Kehf Suresi - Ayet 21
Sure 18: Kehf/Büyük Mağara
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve işte böyledir; tökezlettik/düşürdük/rastlattık* onların** üzerine; bilmeleri için ki Allah'ın vaadi haktır/gerçektir; ve doğrusu sâat470 (ki) yoktur şüphe onda***; münazara ettikleri zaman kendi aralarında onların işlerini; öyle ki dediler*****: “Bina edin onların üstüne bir bina; Rableri4 bilir onlar hakkında"; onların işine galip gelmiş kimseler dedi: “Mutlaka yaparız onların üzerine bir mescit16*****.”
Ahmed Samira Çevirisi
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve kezalike | Ve işte böyledir | وَكَذَٰلِكَ | - |
| 2 | ea'serna | tökezlettik/düşürdük/rastlattık | أَعْثَرْنَا | عثر |
| 3 | aleyhim | onların üzerine | عَلَيْهِمْ | - |
| 4 | liyea'lemu | bilmeleri için | لِيَعْلَمُوا | علم |
| 5 | enne | ki | أَنَّ | - |
| 6 | vea'de | vaadi | وَعْدَ | وعد |
| 7 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 8 | hakkun | hak/gerçek | حَقٌّ | حقق |
| 9 | ve enne | ve doğrusu | وَأَنَّ | - |
| 10 | s-saate | saat | السَّاعَةَ | سوع |
| 11 | la | yoktur | لَا | - |
| 12 | raybe | şüphe | رَيْبَ | ريب |
| 13 | fiha | onda | فِيهَا | - |
| 14 | iz | zaman | إِذْ | - |
| 15 | yetenazeune | münazara ettikleri | يَتَنَازَعُونَ | نزع |
| 16 | beynehum | kendi aralarında | بَيْنَهُمْ | بين |
| 17 | emrahum | onların işlerini | أَمْرَهُمْ | امر |
| 18 | fe kalu | öyle ki dediler | فَقَالُوا | قول |
| 19 | bnu | bina edin | ابْنُوا | بني |
| 20 | aleyhim | onların üstüne | عَلَيْهِمْ | - |
| 21 | bunyanen | bir bina | بُنْيَانًا | بني |
| 22 | rabbuhum | Rableri | رَبُّهُمْ | ربب |
| 23 | ea'lemu | bilir | أَعْلَمُ | علم |
| 24 | bihim | onlar hakkında | بِهِمْ | - |
| 25 | kale | dedi | قَالَ | قول |
| 26 | ellezine | kimseler | الَّذِينَ | - |
| 27 | galebu | galip gelmiş | غَلَبُوا | غلب |
| 28 | ala | عَلَىٰ | - | |
| 29 | emrihim | onların işine | أَمْرِهِمْ | امر |
| 30 | lenettehizenne | Mutlaka yaparız | لَنَتَّخِذَنَّ | اخذ |
| 31 | aleyhim | yaparız onların üzerine | عَلَيْهِمْ | - |
| 32 | mesciden | bir mescit/bir teslim olma yeri. | مَسْجِدًا | سجد |
Notlar
Not
Bu ayette mağara yoldaşları olan gençlerin mağara dışına çıkıp insanlarla karşılaşmaları konu edilmektedir. Bu gençlerin insanlarla karşılaştırılması da elbette boşuna değildir. Yüce Allah'ın vaadinin hak ve gerçek olduğunu insanlar elbette görecektir. Yüce Allah “saatin” geleceğini de vaat etmektedir. Mutlak ki evren de bir zaman gelip yer çekimi marifetiyle yok olacak ve ilk yaratılıştaki tekillik hâline döndürülecektir. Gençlerin başlarına daha sonra ne geldiği ayette bizlere bildirilmemiştir. Ayetten anlaşılır ki zaman yolculuğu yapmış olan gençlerle karşılaşan insanlar bir mucizeye tanık olduklarını anlamışlardır. Tartışmalar sonucunda gençlerin bulunduğu mağaranın üstüne kendi dinlerine özgü bir teslim olma mekânı (mescid) yapmışlardır.
Not 1
*Başka insanların gençlere rastlaması.**Şehir halkının.***Sâatte.****Şehir haklı.*****Kilise.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Rab
Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Mescit
Kısa Açıklama: 16 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer.
Sâat
Kısa Açıklama: 470 Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.