Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
7. Sûre · Ayet 30
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

7. A'râf Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

984|7|30|فَرِيقًا هَدَىٰ وَفَرِيقًا حَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلضَّلَٰلَةُ إِنَّهُمُ ٱتَّخَذُوا۟ ٱلشَّيَٰطِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُم مُّهْتَدُونَ

Latin Literal

30. Ferîkan hadâ ve ferîkan hakka aleyhimud dalâletu, innehumuttehazûş şeyâtîne evliyâe min dûnillâhi ve yahsebûne ennehum muhtedûn(muhtedûne).

Türkçe Çeviri

Bir fırka/grup (ki) kılavuzladı doğru yola (Allah); ve bir fırka/grup (ki) hak oldu onlar üzerine dalalet/sapkınlık; doğrusu onlar tuttular/edindiler şeytânları29 Allah'ın astından evliya/veliler28; ve hesaplarlar/düşünürler ki onlar doğru yola kılavuzlular.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>7:30.&nbsp;Bir kısmını<sup>1</sup>&nbsp;doğru yola iletti. Bir kısmı da sapkın yolu hak etti. Zira onlar, Allah’ın yanı sıra şeytanları evliya<sup>2</sup>&nbsp;edindiler. Ve kendilerini de doğru yolda olduklarını sanıyorlar!1-&nbsp;Doğru yolu hak edenleri.&nbsp;2-&nbsp;Yönlendirici, koruyucu, gözetici, destekleyici, yardımcı.7:30.&nbsp;A group/party , He guided, and a group/party (it) became fact/deserved/imminent on them the misguidance, that they took the devils (as) guardians/allies from other than God, and they think/suppose that they are guided.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ferikan bir fırka/grup فَرِيقًا فرق
2 heda kılavuzladı doğru yola (Allah) هَدَىٰ هدي
3 ve ferikan ve bir fırka/grup وَفَرِيقًا فرق
4 hakka hak oldu حَقَّ حقق
5 aleyhimu onlar üzerine عَلَيْهِمُ -
6 d-delaletu dalalet/sapkınlık الضَّلَالَةُ ضلل
7 innehumu doğrusu onlar إِنَّهُمُ -
8 ttehazu tuttular/edindiler اتَّخَذُوا اخذ
9 ş-şeyatine şeytanları الشَّيَاطِينَ شطن
10 evliya'e evliya/veliler أَوْلِيَاءَ ولي
11 min مِنْ -
12 duni astından دُونِ دون
13 llahi Allah'ın اللَّهِ -
14 veyehsebune ve hesap ederler/sanırlar وَيَحْسَبُونَ حسب
15 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
16 muhtedune doğru yola kılavuzlular مُهْتَدُونَ هدي
Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

A'râf Suresi - Ayet 30

Sure 7 Ayet 30 - A'râf/Üst Boyutlara Yükselme Portalleri

Sure 7: A'râf/Üst Boyutlara Yükselme Portalleri

Ayet No: 30 | Kur'an Ayet No: 984 | ٱلْأَعْرَاف

Arapça Metin (Harekeli)

984|7|30|فَرِيقًا هَدَىٰ وَفَرِيقًا حَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلضَّلَٰلَةُ إِنَّهُمُ ٱتَّخَذُوا۟ ٱلشَّيَٰطِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُم مُّهْتَدُونَ

Latin Literal

30. Ferîkan hadâ ve ferîkan hakka aleyhimud dalâletu, innehumuttehazûş şeyâtîne evliyâe min dûnillâhi ve yahsebûne ennehum muhtedûn(muhtedûne).

Türkçe Çeviri

Bir fırka/grup (ki) kılavuzladı doğru yola (Allah); ve bir fırka/grup (ki) hak oldu onlar üzerine dalalet/sapkınlık; doğrusu onlar tuttular/edindiler şeytânları29 Allah'ın astından evliya/veliler28; ve hesaplarlar/düşünürler ki onlar doğru yola kılavuzlular.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>7:30.&nbsp;Bir kısmını<sup>1</sup>&nbsp;doğru yola iletti. Bir kısmı da sapkın yolu hak etti. Zira onlar, Allah’ın yanı sıra şeytanları evliya<sup>2</sup>&nbsp;edindiler. Ve kendilerini de doğru yolda olduklarını sanıyorlar!1-&nbsp;Doğru yolu hak edenleri.&nbsp;2-&nbsp;Yönlendirici, koruyucu, gözetici, destekleyici, yardımcı.7:30.&nbsp;A group/party , He guided, and a group/party (it) became fact/deserved/imminent on them the misguidance, that they took the devils (as) guardians/allies from other than God, and they think/suppose that they are guided.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ferikan bir fırka/grup فَرِيقًا فرق
2 heda kılavuzladı doğru yola (Allah) هَدَىٰ هدي
3 ve ferikan ve bir fırka/grup وَفَرِيقًا فرق
4 hakka hak oldu حَقَّ حقق
5 aleyhimu onlar üzerine عَلَيْهِمُ -
6 d-delaletu dalalet/sapkınlık الضَّلَالَةُ ضلل
7 innehumu doğrusu onlar إِنَّهُمُ -
8 ttehazu tuttular/edindiler اتَّخَذُوا اخذ
9 ş-şeyatine şeytanları الشَّيَاطِينَ شطن
10 evliya'e evliya/veliler أَوْلِيَاءَ ولي
11 min مِنْ -
12 duni astından دُونِ دون
13 llahi Allah'ın اللَّهِ -
14 veyehsebune ve hesap ederler/sanırlar وَيَحْسَبُونَ حسب
15 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
16 muhtedune doğru yola kılavuzlular مُهْتَدُونَ هدي

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 28:

Veli


Kısa Açıklama: 28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.
Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.