Şuarâ Suresi - Ayet 100
Sure 26: Şuarâ/Şairler
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
"Öyle ki yoktur bizlere şefâatçilerden114*."
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fema | öyle ki yoktur | فَمَا | - |
| 2 | lena | bizlere | لَنَا | - |
| 3 | min | مِنْ | - | |
| 4 | şafiiyne | şefaatçilerden | شَافِعِينَ | شفع |
Notlar
Not 1
*Şefâat sadece Allah'adır. O şefâat ederse ancak melekler şefâatçiler olurlar. Rabbimizin şefâat emrini yerine getirirler.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Şefâat
Kısa Açıklama: 114 Yargılama esnasında araya girip müdahale etmek. Şefâat kavramı şeytânın en büyük aldatmacasıdır. Şefâatin tamamı Yüce Allah'a aittir. O'nun astından şefâatçiler ummak/beklenti içine girmek şirktir. Müşriklerin yani Yüce Allah'a ortak koşan kimselerin ortak özelliklerinden bir tanesi Yüce Allah'ın katında/indinde Yüce Allah'ın astından şeyleri şefâatçiler olarak beklemektir (10:18). Peygamberlerin, ölmüş insanların, şeyhlerin, imamların ahirette şefâatçiler olacağına iman etmek büyük bir şirktir ve affı yoktur. Şeytanın en büyük tuzağı: Şefâat aldatmacası