Enbiyâ Suresi - Ayet 47
Sure 21: Enbiyâ/Nebiler
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve koyarız dengeleri/mizanları658* eşitçe230 kıyamet gününe148; öyle ki zulmedilmez257 bir nefse201 bir şey; ve eğer olduysa ağırlığınca hardaldan bir çekirdek/tane geliriz onunla; ve kâfi geldi/yetti bize hesaplayanlar (olarak).
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve nedeu | ve koyarız | وَنَضَعُ | وضع |
| 2 | l-mevazine | mizanları | الْمَوَازِينَ | وزن |
| 3 | l-kista | eşitlikle | الْقِسْطَ | قسط |
| 4 | liyevmi | günü için | لِيَوْمِ | يوم |
| 5 | l-kiyameti | kıyamet | الْقِيَامَةِ | قوم |
| 6 | fela | öyle ki | فَلَا | - |
| 7 | tuzlemu | zulmedilmez | تُظْلَمُ | ظلم |
| 8 | nefsun | bir nefse | نَفْسٌ | نفس |
| 9 | şey'en | bir şey | شَيْئًا | شيا |
| 10 | ve in | ve eğer | وَإِنْ | - |
| 11 | kane | olduysa | كَانَ | كون |
| 12 | miskale | ağırlığınca | مِثْقَالَ | ثقل |
| 13 | habbetin | bir tane | حَبَّةٍ | حبب |
| 14 | min | مِنْ | - | |
| 15 | hardelin | bir hardaldan | خَرْدَلٍ | خردل |
| 16 | eteyna | geliriz | أَتَيْنَا | اتي |
| 17 | biha | onunla | بِهَا | - |
| 18 | ve kefa | ve kafi geldi | وَكَفَىٰ | كفي |
| 19 | bina | bize | بِنَا | - |
| 20 | hasibine | hesaplayanlar (olarak) | حَاسِبِينَ | حسب |
Notlar
Not 1
*Mütevazin; dengeli.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Kıyamet günü
Kısa Açıklama: 148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.
Nefis
Kısa Açıklama: 201 Benlik, kişilik, öz varlık.
Eşitlik, kıst
Kısa Açıklama: 230 Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.
Zalim, zulmetmek.
Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.