Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
4. Sûre · Ayet 83
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

4. Nisâ Suresi

Ayet 83

Arapça Metin (Harekeli)

576|4|83|وَإِذَا جَآءَهُمْ أَمْرٌ مِّنَ ٱلْأَمْنِ أَوِ ٱلْخَوْفِ أَذَاعُوا۟ بِهِۦ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى ٱلرَّسُولِ وَإِلَىٰٓ أُو۟لِى ٱلْأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ ٱلَّذِينَ يَسْتَنۢبِطُونَهُۥ مِنْهُمْ وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ لَٱتَّبَعْتُمُ ٱلشَّيْطَٰنَ إِلَّا قَلِيلًا

Latin Literal

83. Ve izâ câehum emrun minel emni evil havfi ezâû bihî.Ve lev reddûhu ilâr resûli ve ilâ ulil emri minhum le alimehullezîne yestenbitûnehu minhum. Ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu letteba’tumuş şeytâne illâ kalîlâ(kalîlen).

Türkçe Çeviri

Ve geldiği zaman onlara bir emir/iş güvenden ya da korkudan; yaydılar onu; şayet döndürselerdi onu resûle ve kendilerinden (olan) emir sahiplerine; mutlak bilirdi onu (emrin/işin iç yüzünü) kendilerinden kimseler (ki) derinlemesine araştırırlar onu (emri/işi); şayet olmasa fazlı Allah'ın üzerinize; ve rahmeti (de); mutlak tabi olurdunuz şeytâna29 bir az dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
3 emrun bir emir/iş أَمْرٌ امر
4 mine مِنَ -
5 l-emni güvenden الْأَمْنِ امن
6 evi ya da أَوِ -
7 l-havfi korkudan الْخَوْفِ خوف
8 ezau yaydılar أَذَاعُوا ذيع
9 bihi onu بِهِ -
10 velev şayet وَلَوْ -
11 radduhu döndürselerdi onu رَدُّوهُ ردد
12 ila إِلَى -
13 r-rasuli resûle الرَّسُولِ رسل
14 ve ila ve وَإِلَىٰ -
15 uli sahiplerine أُولِي اول
16 l-emri emir الْأَمْرِ امر
17 minhum onlardan مِنْهُمْ -
18 lealimehu mutlak bilirdi onu لَعَلِمَهُ علم
19 ellezine kimseler الَّذِينَ -
20 yestenbitunehu derinlemesine araştırırlar onu يَسْتَنْبِطُونَهُ نبط
21 minhum onlardan مِنْهُمْ -
22 velevla şayet olmasa وَلَوْلَا -
23 fedlu fazlı فَضْلُ فضل
24 llahi Allah'ın اللَّهِ -
25 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
26 ve rahmetuhu ve rahmeti وَرَحْمَتُهُ رحم
27 lattebea'tumu mutlak tabi olurdunuz لَاتَّبَعْتُمُ تبع
28 ş-şeytane şeytana الشَّيْطَانَ شطن
29 illa dışında إِلَّا -
30 kalilen bir az قَلِيلًا قلل
Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Nisâ Suresi - Ayet 83

Sure 4 Ayet 83 - Nisâ/Kadınlar

Sure 4: Nisâ/Kadınlar

Ayet No: 83 | Kur'an Ayet No: 576 | ٱلنِّسَاء

Arapça Metin (Harekeli)

576|4|83|وَإِذَا جَآءَهُمْ أَمْرٌ مِّنَ ٱلْأَمْنِ أَوِ ٱلْخَوْفِ أَذَاعُوا۟ بِهِۦ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى ٱلرَّسُولِ وَإِلَىٰٓ أُو۟لِى ٱلْأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ ٱلَّذِينَ يَسْتَنۢبِطُونَهُۥ مِنْهُمْ وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ لَٱتَّبَعْتُمُ ٱلشَّيْطَٰنَ إِلَّا قَلِيلًا

Latin Literal

83. Ve izâ câehum emrun minel emni evil havfi ezâû bihî.Ve lev reddûhu ilâr resûli ve ilâ ulil emri minhum le alimehullezîne yestenbitûnehu minhum. Ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu letteba’tumuş şeytâne illâ kalîlâ(kalîlen).

Türkçe Çeviri

Ve geldiği zaman onlara bir emir/iş güvenden ya da korkudan; yaydılar onu; şayet döndürselerdi onu resûle ve kendilerinden (olan) emir sahiplerine; mutlak bilirdi onu (emrin/işin iç yüzünü) kendilerinden kimseler (ki) derinlemesine araştırırlar onu (emri/işi); şayet olmasa fazlı Allah'ın üzerinize; ve rahmeti (de); mutlak tabi olurdunuz şeytâna29 bir az dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
3 emrun bir emir/iş أَمْرٌ امر
4 mine مِنَ -
5 l-emni güvenden الْأَمْنِ امن
6 evi ya da أَوِ -
7 l-havfi korkudan الْخَوْفِ خوف
8 ezau yaydılar أَذَاعُوا ذيع
9 bihi onu بِهِ -
10 velev şayet وَلَوْ -
11 radduhu döndürselerdi onu رَدُّوهُ ردد
12 ila إِلَى -
13 r-rasuli resûle الرَّسُولِ رسل
14 ve ila ve وَإِلَىٰ -
15 uli sahiplerine أُولِي اول
16 l-emri emir الْأَمْرِ امر
17 minhum onlardan مِنْهُمْ -
18 lealimehu mutlak bilirdi onu لَعَلِمَهُ علم
19 ellezine kimseler الَّذِينَ -
20 yestenbitunehu derinlemesine araştırırlar onu يَسْتَنْبِطُونَهُ نبط
21 minhum onlardan مِنْهُمْ -
22 velevla şayet olmasa وَلَوْلَا -
23 fedlu fazlı فَضْلُ فضل
24 llahi Allah'ın اللَّهِ -
25 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
26 ve rahmetuhu ve rahmeti وَرَحْمَتُهُ رحم
27 lattebea'tumu mutlak tabi olurdunuz لَاتَّبَعْتُمُ تبع
28 ş-şeytane şeytana الشَّيْطَانَ شطن
29 illa dışında إِلَّا -
30 kalilen bir az قَلِيلًا قلل

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.