Nisâ Suresi - Ayet 83
Sure 4: Nisâ/Kadınlar
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve geldiği zaman onlara bir emir/iş güvenden ya da korkudan; yaydılar onu; şayet döndürselerdi onu resûle ve kendilerinden (olan) emir sahiplerine; mutlak bilirdi onu (emrin/işin iç yüzünü) kendilerinden kimseler (ki) derinlemesine araştırırlar onu (emri/işi); şayet olmasa fazlı Allah'ın üzerinize; ve rahmeti (de); mutlak tabi olurdunuz şeytâna29 bir az dışında.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | ve zaman | وَإِذَا | - |
| 2 | ca'ehum | geldi onlara | جَاءَهُمْ | جيا |
| 3 | emrun | bir emir/iş | أَمْرٌ | امر |
| 4 | mine | مِنَ | - | |
| 5 | l-emni | güvenden | الْأَمْنِ | امن |
| 6 | evi | ya da | أَوِ | - |
| 7 | l-havfi | korkudan | الْخَوْفِ | خوف |
| 8 | ezau | yaydılar | أَذَاعُوا | ذيع |
| 9 | bihi | onu | بِهِ | - |
| 10 | velev | şayet | وَلَوْ | - |
| 11 | radduhu | döndürselerdi onu | رَدُّوهُ | ردد |
| 12 | ila | إِلَى | - | |
| 13 | r-rasuli | resûle | الرَّسُولِ | رسل |
| 14 | ve ila | ve | وَإِلَىٰ | - |
| 15 | uli | sahiplerine | أُولِي | اول |
| 16 | l-emri | emir | الْأَمْرِ | امر |
| 17 | minhum | onlardan | مِنْهُمْ | - |
| 18 | lealimehu | mutlak bilirdi onu | لَعَلِمَهُ | علم |
| 19 | ellezine | kimseler | الَّذِينَ | - |
| 20 | yestenbitunehu | derinlemesine araştırırlar onu | يَسْتَنْبِطُونَهُ | نبط |
| 21 | minhum | onlardan | مِنْهُمْ | - |
| 22 | velevla | şayet olmasa | وَلَوْلَا | - |
| 23 | fedlu | fazlı | فَضْلُ | فضل |
| 24 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 25 | aleykum | üzerinize | عَلَيْكُمْ | - |
| 26 | ve rahmetuhu | ve rahmeti | وَرَحْمَتُهُ | رحم |
| 27 | lattebea'tumu | mutlak tabi olurdunuz | لَاتَّبَعْتُمُ | تبع |
| 28 | ş-şeytane | şeytana | الشَّيْطَانَ | شطن |
| 29 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 30 | kalilen | bir az | قَلِيلًا | قلل |
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Şeytân
Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.