En'âm Suresi - Ayet 30
Sure 6: En'âm/Büyük Başlar, Küçük Başlar ve Develer
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Şayet görsen getirilip durduruldukları zaman Rablerine4 karşı; dedi (Allah): "Değil miymiş bu hak/gerçek"; dediler596: "Evet! Ve Rabbimize!"; dedi (Allah): "Öyle ki tadın azabı kâfirlik25 eder olduğunuzla."
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velev | şayet | وَلَوْ | - |
| 2 | tera | görsen | تَرَىٰ | راي |
| 3 | iz | zaman | إِذْ | - |
| 4 | vukifu | getirilip durdulmuş | وُقِفُوا | وقف |
| 5 | ala | karşı | عَلَىٰ | - |
| 6 | rabbihim | Rablerine | رَبِّهِمْ | ربب |
| 7 | kale | dedi (Allah) | قَالَ | قول |
| 8 | eleyse | değil miymiş? | أَلَيْسَ | ليس |
| 9 | haza | bu | هَٰذَا | - |
| 10 | bil-hakki | hak/gerçek | بِالْحَقِّ | حقق |
| 11 | kalu | dediler | قَالُوا | قول |
| 12 | bela | Evet! | بَلَىٰ | - |
| 13 | verabbina | ve Rabbimize! | وَرَبِّنَا | ربب |
| 14 | kale | dedi | قَالَ | قول |
| 15 | fezuku | öyle ki tadın | فَذُوقُوا | ذوق |
| 16 | l-azabe | azabı | الْعَذَابَ | عذب |
| 17 | bima | dolayı | بِمَا | - |
| 18 | kuntum | olduğunuza | كُنْتُمْ | كون |
| 19 | tekfurune | kâfirlik eder | تَكْفُرُونَ | كفر |
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Rab
Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.
Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.
Kâfir
Kısa Açıklama: 25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.
Detaylı Açıklama: Yüce Allah'ın mümin kimselerin bazı günahlarına kâfirlik edeceği yani örtüp gizleyeceği 5:12 ayetinde bildirilir.
Ahiret hayatına iman etmeyen, inanmayan kâfirler. Kâfir olan ateistler, deistler.
Kısa Açıklama: 596 Ahiret hayatına iman etmek Yüce Rabbimizin çok önem verdiği bir konudur. Cennetlere gitmenin olmazsa olmaz 3 minimum şartı vardır. Yüce Allah'a tek tanrıcı olarak, şirk koşmadan iman etmek. Müşrik, münafık olmamak. Sadece kutsal kitaplar demek.Ahirete iman etmek. Ahiret evreninde tekrar diriltilip kutsal kitaplarda belirtildiği şekilde bir yargılamanın olacağına iman etmek.S-salihat olan düzeltici işler yapmak. Dünya hayatında bozuk olan, yamuk olan her şeyi düzeltmeye çalışmak.6:29 ve 6:30 ayetlerinden anlarız ki bu şartları sağlamayanlar azaba sunulur. Ateist, deist her neyse; kim "ahiret hayatı yoktur, bizler için sadece bu evren vardır. Atomlarımız yok olup gidecek, tekrar dirilme falan yok" derse bilsin ki kâfir olmuştur.