Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
18. Sûre · Ayet 63
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

18. Kehf Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

2201|18|63|قَالَ أَرَءَيْتَ إِذْ أَوَيْنَآ إِلَى ٱلصَّخْرَةِ فَإِنِّى نَسِيتُ ٱلْحُوتَ وَمَآ أَنسَىٰنِيهُ إِلَّا ٱلشَّيْطَٰنُ أَنْ أَذْكُرَهُۥ وَٱتَّخَذَ سَبِيلَهُۥ فِى ٱلْبَحْرِ عَجَبًا

Latin Literal

63. Kâle eraeyte iz eveynâ ilas sahrati fe innî nesîtul hût(hûte), ve mâ ensânîhu illeş şeytânu en ezkureh(ezkurehu), vettehaze sebîlehu fîl bahri acebâ(aceben).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Gördün mü? Sığındığımız zaman kayaya doğru; öyle ki doğrusu ben unuttum balığı; ve unutturmuş değildi bana onu şeytân29 dışında ki zikrederim78 onu**; ve tutmuş*** yolunu bahrda236 bir acayip (şekilde)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 eraeyte gördün mü? أَرَأَيْتَ راي
3 iz zaman إِذْ -
4 eveyna sığındığımız أَوَيْنَا اوي
5 ila إِلَى -
6 s-sahrati kayaya الصَّخْرَةِ صخر
7 feinni öyle ki ben فَإِنِّي -
8 nesitu unuttum نَسِيتُ نسي
9 l-hute balığı الْحُوتَ حوت
10 ve ma ve değildir وَمَا -
11 ensanihu unuturmuş onu أَنْسَانِيهُ نسي
12 illa dışında إِلَّا -
13 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
14 en ki أَنْ -
15 ezkurahu zikrederim onu أَذْكُرَهُ ذكر
16 vettehaze ve tutmuş وَاتَّخَذَ اخذ
17 sebilehu yolunu سَبِيلَهُ سبل
18 fi فِي -
19 l-behri bahrda الْبَحْرِ بحر
20 aceben bir acayip (şekilde) عَجَبًا عجب

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın hizmetinde olan delikanlısı.**Balığı.***Balık.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

Kısa Açıklama:

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Detaylı Açıklama:

Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Kehf Suresi - Ayet 63

Sure 18 Ayet 63 - Kehf/Büyük Mağara

Sure 18: Kehf/Büyük Mağara

Ayet No: 63 | Kur'an Ayet No: 2201 | ٱلْكَهْف

Arapça Metin (Harekeli)

2201|18|63|قَالَ أَرَءَيْتَ إِذْ أَوَيْنَآ إِلَى ٱلصَّخْرَةِ فَإِنِّى نَسِيتُ ٱلْحُوتَ وَمَآ أَنسَىٰنِيهُ إِلَّا ٱلشَّيْطَٰنُ أَنْ أَذْكُرَهُۥ وَٱتَّخَذَ سَبِيلَهُۥ فِى ٱلْبَحْرِ عَجَبًا

Latin Literal

63. Kâle eraeyte iz eveynâ ilas sahrati fe innî nesîtul hût(hûte), ve mâ ensânîhu illeş şeytânu en ezkureh(ezkurehu), vettehaze sebîlehu fîl bahri acebâ(aceben).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Gördün mü? Sığındığımız zaman kayaya doğru; öyle ki doğrusu ben unuttum balığı; ve unutturmuş değildi bana onu şeytân29 dışında ki zikrederim78 onu**; ve tutmuş*** yolunu bahrda236 bir acayip (şekilde)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 eraeyte gördün mü? أَرَأَيْتَ راي
3 iz zaman إِذْ -
4 eveyna sığındığımız أَوَيْنَا اوي
5 ila إِلَى -
6 s-sahrati kayaya الصَّخْرَةِ صخر
7 feinni öyle ki ben فَإِنِّي -
8 nesitu unuttum نَسِيتُ نسي
9 l-hute balığı الْحُوتَ حوت
10 ve ma ve değildir وَمَا -
11 ensanihu unuturmuş onu أَنْسَانِيهُ نسي
12 illa dışında إِلَّا -
13 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
14 en ki أَنْ -
15 ezkurahu zikrederim onu أَذْكُرَهُ ذكر
16 vettehaze ve tutmuş وَاتَّخَذَ اخذ
17 sebilehu yolunu سَبِيلَهُ سبل
18 fi فِي -
19 l-behri bahrda الْبَحْرِ بحر
20 aceben bir acayip (şekilde) عَجَبًا عجب

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın hizmetinde olan delikanlısı.**Balığı.***Balık.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Kavram 78:

Zikir/zikr


Kısa Açıklama: 78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.
Kavram 236:

Bol su, bahr, bihâr.


Kısa Açıklama: 236 Tatlı veya tuzlu fark etmeksizin bol su. Denizler, okyanuslar, yüksek debili nehirler (Nil), göller.