Şerefli Cibrîl görünmüştür. Cibrîl ağacın yapısını değiştirerek bu büyük ayeti resûl Muhammed'e 3D şekilde göstermiştir. Resûl direkt olarak gözleriyle, bilinci açık olarak rüyayı görmüştür. 17:1 ve 17:60 ayetlerinden anlarız ki resûle insanoğlunun bilincinin ve bedenin yaratılmasından en son haline kadar yaşadığı fitne/test/sınav süreci gösterilmiştir.