Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
8. Sûre · Ayet 48
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

8. Enfâl Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

1208|8|48|وَإِذْ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلْيَوْمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّى جَارٌ لَّكُمْ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَقَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكُمْ إِنِّىٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوْنَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Latin Literal

48. Ve iz zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum ve kâle lâ gâlibe lekumul yevme minen nâsi ve innî cârun lekum, fe lemmâ terâetil fietâni nekesa alâ akıbeyhi ve kâle innî berîun minkum innî erâ mâ lâ terevne innî ehâfullâh(ehâfullâhe), vallâhu şedîdul ıkâb(ıkâbi).

Türkçe Çeviri

Ve süsledi onlara şeytân29 yaptıklarını onların; ve dedi (şeytân) olmaz galip sizlere bugün insanlardan; ve doğrusu ben bir bitişik sığınağım sizlere; öyle ki ne zaman gördü (birbirini) iki grup* çekildi (geriye) (şeytân) iki ökçesi üzerine; ve dedi (şeytân) "Doğrusu ben uzağım sizlerden; doğrusu ben görürüm görmediğinizi; doğrusu ben korkarım Allah'tan ve Allah şiddetlidir akabinde."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 zeyyene süsledi زَيَّنَ زين
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
5 ea'malehum amellerini onların أَعْمَالَهُمْ عمل
6 ve kale ve dedi (şeytân) وَقَالَ قول
7 la olmaz لَا -
8 galibe galip غَالِبَ غلب
9 lekumu sizlere لَكُمُ -
10 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
11 mine مِنَ -
12 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
13 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
14 carun bir sığınağım bitişik جَارٌ جور
15 lekum sizlere لَكُمْ -
16 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
17 tera'eti gördü (birbirini) تَرَاءَتِ راي
18 l-fietani iki grup الْفِئَتَانِ فاي
19 nekesa çekildi (geriye) (şeytân) نَكَصَ نكص
20 ala üzerine عَلَىٰ -
21 akibeyhi iki ökçesi عَقِبَيْهِ عقب
22 ve kale ve dedi (şeytân) وَقَالَ قول
23 inni doğrusu ben إِنِّي -
24 beri'un uzağım بَرِيءٌ برا
25 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
26 inni doğrusu ben إِنِّي -
27 era görürüm أَرَىٰ راي
28 ma مَا -
29 la لَا -
30 teravne görmediğinizi تَرَوْنَ راي
31 inni doğrusu ben إِنِّي -
32 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
33 llahe Allah'tan اللَّهَ -
34 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
35 şedidu şiddetlidir شَدِيدُ شدد
36 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1

*İki savaş topluluğu.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Enfâl Suresi - Ayet 48

Sure 8 Ayet 48 - Enfâl/Öncelikli Ganimetler

Sure 8: Enfâl/Öncelikli Ganimetler

Ayet No: 48 | Kur'an Ayet No: 1208 | ٱلْأَنْفَال

Arapça Metin (Harekeli)

1208|8|48|وَإِذْ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلْيَوْمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّى جَارٌ لَّكُمْ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَقَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكُمْ إِنِّىٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوْنَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Latin Literal

48. Ve iz zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum ve kâle lâ gâlibe lekumul yevme minen nâsi ve innî cârun lekum, fe lemmâ terâetil fietâni nekesa alâ akıbeyhi ve kâle innî berîun minkum innî erâ mâ lâ terevne innî ehâfullâh(ehâfullâhe), vallâhu şedîdul ıkâb(ıkâbi).

Türkçe Çeviri

Ve süsledi onlara şeytân29 yaptıklarını onların; ve dedi (şeytân) olmaz galip sizlere bugün insanlardan; ve doğrusu ben bir bitişik sığınağım sizlere; öyle ki ne zaman gördü (birbirini) iki grup* çekildi (geriye) (şeytân) iki ökçesi üzerine; ve dedi (şeytân) "Doğrusu ben uzağım sizlerden; doğrusu ben görürüm görmediğinizi; doğrusu ben korkarım Allah'tan ve Allah şiddetlidir akabinde."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 zeyyene süsledi زَيَّنَ زين
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
5 ea'malehum amellerini onların أَعْمَالَهُمْ عمل
6 ve kale ve dedi (şeytân) وَقَالَ قول
7 la olmaz لَا -
8 galibe galip غَالِبَ غلب
9 lekumu sizlere لَكُمُ -
10 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
11 mine مِنَ -
12 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
13 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
14 carun bir sığınağım bitişik جَارٌ جور
15 lekum sizlere لَكُمْ -
16 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
17 tera'eti gördü (birbirini) تَرَاءَتِ راي
18 l-fietani iki grup الْفِئَتَانِ فاي
19 nekesa çekildi (geriye) (şeytân) نَكَصَ نكص
20 ala üzerine عَلَىٰ -
21 akibeyhi iki ökçesi عَقِبَيْهِ عقب
22 ve kale ve dedi (şeytân) وَقَالَ قول
23 inni doğrusu ben إِنِّي -
24 beri'un uzağım بَرِيءٌ برا
25 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
26 inni doğrusu ben إِنِّي -
27 era görürüm أَرَىٰ راي
28 ma مَا -
29 la لَا -
30 teravne görmediğinizi تَرَوْنَ راي
31 inni doğrusu ben إِنِّي -
32 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
33 llahe Allah'tan اللَّهَ -
34 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
35 şedidu şiddetlidir شَدِيدُ شدد
36 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1

*İki savaş topluluğu.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.