Enfâl Suresi - Ayet 48
Sure 8: Enfâl/Öncelikli Ganimetler
Arapça Metin (Harekeli)
Latin Literal
Türkçe Çeviri
Ve süsledi onlara şeytân29 yaptıklarını onların; ve dedi (şeytân) olmaz galip sizlere bugün insanlardan; ve doğrusu ben bir bitişik sığınağım sizlere; öyle ki ne zaman gördü (birbirini) iki grup* çekildi (geriye) (şeytân) iki ökçesi üzerine; ve dedi (şeytân) "Doğrusu ben uzağım sizlerden; doğrusu ben görürüm görmediğinizi; doğrusu ben korkarım Allah'tan ve Allah şiddetlidir akabinde."
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | ve | وَإِذْ | - |
| 2 | zeyyene | süsledi | زَيَّنَ | زين |
| 3 | lehumu | onlara | لَهُمُ | - |
| 4 | ş-şeytanu | şeytân | الشَّيْطَانُ | شطن |
| 5 | ea'malehum | amellerini onların | أَعْمَالَهُمْ | عمل |
| 6 | ve kale | ve dedi (şeytân) | وَقَالَ | قول |
| 7 | la | olmaz | لَا | - |
| 8 | galibe | galip | غَالِبَ | غلب |
| 9 | lekumu | sizlere | لَكُمُ | - |
| 10 | l-yevme | bugün | الْيَوْمَ | يوم |
| 11 | mine | مِنَ | - | |
| 12 | n-nasi | insanlardan | النَّاسِ | نوس |
| 13 | ve inni | ve doğrusu ben | وَإِنِّي | - |
| 14 | carun | bir sığınağım bitişik | جَارٌ | جور |
| 15 | lekum | sizlere | لَكُمْ | - |
| 16 | felemma | öyle ki ne zaman | فَلَمَّا | - |
| 17 | tera'eti | gördü (birbirini) | تَرَاءَتِ | راي |
| 18 | l-fietani | iki grup | الْفِئَتَانِ | فاي |
| 19 | nekesa | çekildi (geriye) (şeytân) | نَكَصَ | نكص |
| 20 | ala | üzerine | عَلَىٰ | - |
| 21 | akibeyhi | iki ökçesi | عَقِبَيْهِ | عقب |
| 22 | ve kale | ve dedi (şeytân) | وَقَالَ | قول |
| 23 | inni | doğrusu ben | إِنِّي | - |
| 24 | beri'un | uzağım | بَرِيءٌ | برا |
| 25 | minkum | sizlerden | مِنْكُمْ | - |
| 26 | inni | doğrusu ben | إِنِّي | - |
| 27 | era | görürüm | أَرَىٰ | راي |
| 28 | ma | مَا | - | |
| 29 | la | لَا | - | |
| 30 | teravne | görmediğinizi | تَرَوْنَ | راي |
| 31 | inni | doğrusu ben | إِنِّي | - |
| 32 | ehafu | korkarım | أَخَافُ | خوف |
| 33 | llahe | Allah'tan | اللَّهَ | - |
| 34 | vallahu | ve Allah | وَاللَّهُ | - |
| 35 | şedidu | şiddetlidir | شَدِيدُ | شدد |
| 36 | l-ikabi | akabinde | الْعِقَابِ | عقب |
Notlar
Not 1
*İki savaş topluluğu.
Bu Ayette Geçen Kavramlar:
Şeytân
Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.