Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
21. Sûre · Ayet 79
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

2560|21|79|فَفَهَّمْنَٰهَا سُلَيْمَٰنَ وَكُلًّا ءَاتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُۥدَ ٱلْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَٱلطَّيْرَ وَكُنَّا فَٰعِلِينَ

Latin Literal

79. Fe fehhemnâhâ suleymân(suleymâne), ve kullen âteynâ hukmen ve ılmen ve sehharnâ mea dâvudel cibâle yusebbihne vet tayr(tayre), ve kunnâ fâılîn(fâılîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kavrattık onu* Süleymân'a; ve her birine verdik bir hüküm67 ve bir ilim1143; ve boyun eğdirdik Dâvud'la birlikte dağları1137 (ki) tesbih57 ediyorlardı; ve kuşu1136 (da); ve olduk failler**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe fehhemnaha öyle ki, kavrattık onu فَفَهَّمْنَاهَا فهم
2 suleymane Süleyman'a سُلَيْمَانَ -
3 ve kullen ve her birine وَكُلًّا كلل
4 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
5 hukmen bir hüküm حُكْمًا حكم
6 ve ilmen ve bir bilgi وَعِلْمًا علم
7 ve sehharna ve boyun eğdirdik وَسَخَّرْنَا سخر
8 mea birlikte مَعَ -
9 davude Davut'la دَاوُودَ -
10 l-cibale dağları الْجِبَالَ جبل
11 yusebbihne tesbih ederler يُسَبِّحْنَ سبح
12 ve ttayra ve kuşu وَالطَّيْرَ طير
13 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
14 failine yapanlar فَاعِلِينَ فعل

Notlar

Not 1

*Hüküm verme yetisini.**Faaliyete geçirenler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Enbiyâ Suresi - Ayet 79

Sure 21 Ayet 79 - Enbiyâ/Nebiler

Sure 21: Enbiyâ/Nebiler

Ayet No: 79 | Kur'an Ayet No: 2560 | ٱلْأَنْبِيَاء

Arapça Metin (Harekeli)

2560|21|79|فَفَهَّمْنَٰهَا سُلَيْمَٰنَ وَكُلًّا ءَاتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُۥدَ ٱلْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَٱلطَّيْرَ وَكُنَّا فَٰعِلِينَ

Latin Literal

79. Fe fehhemnâhâ suleymân(suleymâne), ve kullen âteynâ hukmen ve ılmen ve sehharnâ mea dâvudel cibâle yusebbihne vet tayr(tayre), ve kunnâ fâılîn(fâılîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kavrattık onu* Süleymân'a; ve her birine verdik bir hüküm67 ve bir ilim1143; ve boyun eğdirdik Dâvud'la birlikte dağları1137 (ki) tesbih57 ediyorlardı; ve kuşu1136 (da); ve olduk failler**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe fehhemnaha öyle ki, kavrattık onu فَفَهَّمْنَاهَا فهم
2 suleymane Süleyman'a سُلَيْمَانَ -
3 ve kullen ve her birine وَكُلًّا كلل
4 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
5 hukmen bir hüküm حُكْمًا حكم
6 ve ilmen ve bir bilgi وَعِلْمًا علم
7 ve sehharna ve boyun eğdirdik وَسَخَّرْنَا سخر
8 mea birlikte مَعَ -
9 davude Davut'la دَاوُودَ -
10 l-cibale dağları الْجِبَالَ جبل
11 yusebbihne tesbih ederler يُسَبِّحْنَ سبح
12 ve ttayra ve kuşu وَالطَّيْرَ طير
13 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
14 failine yapanlar فَاعِلِينَ فعل

Notlar

Not 1

*Hüküm verme yetisini.**Faaliyete geçirenler.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 57:

Tesbih


Kısa Açıklama: 57 Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.
Kavram 67:

Hüküm


Kısa Açıklama: 67 Yargı, karar, değer.
Kavram 1136:

Dâvud'la beraber tesbih eden kuş.


Kısa Açıklama: 1136 İbibik kuşu; casusluk amacıyla kullanılan, güvercinlerden daha etkili kuşlar. Bu kuşlar sadece üreme döneminde öterler. Çok küçüktürler. Yabancı ülke topraklarına gizlice sokulurlar. İstihbarat küçük bir parşömene yazılıp ayağına bağlanır ve kuş salınır. Kuş doğruca yumurtadan çıktığı topraklara her nerede olursa olsun geri döner. Böylece çok kısa zamanda istihbarat elde edilir. Yaratılış özelliğine tabi olarak yüzüp gitmek anlamında olan tesbihlerini Dâvud'la birlikte yaparlar. İbibik kuşlarının eğitme, yönetme birimini başında olan insanın adı Hüdhüd olarak Kur'ân'da bize bildirilir.
Kavram 1137:

Dâvud'la birlikte tesbih eden dağlar.


Kısa Açıklama: 1137 Tesbih etmek yaratılış özelliğine uyarak yüzüp gitmektir. Dağlar içlerindeki madenleri Dâvud'a sunarak onunla birlikte tesbih etmiştir.  
Kavram 1143:

İlim, ilim.


Kısa Açıklama: 1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.