Tâ-Hâ Suresi - Ayet 14
Sure 20: Tâ-Hâ/Tâ-Hâ Harfleri
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
"Doğrusu ben; benim Allah; yoktur ilâh74 benim dışında; öyle ki kulluk46 et bana; ve kıyam229 et salâtı5 zikrim78* için."
Ahmed Samira Çevirisi
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | inneni | doğrusu ben; | إِنَّنِي | - |
| 2 | ena | benim | أَنَا | - |
| 3 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 4 | la | yoktur | لَا | - |
| 5 | ilahe | ilah | إِلَٰهَ | اله |
| 6 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 7 | ena | benim | أَنَا | - |
| 8 | fea'budni | öyle ki kulluk et bana | فَاعْبُدْنِي | عبد |
| 9 | ve ekimi | ve dik/ayağa kaldır | وَأَقِمِ | قوم |
| 10 | s-salate | salatı | الصَّلَاةَ | صلو |
| 11 | lizikri | zikrim (Kur’an) için | لِذِكْرِي | ذكر |
Notlar
Not 1
*Kur’ân'ım.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Müminlerin günlük vakitli salâtı.
Kısa Açıklama: 5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).
Kulluk etmek
Kısa Açıklama: 46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.
ilâh
Kısa Açıklama: 74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.
Zikir/zikr
Kısa Açıklama: 78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.
Ayağa kaldırın/dikin, ayağa kaldırmak, dikmek, kıyam etmek, ekîmu
Kısa Açıklama: 229 İşaret ettiği şeyi ayağa kaldırmak, işler hale getirmek, aktifleştirmek, uyandırmak, canlandırmak, işlevsel hale getirmek, yürürlüğe sokmak, devam ettirmek, dikmek, dikili halde tutmak.