Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
20. Sûre · Ayet 109
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

2455|20|109|يَوْمَئِذٍ لَّا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَرَضِىَ لَهُۥ قَوْلًا

Latin Literal

109. Yevme izin lâ tenfauş şefâatu illâ men ezine lehur rahmânu ve radıye lehu kavlâ(kavlen).

Türkçe Çeviri

O gün menfaat sağlamaz* şefâat114 dışında kimseye (ki) izin verdi ona** Rahmân1; ve hoşnut oldu ona** bir kavil/söz***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
2 la لَا -
3 tenfeu menfaat sağlamaz تَنْفَعُ نفع
4 ş-şefaatu şefâat الشَّفَاعَةُ شفع
5 illa dışında إِلَّا -
6 men kimseye (ki) مَنْ -
7 ezine izin verdi أَذِنَ اذن
8 lehu ona لَهُ -
9 r-rahmanu Rahmân الرَّحْمَٰنُ رحم
10 ve radiye ve hoşnut oldu وَرَضِيَ رضو
11 lehu ona لَهُ -
12 kavlen bir kavil/söz قَوْلًا قول

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın şefâatinden bir fayda kazanamazlar. Yüce Allah'ın şefâatine temas edemezler; arada bir engel vardır.**Rabbimiz dilediği kimseye bizzat kendisi bizzat kendi şefâatinden faydalanmaya izni verir. ***Yüce Allah'ın meleklere o kimse ile kendi şefâatinin arasınındaki engeli kaldırın emri niteliğindeki sözü, kavli. Rabbimizin kendi sözü.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 109

Sure 20 Ayet 109 - Tâ-Hâ/Tâ-Hâ Harfleri

Sure 20: Tâ-Hâ/Tâ-Hâ Harfleri

Ayet No: 109 | Kur'an Ayet No: 2455 | طه

Arapça Metin (Harekeli)

2455|20|109|يَوْمَئِذٍ لَّا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَرَضِىَ لَهُۥ قَوْلًا

Latin Literal

109. Yevme izin lâ tenfauş şefâatu illâ men ezine lehur rahmânu ve radıye lehu kavlâ(kavlen).

Türkçe Çeviri

O gün menfaat sağlamaz* şefâat114 dışında kimseye (ki) izin verdi ona** Rahmân1; ve hoşnut oldu ona** bir kavil/söz***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
2 la لَا -
3 tenfeu menfaat sağlamaz تَنْفَعُ نفع
4 ş-şefaatu şefâat الشَّفَاعَةُ شفع
5 illa dışında إِلَّا -
6 men kimseye (ki) مَنْ -
7 ezine izin verdi أَذِنَ اذن
8 lehu ona لَهُ -
9 r-rahmanu Rahmân الرَّحْمَٰنُ رحم
10 ve radiye ve hoşnut oldu وَرَضِيَ رضو
11 lehu ona لَهُ -
12 kavlen bir kavil/söz قَوْلًا قول

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın şefâatinden bir fayda kazanamazlar. Yüce Allah'ın şefâatine temas edemezler; arada bir engel vardır.**Rabbimiz dilediği kimseye bizzat kendisi bizzat kendi şefâatinden faydalanmaya izni verir. ***Yüce Allah'ın meleklere o kimse ile kendi şefâatinin arasınındaki engeli kaldırın emri niteliğindeki sözü, kavli. Rabbimizin kendi sözü.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 1:

Rahmân


Kısa Açıklama: 1 En yüce merhametli.
Detaylı Açıklama: Rahman kelimesi (رحم) ‘rhm’ kökünden türemiş tekil sıfat kelimesidir. Fiil olarak ‘rhm’ kök anlamı merhamet/rahmet sahibi olmak (to have mercy), şefkat sahibi olmak (have compassion) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 384 (of 1303) Rahman (رحمن) kelimesi en yüce merhamet sahibi, yüce merhametli demektir.
Kavram 114:

Şefâat


Kısa Açıklama: 114 Yargılama esnasında araya girip müdahale etmek. Şefâat kavramı şeytânın en büyük aldatmacasıdır. Şefâatin tamamı Yüce Allah'a aittir. O'nun astından şefâatçiler ummak/beklenti içine girmek şirktir. Müşriklerin yani Yüce Allah'a ortak koşan kimselerin ortak özelliklerinden bir tanesi Yüce Allah'ın katında/indinde Yüce Allah'ın astından şeyleri şefâatçiler olarak beklemektir (10:18). Peygamberlerin, ölmüş insanların, şeyhlerin, imamların ahirette şefâatçiler olacağına iman etmek büyük bir şirktir ve affı yoktur. Şeytanın en büyük tuzağı: Şefâat aldatmacası