En'âm Suresi - Ayet 140
Sure 6: En'âm/Büyük Başlar, Küçük Başlar ve Develer
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Muhakkak hüsrana uğradı kimseler (ki) katlettiler35 kendi evlatlarını ahmakça; olmaksızın bir ilim1143; ve haramlaştırdılar Allah'ın kendilerini rızıklandırdığını iftira402 atarak Allah'a karşı; muhakkak dalalete128 düştüler; ve olmuş değillerdi muhted176.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kad | muhakkak | قَدْ | - |
| 2 | hasira | hüsrana uğradı | خَسِرَ | خسر |
| 3 | ellezine | kimseler | الَّذِينَ | - |
| 4 | katelu | katlettirler | قَتَلُوا | قتل |
| 5 | evladehum | evlatlarını | أَوْلَادَهُمْ | ولد |
| 6 | sefehen | ahmakça | سَفَهًا | سفه |
| 7 | bigayri | olmaksızın | بِغَيْرِ | غير |
| 8 | ilmin | bir ilim | عِلْمٍ | علم |
| 9 | ve harramu | ve haramlaştırdılar | وَحَرَّمُوا | حرم |
| 10 | ma | مَا | - | |
| 11 | razekahumu | kendileri rızıklandırdığını | رَزَقَهُمُ | رزق |
| 12 | llahu | Allah'ın | اللَّهُ | - |
| 13 | ftira'en | iftira ederek | افْتِرَاءً | فري |
| 14 | ala | karşı | عَلَى | - |
| 15 | llahi | Allah'a | اللَّهِ | - |
| 16 | kad | muhakkak | قَدْ | - |
| 17 | dellu | dalalete düştüler | ضَلُّوا | ضلل |
| 18 | ve ma | ve değillerdir | وَمَا | - |
| 19 | kanu | oldular | كَانُوا | كون |
| 20 | muhtedine | muhted | مُهْتَدِينَ | هدي |
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Katletmek
Kısa Açıklama: 35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.
Sapkınlar/dalalet içinde olanlar
Kısa Açıklama: 128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.
Muhted
Kısa Açıklama: 176 Doğru yola kılavuzlu, hidayetli, dosdoğru yol olan sıratel müstakim üzerinde olanlar. Yüce Allah'ın biricik dini olan İslam'a yani sadece Kur'an'a tabi olanlar.
Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.
Kısa Açıklama: 402 Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.
İlim, ilim.
Kısa Açıklama: 1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.