Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
6. Sûre · Ayet 112
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

6. En'âm Suresi

Ayet 112

Arapça Metin (Harekeli)

901|6|112|وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّا شَيَٰطِينَ ٱلْإِنسِ وَٱلْجِنِّ يُوحِى بَعْضُهُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ زُخْرُفَ ٱلْقَوْلِ غُرُورًا وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ

Latin Literal

112. Ve kezâlike cealnâ li kulli nebiyyin aduvven şeyâtînel insi vel cinni, yûhî ba’duhum ilâ ba’dın zuhrufel kavli gurûrâ(gurûran), ve lev şâe rabbuke mâ fealûhu fe zerhum ve mâ yefterûn(yefterûne).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; yaptık her bir nebiye132 bir düşman; şeytânlar29, insan ve cin210 (-den); fısıldar bir kısmı onların bir kısım üzerine süslü sözler; bir aldatma/kandırmadır; ve eğer dileseydi Rabbin yapamazlardı onu; öyleyse bırak/terk et onları ve uydurdukları yalanları.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 likulli her لِكُلِّ كلل
4 nebiyyin bir nebiye نَبِيٍّ نبا
5 aduvven bir düşman عَدُوًّا عدو
6 şeyatine şeytanlar شَيَاطِينَ شطن
7 l-insi insan الْإِنْسِ انس
8 velcinni ve cin وَالْجِنِّ جنن
9 yuhi fısıldar يُوحِي وحي
10 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
11 ila إِلَىٰ -
12 bea'din bir kısım üzerine بَعْضٍ بعض
13 zuhrufe süslü زُخْرُفَ زخرف
14 l-kavli sözler الْقَوْلِ قول
15 gururan bir aldatma/kandırma غُرُورًا غرر
16 velev ve eğer وَلَوْ -
17 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
18 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
19 ma مَا -
20 fealuhu yapmazlardı onu فَعَلُوهُ فعل
21 fezerhum öyleyse bırak/terk et onları فَذَرْهُمْ وذر
22 ve ma ve وَمَا -
23 yefterune uydurdukları yalanları يَفْتَرُونَ فري
Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

En'âm Suresi - Ayet 112

Sure 6 Ayet 112 - En'âm/Büyük Başlar, Küçük Başlar ve Develer

Sure 6: En'âm/Büyük Başlar, Küçük Başlar ve Develer

Ayet No: 112 | Kur'an Ayet No: 901 | ٱلْأَنْعَام

Arapça Metin (Harekeli)

901|6|112|وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّا شَيَٰطِينَ ٱلْإِنسِ وَٱلْجِنِّ يُوحِى بَعْضُهُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ زُخْرُفَ ٱلْقَوْلِ غُرُورًا وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ

Latin Literal

112. Ve kezâlike cealnâ li kulli nebiyyin aduvven şeyâtînel insi vel cinni, yûhî ba’duhum ilâ ba’dın zuhrufel kavli gurûrâ(gurûran), ve lev şâe rabbuke mâ fealûhu fe zerhum ve mâ yefterûn(yefterûne).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; yaptık her bir nebiye132 bir düşman; şeytânlar29, insan ve cin210 (-den); fısıldar bir kısmı onların bir kısım üzerine süslü sözler; bir aldatma/kandırmadır; ve eğer dileseydi Rabbin yapamazlardı onu; öyleyse bırak/terk et onları ve uydurdukları yalanları.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 likulli her لِكُلِّ كلل
4 nebiyyin bir nebiye نَبِيٍّ نبا
5 aduvven bir düşman عَدُوًّا عدو
6 şeyatine şeytanlar شَيَاطِينَ شطن
7 l-insi insan الْإِنْسِ انس
8 velcinni ve cin وَالْجِنِّ جنن
9 yuhi fısıldar يُوحِي وحي
10 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
11 ila إِلَىٰ -
12 bea'din bir kısım üzerine بَعْضٍ بعض
13 zuhrufe süslü زُخْرُفَ زخرف
14 l-kavli sözler الْقَوْلِ قول
15 gururan bir aldatma/kandırma غُرُورًا غرر
16 velev ve eğer وَلَوْ -
17 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
18 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
19 ma مَا -
20 fealuhu yapmazlardı onu فَعَلُوهُ فعل
21 fezerhum öyleyse bırak/terk et onları فَذَرْهُمْ وذر
22 ve ma ve وَمَا -
23 yefterune uydurdukları yalanları يَفْتَرُونَ فري

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Kavram 132:

Nebi


Kısa Açıklama: 132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.